Sonu AKOL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "akol" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu akol ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında akol olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde akol olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

KARBAKOL

7 harfli kelimeler

GAYAKOL, KAFAKOL, KARAKOL, AYNAKOL, ORTAKOL

4 harfli kelimeler

AKOL

Bazı kelimelerin anlamları

AKOL

"Terbiyeli, temiz, dürüst ol" anlamında kullanılan bir isim".

AYNAKOL

Bisiklette hareketi arka tekerleğe ulaştıran dişli takımı.

GAYAKOL

Peygamber ağacı reçinesinden çıkarılan ve hekimlikte kullanılan bir sıvı.

KARAKOL

Güvenliği sağlamakla görevli kimselerin bulunduğu yapı. Güvenliği sağlamak amacıyla dolaşan polis, jandarma veya asker topluluğu, kol, kulluk, devriye.

KAFAKOL

Güreşte bir oyun türü.

KARBAKOL

Kolinesterazlara dayanıklı ve muskarinik etkileri yanında nikotinik etkileride bulunan parasempatik sistemini uyarıcı ilaç.

ORTAKOL

Ortaokul.

  -   -   -  

Anlamında AKOL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKOL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HİPOGANGLİOZİS

Myenterik gangliyon hücrelerinin sayıca yetersizliğiyle belirgin yapılış bozukluğu. Genellikle megakolona neden olur.

GAROOL

Karakol.

KOL

İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm. İş takımı, ekip, grup. Bir halat oluşturan bükülmüş lif demetlerinden her biri. Bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü. Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal, kısım, şube, branş. Giyside vücudun bu bölümünü saran parça. Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü. Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal. Makinelerde tutup çevirmeye, çekmeye yarayan ağaç veya metal parça. Koltuk, divan vb.nin yan tarafında bulunan dayanmaya yarayan parça. Dizi, düzen. Kanat. Karakol.

HÜCUMBOT

Görevi saldırmak olan, torpidolarla donatılmış, keşif ve karakol görevlerini de yapan, çok hızlı, küçük savaş gemisi.

DERBENTÇİ

Geçit yerlerini korumakla görevli kimse. Derbenti koruyan gözetçi, karakol askeri. Tokat ilinde, Turhal ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

KIRLANGIÇ

Kırlangıçgillerden, geniş gagalı, çatal kuyruklu, ince uzun kanatlı, küçük göçebe kuş (Hirundo). Köyleri dolaşarak göz hastalıklarını ve özellikle akbasmayı iyi ettiğini öne süren sahte hekim. Öküz arabasında arka dingil ve tekerlekleri özeğe bağlayan çatal ağaç. Osmanlı donanmasında yer alan, karakol ve keşif işlerinde kullanılan, yelkenli ve kürekli küçük bir tür savaş gemisi.

GUAİFENEZİN

Gliseril gayakolat.

FİLARİSİT

Filarioidea üst ailesinde bulunan türleri öldüren farmakolojik ajan.

GOLLUK

Yüznumara, hela. Ceket ya da gömlek kollarının kirlenmesine engel olmak için bilekten dirseğe kadar geçirilen eğreti kolluk. Büyüyemeyen, kısa ve bodur kalan insan ya da hayvan. Polis karakolu. Dört köşe uzun tahta. Salak (adam).

KALİDİN

Memelilerden ve daha alt sınıftaki organizmalardan elde edilen genellikle 9-12 amino asit kalıntısı içeren ve kalp-damar sistemi üzerine belli bir farmakolojik etki kalıbı bulunan kinin grubundan bir peptit.

KULLUK

Kul olma durumu, kölelik, ubudiyet. Karakol. Kulun yaptığı iş.

FARMAKOTERAPİ

Hastalıkların ilaçla tedavisi, uygulamalı farmakoloji.

KARAKOLLUK

Karakolla ilgili.

HİDROJEL

Su ile şişmiş, katı, üç boyutlu ağ yapılı, %20-95 sudan ibaret hidrofilik makromoleküller. Ana madde olarak jelatin veya nişasta kullanılabilir. Boyalarda, yazı mürekkeplerinde, gıda ürünlerinde, farmakolojide ve kozmetiklerde kullanılır.

GARAGOL

Karakol. Bir veya iki senelik bağ çubuğu.

MERKEZ

Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

NEZARETHANE

Gözaltına alınan kimselerin karakolda konulduğu yer, nezaret.

KABERGOLİN

Yapıca ve farmakolojik etki bakımında bromokriptine benzeyen dopamin almaçları üzerine güçlü agonistik etkisi bulunan ve köpeklerin klinik yalancı gebelikleri gibi hiperprolaktinemi tedavisinde kullanılan ilaç.

GULLUK

Bodrum. Sokak kapısının önündeki taşlık yer. Kulluk, hizmet, ikram. Ardiye. Karakol. Kumaş üzerine basılmış düğün davetiyesi. (Başkışla Karaman Konya).

DEVRİYE

Karakol. Osmanlılarda ilmiye sınıfından olan kimselere verilen derece.