Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aklı" olan, toplam 249 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aklı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aklı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aklı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GAZİDERETABAKLI
ASARCIKKAZAKLI, YUKARITOPRAKLI
AŞAĞIARICAKLI, SORGUÇKAVAKLI
BÜYÜKKAVAKLI, CABERKONAKLI, TORUNSOLAKLI
BOZTOPRAKLI, CUMATABAKLI, ÇINGIŞTAKLI, HACIDURAKLI, KARABACAKLI, KARADAMAKLI, KARADURAKLI, ZARTARLAKLI, ZONGULDAKLI
KIKIRDAKLI, SALINCAKLI, SARIMSAKLI, TUMTURAKLI, BALDUDAKLI, BASBANAKLI, ÇAKILDAKLI, ÇAKIRDAKLI, ÇINGIRAKLI, ÇUKURCAKLI, GAPPONAKLI, GIRDIRAKLI, HAKIRDAKLI, HIRILDAKLI, KONORDAKLI, KOYDURAKLI, MENDIRAKLI, OTURAMAKLI, PASPANAKLI, SAĞLICAKLI, SARIAYAKLI, ŞİKİRDAKLI, TATKAVAKLI, TIKIRDAKLI, TINSIRAKLI, TOKMANAKLI, UZUNAYAKLI, YUMURCAKLI, ZAMTURAKLI, ZARTALAKLI, Devamını Oku »»
AĞLAMAKLI, BASAMAKLI, DAYANAKLI, DOKUNAKLI, ISPANAKLI, İŞTİYAKLI, KAÇAMAKLI, KORUNAKLI, OYUNCAKLI, TAKINAKLI, BAĞALAKLI, CANAYAKLI, CAZARAKLI, ÇAPANAKLI, ÇATANAKLI, DOKANAKLI, GANAYAKLI, GOZURAKLI, IKIRCAKLI, KABALAKLI, KALABAKLI, KANAYAKLI, KANEYAKLI, KANIYAKLI, KONUŞAKLI, KOZALAKLI, ÖZBARAKLI, PAÇANAKLI, PASANAKLI, PITIRAKLI, Devamını Oku »»
ALACAKLI, BAYRAKLI, BOĞMAKLI, ÇAKMAKLI, ÇARDAKLI, KALPAKLI, KAYMAKLI, KUNDAKLI, KURSAKLI, MIZRAKLI, OKUNAKLI, OLANAKLI, OTURAKLI, REVNAKLI, TIRNAKLI, TOPRAKLI, YAPRAKLI, YAŞMAKLI, ZİKZAKLI, ABALAKLI, ACINAKLI, AHIRAKLI, ARICAKLI, ASALAKLI, ATINAKLI, AZIRAKLI, BARDAKLI, BAŞMAKLI, BURÇAKLI, CİYMAKLI, Devamını Oku »»
AHLAKLI, ANLAKLI, BACAKLI, BASAKLI, BIÇAKLI, BUDAKLI, ÇAPAKLI, DAMAKLI, DAYAKLI, DURAKLI, DUVAKLI, FİRAKLI, KAPAKLI, KOZAKLI, KULAKLI, KUŞAKLI, MERAKLI, PASAKLI, SAÇAKLI, SADAKLI, TARAKLI, TAŞAKLI, VARAKLI, YANAKLI, YASAKLI, YATAKLI, AKSAKLI, AYSAKLI, AZNAKLI, AZRAKLI, Devamını Oku »»
ADAKLI, ARAKLI, AYAKLI, FRAKLI, IRAKLI, OCAKLI, UYAKLI, ATAKLI, EYAKLI, İSAKLI, UÇAKLI, UFAKLI, ULAKLI, UŞAKLI
HAKLI, SAKLI, ÇAKLI, DAKLI, LAKLI, ŞAKLI
AKLI
AKLI
Beyazı bulunan, beyaz renkli.
KARABACAKLI
Uşak kenti, Eşme belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ASARCIKKAZAKLI
Sinop şehrinde, Saraydüzü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
BÜYÜKKAVAKLI
Adıyaman şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KARADURAKLI
Kırşehir ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
CUMATABAKLI
Sinop ilinde, Saraydüzü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KARADAMAKLI
İlenen, kütü konuşan.
AŞAĞIARICAKLI
Osmaniye ilinde, Bahçe ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
TORUNSOLAKLI
Adana şehri, Çatalan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
CABERKONAKLI
Manisa ili, Yeşilyurt nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YUKARITOPRAKLI
Iğdır şehri, Aralık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
HACIDURAKLI
Kırşehir şehrinde, Çiçekdağı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
GAZİDERETABAKLI
Sinop şehrinde, Boyabat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BOZTOPRAKLI
Kahramanmaraş kenti, Andırın ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
SORGUÇKAVAKLI
Kars şehrinde, Digor ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ÇINGIŞTAKLI
Neşeli kimse: Onlar ailecek öyle çıngıştaklıdırlar.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞLAMSI
Ağlamaklı.
AHTAPOT
Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
AĞLAMALI
Ağlamaklı.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
AĞARTI
Uzaktan ancak seçilebilen, belli belirsiz bir aklık. Süt, yoğurt, peynir, ayran vb. yiyecek ve içecekler.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ACIMSI
Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi, acımtırak. Dokunaklı.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
AHMAK
Aklını gereği gibi kullanamayan, bön, budala, aptal.
AJAN
Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ACILIK
Acı olma durumu. Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.