Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ala" olan, toplam 213 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ala ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ala olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ala olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PARANOPLOCEPHALA
ACANTHOCEPHALA
ANOPLOCEPHALA
ÇUBUKLUBALA
ALİYYÜLALA, BEYTAMBALA, BOYUNSĞALA, GENEVİRALA
MUHASSALA, DESTİBALA, GÖKÇEBALA, PORTAHALA, SAMARDALA, TİRİNGALA
DÖRTNALA, FRANCALA, MUVASALA, ALTIPALA, AMİGDALA, CUMABALA, ÇAKIRALA, GIZILALA, GİLABALA, GÜLEBALA, HADİMALA, KIRTÇALA, OĞUZBALA, ORTACALA, PANSKALA, PERTUALA, POLİGALA, SEMMIALA
FARBALA, HAVSALA, HOPPALA, MISKALA, TOMBALA, ARŞIALA, BAĞDALA, BANZALA, BOZBALA, CAKGALA, CAKKALA, CARHALA, CIRBALA, CİMBALA, CONGALA, ÇAKGALA, ÇAKKALA, ÇALPALA, ÇANÇALA, ÇANGALA, ÇARGALA, ÇARHALA, ÇARPALA, ÇOHÇALA, ÇOKKALA, ÇOMBALA, ÇORHALA, DALDALA, DARĞALA, DENGALA, Devamını Oku »»
BUDALA, İPSALA, KABALA, MAŞALA, PEKALA, RİYALA, TIGALA, VİDALA, ALVALA, AMBALA, ARDALA, ARGALA, ASKALA, AYBALA, AZKALA, BADALA, BAĞALA, BAJALA, BAVALA, BİÇALA, BİLALA, BUVALA, CACALA, CAMALA, CECALA, CIDALA, CIGALA, ÇABALA, ÇAKALA, ÇAPALA, Devamını Oku »»
AKALA, SKALA, UKALA, ACALA, ADALA, AFALA, AGALA, AJALA, ÇAALA, GAALA, İŞALA, KOALA, OVALA, PAALA
BALA, GALA, HALA, KALA, LALA, MALA, PALA, SALA, CALA, FALA, TALA, VALA
ALA
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
PARANOPLOCEPHALA
Anoplocephalidae ailesinde bulunan sestod cinsi.
DÖRTNALA
At, dörtnal koşarak.
ÇUBUKLUBALA
Kocaeli şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BEYTAMBALA
Hayırsız, uğursuz. Yok olmak, ölmek (İlenç).
ALİYYÜLALA
En güzel, en iyi, mükemmel.
TİRİNGALA
Saban.
SAMARDALA
Yabanıl pırasa.
BOYUNSĞALA
Öküz boynuzuna benzer dokuz yıldızlık bir küme.
MUHASSALA
Elde edilen sonuç. Bileşke.
ACANTHOCEPHALA
Başları dikenli solucanlar.
GÖKÇEBALA
Güzel, gösterişli, sevimli çocuk.
ANOPLOCEPHALA
Atların sindirim sisteminde parazitlenen Anoplocephalidae ailesinde bulunan sestod cinsi.
GENEVİRALA
Siyah ve boz renkli bir çeşit yılan.
DESTİBALA
Küçük testi.
PORTAHALA
Ağız, ineğin doğurduktan sonra ilk sütü.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
ABDESTLİ
Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ABARTICILIK
Abartıcı olma durumu, abartmacılık, mübalağacılık.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
ABARTICI
Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ACAYİPLEŞMEK
Başkalaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.
AÇIKLANAN
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.