ALADI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "aladı" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. aladı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu aladı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aladı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ALADI

Acele, ivedi, çabuk: Çok aladı işim var. İlk ürün: Ahmet ağa aladı kaldırmış. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi: Bizim böcekler aladıda.

ALADIMAK

Acele etmek.

  -   -   -  

Anlamında ALADI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALADI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALÇALAMAK

Sindirmek, hakaret etmek, yenmek: Benim horoz seninkini alçaladı.

GARSALAMAK

Karıştırmak. Baştan savma iş yapmak: Ben sana garsala mı dedim. Sarsmak, hırpalamak: Ahmet'i sıtma garsaladı. Et ya da soğanı tavada hafif kavurmak: Eti garsaladım.

GANŞAK

Sarhoş: Polis bu akşam bir ganşak yakaladı. Çok zayıf hayvan.

GILDIRGÜCÜK

Güçsüz, dermansız. Önemsiz: Gıldırgücük iş seni oyaladı kaldı. Çocukların aşık oyununa başlarken içlerinden çoban tutmak için değneklerini atmaları: Gıldırgücükte çobanlık bana düştü.

GAKMALAMAK

Gagalamak (kuş için): Karga peyniri gakmaladı.

TUTANAK

Meclis, kurul, mahkeme vb. yerlerde söylenen sözlerin olduğu gibi yazıya geçirilmesi, tutulga, zabıt, zabıtname. Belgelenmesi gereken bir durumu tespit edenler tarafından imzalanan belge, zabıt varakası. Birçok kimsenin imzaladığı rapor, mazbata.

BASALAMAK

Çamaşırı suya basmak: Çamaşırı basaladım yukarı çıktım. Bir kaba konulan eşyayı üstünden bastırıp sıkıştırmak.

ABALAMAK

Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak. Yerde sürünmek, sürünerek yürümek, yere eğilip emekler gibi yürümek: Avcı abalıyarak ayının inine girdi. Çabalamak: Şapkam kayboldu abaladım abaladım bulamadım. Sendelemek. Korkmak. Yeni elbise ile giydirip kuşatmak: Bizim oğlanı abaladım. Baskı yaparak canından bezdirmek: Âbalamayın beni, ben size ne yaptım!.

ENEL

Ekin biçilirken aynı boyda biçilen kısım. Tarlada imece halinde çalışan işçilerin bir seferde çapaladıkları ya da biçtikleri kısım. Tarlada çalışan işçilerin düzenli bir şekilde sıraya girip çalışmaları. Zıpzıp, bilye. Aynı boyda biçilen ekinlerden yapılan sıra : Bugün iki enel yaptık. (Yukarıtırtar Yalvaç, Gedikli Şarkikaraağaç Isparta; Darıveren Acıpayam Denizli).

ATAZLAMAK

Cildi, döverek kızartmak: Bahçeme giren çocukları yakaladıkça atazlıyorum. Asitli otlar cildi kızartmak: Bak ısırgan elimi atazladı.

ANŞALAMAK

Oyun bozanlık, mızıkçılık etmek. Kaynamak: Su anşaladı indiriver.

CIVKMAK

Sıçrayıp kaymak: Balığı tam yakaladığım sırada bir cıvktı, elimden kurtuldu.

ALTALAMAK

Hastalık tekrarlamak, fazlalaşmak, halsiz bırakmak: Hasanın hastalığı altaladı. Yenmek, sindirmek: Sen onu altalıyamazsın. Hastalık artmak ve yineleyerek hastayı güçsüz bırakmak. Sindirmek, yenmek.

ÇILKALAMAK

Yayığı hafifçe yaymak: Bir parça yoğununuz vardı, yayığa atıp çılkaladım.

GINALAMAH

Kafa yormak: Bugün senin gafanı kim gınaladı.

BALAD

Toplantılarda, genellikle dansla birlikte koşuk, türkü biçiminde söylenen küçük masallardan her biri. bk. halk baladı, ikincil balad, öğütsel balad, serüven baladı, tarihsel balad. (Fransız edebiyatı). (Onüçüncü yüzyılda) Dans şarkısı. (Bugün) Üç dönüden ve bir ağırlamadan ibaret küçük bir koşuk şekli. Bir çeşit nazımlı masal. (XII. ve XIII. yüzyıla kadar) Dans şarkısı. Uyak örgüsü, uyak türü ve dize sayısı bakımından birbirinin aynı üç bent ve bir sunu ile başlayan yarım bentten oluşan eski bir Fransız koşuk biçimi. Koşuk biçiminde bir tür masal.

ATALAMAK

Atmak, savurmak: Değneği koyuna bi ataladım.

ÇAVZIKMAK

Güçlüğü yenmek için oraya buraya koşturmak, bocaladığını gösteren davranışta bulunmak.

ARPALAMAK

Ağzına geleni söylemek, ne dediğini bilememek: Arpaladın yine. Çok yem yiyen hayvan, su içerek şişmek, ölmek.

SENET

Bir kimsenin yapmaya ya da ödemeye borçlu olduğu şeyi göstermek için imzaladığı resmî kâğıt, belgit. Dayanılan veya dayanılacak olan şey.