Kelimeler arşivi içinde; sonunda "akma" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu akma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında akma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde akma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARAYAKMA, KARABAKMA
TASÇAKMA, KAYNAKMA, DELDAKMA
BIRAKMA, ÇIRAKMA, OYNAKMA, BİRAKMA, ÇİRAKMA
ÖZAKMA
DAKMA, LAKMA, HAKMA, GAKMA, YAKMA, TAKMA, KAKMA, ÇAKMA, BAKMA
AKMA
AKMA
Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.
KAYNAKMA
Küçük, kulpsuz çamaşır kazanı.
DELDAKMA
Kadın yeleği. (Gücüllü Yalvaç Isparta).
HAKMA
Bir yaşında dişi keçi.
DAKMA
Yelek. Samanlık çatısına destek olarak konulan eğri direk. Yedek. Ek: Bu evin dakması iyi olmuş. Define. Tartılmak için teraziye konulan ete kasapların gizlice kattıkları fena et parçası. Takma: Dakma saç.
ÖZAKMA
Reçine : Özakma gibi yapıştı.
GAKMA
Kütük yarması, parça odun.
OYNAKMA
Kötü, oynak kadın.
TASÇAKMA
Körebe oyunu.
BİRAKMA
Külbastı.
KARAYAKMA
Bir çeşit çıban, şarbon hastalığı.
KARABAKMA
Kuşpalazı, difteri.
LAKMA
Pamuklu, uzun kadın yeleği.
BIRAKMA
Bırakmak işi.
ÇİRAKMA
Üzerinde çıra yakılan tenekeden yapılmış bir çeşit şamdan.
ÇIRAKMA
Şamdan.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADLANDIRMAK
Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.
AKITMAK
Akmasını sağlamak, akmasına yol açmak, dökmek.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
ALIKOYMAK
Bir süre için bir yerde tutmak. Ayırıp saklamak. Mâni olmak, engel olmak. Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak. Yoksun bırakmak.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
ARTIKLAMAK
Yemekte artık bırakmak.
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
AFALLAŞTIRMAK
Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.
AKINDIRIK
Reçine, çam sakızı, akma.
ALO
Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.
APAÇIKLIK
Apaçık olma durumu. Bir şeyin, hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın açık bir biçimde görünmesi.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
ACIKTIRMAK
Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.
APIŞTIRMAK
Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.
ALAZLAMAK
Bir şeyin yüzünü alevden geçirmek, aleve tutmak. Sızlatmak, yakmak, acı vermek.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
AKIŞ
Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
ALYAN
Cıvataları çıkarıp takmaya yarayan, altıgen kesitli, L biçiminde alet.