AKAR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "akar" olan, toplam 43 adet kelime bulunmaktadır. akar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu akar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde akar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

AKARODERMATİTİS

14 harfli kelimeler

AKARYAKITÇILIK

13 harfli kelimeler

AKARSUBİLGİSİ

12 harfli kelimeler

AKARYAKITLAR, AKARİDİYAZİS

11 harfli kelimeler

AKARYAKITÇI, AKAROLOJİST, AKAROTOKSİK

10 harfli kelimeler

AKARİNOZİS

9 harfli kelimeler

AKAROFOBİ, AKAROLOJİ, AKARYAKIT, AKARDİYUS, AKARİOZİS

8 harfli kelimeler

AKARTMAK, AKARİSİT, AKARİDAN, AKARISTA, AKARTUNA, AKARTÜRK, AKARDERE, AKARCALI, AKARBAŞI, AKARALIK

7 harfli kelimeler

AKARSEL, AKARYAN, AKAROİT, AKARMAK, AKARLAR, AKARKÖY, AKARİNA, AKARİAZ, AKARÇAY, AKARCIK

6 harfli kelimeler

AKARİT, AKARPA, AKARSU, AKARİD, AKARET, AKARDİ, AKARCA, AKARAP

4 harfli kelimeler

AKAR

Bazı kelimelerin anlamları

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

AKARİNOZİS

Akariozis.

AKARYAKITÇI

Akaryakıt satan kimse.

AKAROFOBİ

Akar, böcek ve solucan gibi küçük canlılardan korkma durumu.

AKARODERMATİTİS

Akarların neden olduğu deri yangısı.

AKARDİYUS

Akardi.

AKARYAKIT

Benzin, gaz yağı, mazot vb. sıvı yakıt.

AKAROLOJİST

Akarlar konusunda uzman kişilere verilen ad.

AKAROTOKSİK

Akarları öldüren.

AKARSUBİLGİSİ

Akarsuların düzen özelliklerini, bu düzeni yaratan doğal nedenler bakımından inceleyen bilim kolu.

AKARYAKITLAR

İşlenmemiş yeryağı ürünlerinden mazot, benzin, gazyağı ve benzerleri sıvı durumunda kullanılan yanıcı özdekler.

AKAROLOJİ

Uyuz böcekleri ile keneleri inceleyen bilim dalı. Kene ve uyuz böceklerini inceleyen bilim dalı. Kene ve akarları inceleyen bilim dalı.

AKARİOZİS

Hasat akarları (Trombicula), Sarcoptes ve Demodex cinsi gibi zorunlu dış parazitlerin hayvanları enfeste ederek oluşturduğu önemli deri hastalıkları, kene veya uyuz etkenlerinin neden olduğu enfestasyon, akaridiyazis, akarinozis.

AKARYAKITÇILIK

Akaryakıtçının yaptığı iş.

AKARTMAK

Ağartmak.

AKARİDİYAZİS

Akariozis.

  -   -   -  

Anlamında AKAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANAFOR

Girdap. Yolsuzluk yapılarak elde edilen şey. Karmakarışık bir durum.

AKARET

Akar.

AKAK

Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.

AKYAZI

Sakarya iline bağlı ilçelerden biri.

BENZOL

Benzin ve tolüen karışımı bir akaryakıt.

BERDELACUZ

Halk takvimine göre 11-17 Mart arasında görülen kocakarı soğuğu.

BAKICI

Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.

AKINTIÖLÇER

Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.

BENZİNCİ

Akaryakıt satılan yer. Akaryakıt satan kimse.

BARAJ

Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent. Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set.

BOBİN

Makara. Tampon silindiri veya mihver boru etrafına sarılmış kâğıt veya kartonun sürekli uzunluğu. Fotoğraf filmi rulosu. İçinden elektrik akımı geçebilen yalıtılmış tel ile bu telin sarılı bulunduğu silindirden oluşan aygıt.

ADAPAZARI

Sakarya iline bağlı ilçelerden biri.

AV

Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr. Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması. Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse. Bu yollarla yakalanan hayvan.

AKARCA

Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.

ALÜVYON

Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.

ALDANMAK

Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.

ALGARİNA

Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.

AĞIRBAŞLILIK

Ağırbaşlı olma durumu, vakar, ciddilik, ciddiyet, vakurluk.

ANNE

Çocuğu olan kadın, ana, valide, kocakarı, mader, nene, aba. Yavrusu olan dişi hayvan.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.