Kelimeler arşivi içinde; başında "akma" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. akma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu akma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde akma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AKMAZLIKÖLÇER, AKMAZLIKÖIÇÜM
AKMAĞARA, AKMAZLIK, AKMALTAK, AKMAZDAM, AKMANALP, AKMANDIR, AKMANLAR, AKMANTAR
AKMANER, AKMARAL
AKMACA
AKMAZ, AKMAN, AKMAK, AKMAÇ
AKMA
AKMA
Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.
AKMANER
Temiz, beyaz, yiğit kişi.
AKMANDIR
Sütünden sakız yapılan ot, sakızlık.
AKMAZLIK
Bir akışkanın çekim ve sürtünme kuvvetleri nedeniyle akma eğilimine karşı gösterdiği içdirenç.
AKMAZ
Durgun su, gölet.
AKMACA
Leşle geçinen büyük ve yırtıcı bir kuş, atmaca.
AKMAZDAM
Kars ilinde, Arpaçay ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
AKMAĞARA
Malatya ili, Hasançelebi nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa şehrinde, Kanlıavşar bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa ilinde, Yardımcı nahiyesine bağlı bir bölge.
AKMANALP
Temiz, beyaz, yiğit insan.
AKMAN
Bozulmamış, saf, temiz.
AKMAZLIKÖIÇÜM
Sıvıların akmazlıkları ile bileşimleri ve başka fiziksel özellikleri arasındaki bağıntıları araştırma yöntemleri.
AKMARAL
Büyük geyik. Dürüst, güvenilir, ceylan gibi güzel kadın.
AKMANLAR
Bartın kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Karabük ili, Yenice ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
AKMAZLIKÖLÇER
Arı sıvı ve çözeltilerin akmazlıklarını, genellikle bir kılcal borudaki akış hızından yararlanarak ölçmeye yarayan aygıt.
AKMANTAR
Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar, keçi mantarı (Agaricus campestris).
AKMALTAK
Boz renkli, beyaza yakın.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AFALLAŞTIRMAK
Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.
APIŞTIRMAK
Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.
ALAZLAMAK
Bir şeyin yüzünü alevden geçirmek, aleve tutmak. Sızlatmak, yakmak, acı vermek.
ALO
Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
APAÇIKLIK
Apaçık olma durumu. Bir şeyin, hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın açık bir biçimde görünmesi.
ALIKOYMAK
Bir süre için bir yerde tutmak. Ayırıp saklamak. Mâni olmak, engel olmak. Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak. Yoksun bırakmak.
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
AKINDIRIK
Reçine, çam sakızı, akma.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
ARTIKLAMAK
Yemekte artık bırakmak.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
ALYAN
Cıvataları çıkarıp takmaya yarayan, altıgen kesitli, L biçiminde alet.
AKITMAK
Akmasını sağlamak, akmasına yol açmak, dökmek.
ACIKTIRMAK
Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.
ADLANDIRMAK
Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.
AKIŞ
Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.