Kelimeler arşivi içinde; başında "ahıl" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. ahıl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ahıl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ahıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AHILAMAK
AHILGAN, AHILKAN
AHILAR, AHILIK, AHILLI
AHIL
AHIL
Görmüş geçirmiş, yaşlı kimse. Akıl. Akıl, bk. akıl.
AHILAR
Eskişehir şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
AHILGAN
Çamsakızı, reçine.
AHILIK
Cömertlik.
AHILAMAK
Zehirlemek.
AHILKAN
Çamsakızı, reçine.
AHILLI
Denizli şehri, Babadağ belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde AHIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FİREZ
Ekin. Biçilmiş tarlada kalan tahıl kökleri, anız.
BOZA
Arpa, darı, mısır, buğday vb. tahılların hamurunun ekşitilmesiyle yapılmış olan koyuca, tatlı veya mayhoş içecek.
FİRİK
Olgunlaşmak üzere olan tahıl. Çerez olarak yenen tahıl kavurgası.
GÜZLÜK
Güzün yapılan. Güzün ekilen tahıl.
ALAZA
Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb.
BÖCELENMEK
Tahıl böceklenmek.
ÇORBA
Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek. İçinden çıkılmaz durum.
ÇALKAMAK
Çalkalamak. Tahıl elemek.
EKMEK
Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.
GLÜTEN
Katı cisimlerin parçalarını birbirine yapıştıran bir tür madde. Tahıl unlarından nişasta çıkarıldıktan sonra geri kalan albüminli madde.
DEĞİRMENLİK
Değirmende öğütülmek için ayrılmış (tahıl). Bir değirmen taşını işletecek güçte (akarsu).
BADAS
Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
ÇEVRİNTİ
Bir şeyin kendi ekseni çevresinde sürekli dönmesi. Çeşitli tahıl karışığı.
EKİNCİ
Tahıl yetiştirip satan kimse.
ÇALKAR
Tahıl tanesini yabancı nesnelerden seçmeye veya tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan döner kalburlu araç, çalkağı, çalkak.
GERİ
Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Eksik gösteren (saat). Hayvanda boşaltım organının dışı. Bir şeyin sona kalan bölümü. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geriye doğru. Geçmiş, mazi.
ÇEÇ
Tahıl yığını. Tahıl elenen kalbur.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
EKİN
Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum. Kültür, hars.