Kelimeler arşivinde; içinde "alafa" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde alafa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu alafa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında alafa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KALAFATLANMAK, GALAFATDEMİRİ
KALAFATÇILAR, KALAFATÇILIK, KALAFATLAMAK, KALAFATLANMA
KALAFATLAMA
KALAFATSIZ, ALAFASARAK
KALAFATÇI, KALAFATLI, ALAFATIMA, ALAFARLAK, ALAFALMAK
ALAFARTA, ALAFALAK
ALAFAKI, GALAFAT, ALAFAKA, KALAFAT, MALAFAT
ALAFAT, KALAFA, MALAFA
ALAFA
ALAFA
Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b. Sumaklanmış, yani teteri denilen tanenli bitki suyuna batırılmış deri. Düğünün ertesi günü gelinin bakire olup olmadığını anlamaya gelen kimseler.
KALAFATÇI
Gemi ve kayıklarda kalafatlama işini yapan kimse. Kalafat yapan ya da satan kimse.
KALAFATÇILIK
Kalafatçının yaptığı iş.
ALAFALMAK
Kızmak, öfkelenmek, telâşlanmak, heyecanlanmak. Başı dara gelmek, zor duruma düşmek. Alev almak, tutuşmak.
ALAFARLAK
Palamut ve çokça mısır yiyen alacalı bir çeşit kuş.
KALAFATÇILAR
Tersane halkını oluşturan bölüklerden her biri.
KALAFATLAMAK
Geminin kaplamasını kalafatla onarmak. Onarmak, çekidüzen vermek.
KALAFATLANMAK
Kalafatlama işi yapılmak. Onarılmak, çekidüzen verilmek.
KALAFATLANMA
Kalafatlanmak işi.
KALAFATLAMA
Kalafatlamak işi.
KALAFATLI
Kalafatı olan. İri yarı, gösterişli (insan için). İriyarı, gösterişli. Zonguldak kenti, Çaycuma ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ALAFATIMA
Tahıl içindeki yabancı maddeler.
GALAFATDEMİRİ
Kayıklarda meydana gelen yarıkların arasına pamuk sokmağa yarayan demir araç. (Gençali Senirkent Isparta).
ALAFARTA
Anafarta.
ALAFASARAK
Yeni yetme.
KALAFATSIZ
Kalafatı olmayan. Çok şişman, biçimsiz kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALAFA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİLAR
Katranlı kıldan yapılmış olan ve kalafat işlerinde kullanılan bir macun türü.
ALAFAT
Çok büyük: Dün alafat bir yılan gördüm. Çok iri ve korkunç: Alafat bi ilan gördüm.
ÜSTÜPÜ
Gemi kalafatında, işliklerde, buharlı makinelerde, temizlik işlerinde, otomobilcilikte kullanılan didilmiş kendir.
İSTİPİ
Gemi kalafatında kullanılan didilmiş kendir, üstüpü.
PALYA
Kalafatçılıkta, üstüpüleri tahtaya parmak yardımıyla yerleştiren çatal biçiminde demir araç.
GALAFAT
Heybet, görünüş. Güç, kuvvet. Ağırlığı az, hacmi büyük olan yük (için): Yükler çok galafat.
ALAFAKI
Uzman, bir işin ehli, usta: Bir işi alafakısına sormalı. Şuursuz.