İçinde AHIN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ahın" olan, toplam 28 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ahın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ahın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ahın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

YAHINNAŞMAK, GAHINDIRMAK

10 harfli kelimeler

GAHINNAMAH, SAHINDIRIK, SAHINDIRIH, ELEBAHINÇH

9 harfli kelimeler

AHINDIRIK, HINCAHINÇ, KARATAHIN, AHINDURUK, AHINDIRUK

8 harfli kelimeler

YAHINMAK, YAHINLUH, SAHINMAK, SAHINMAH

7 harfli kelimeler

DAHINTI, AHINMAK, MAHINEV

6 harfli kelimeler

KAHINÇ, YAHINI, IRAHIN, HAHINA, GAHINÇ

5 harfli kelimeler

SAHIN, VAHIN, YAHIN, CAHIN

4 harfli kelimeler

AHIN

Bazı kelimelerin anlamları

AHIN

Akın.

YAHINLUH

Cinsel ilişki.

SAHINDIRIK

Kağnı arabalarının mazısının yanmaması için sürülen yağın boynuzdan kabı.

AHINDIRIK

Çamsakızı, reçine.

SAHINDIRIH

Sakındırmak, korkutmak için yapılan işlem, davranış: Bunu sahındırıh mı yaptın?.

KARATAHIN

Bir çeşit çıban, şarbon hastalığı.

YAHINNAŞMAK

Yaklaşmak.

YAHINMAK

Yakılmaki kendini yakmak.

AHINDURUK

Çamsakızı, reçine.

GAHINNAMAH

Suçunu yüzüne vurmak.

SAHINMAH

Sakınmak.

ELEBAHINÇH

Kötürüm; yatalak: yardıma muhtaç.

GAHINDIRMAK

Kalkındırmak.

SAHINMAK

Sakınmak.

AHINDIRUK

Çamsakızı, reçine.

HINCAHINÇ

Ağzına kadar, tıka basa.

  -   -   -  

Anlamında AHIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AHIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ERKEN

Vaktinden önce, alışılan zamandan önce, er, geç karşıtı. Sabahın ilk saatlerinde.

CAMBAZ

Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik. Kurnaz, hileci, hilekâr. Usta, becerikli kimse. At alıp satan veya yetiştiren kimse.

DÜŞKÜN

Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, âşıklı, tutkun. Geçim sıkıntısına düşmüş. Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş. Meraklı. Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş. Kötü yola düşmüş, ahlaksız. Değer ve onurunu yitirmiş.

CERRAHLIK

Cerrah olma durumu. Cerrahın mesleği. Cerrahı ilgilendiren, cerrah gerektiren.

MERKANTİLİZM

Ülkenin refahını sahip olduğu altın, gümüş vb. değerli madenlere bağlayan, ülkedeki değerli maden yataklarının işletilmesine önem veren ve ihracatı artırıp ithalatı azaltmaya çalışan iktisat öğretisi.

MEDDAHLIK

Meddah sanatı, meddahın işi. Övücülük.

HEKİMBAŞI

Osmanlı Devleti'nde sarayda hekimlik görevini yürüten en kıdemli, yetkili ve padişahın özel doktoru olan kimse.

SALTANAT

Bir ülkede hükümdarın, padişahın, sultanın egemen olması. Bolluk ve zenginlik, gösterişli yaşayış. Birinin bir işte, bir yerde bulunan kimseler üzerindeki egemenliği.

PADİŞAHLIK

Padişah olma durumu, hükümdarlık, sultanlık. Padişahın görevi. Padişah tarafından yönetilen ülke. Padişahın saltanat dönemi. Padişahın yönetimi.

SUSTURUCU

Susmasını sağlayan, susmasına sebep olan. Patlamalı veya tepkili motorlarda, yanmış gazların dışarıya atılmasından doğan gürültüyü önlemeye, azaltmaya yarayan araç, egzoz. Ateşli bir silahın patlama gürültüsünü azaltan sistem.

ERKENCİ

Erken davranan (kimse). Sabahın ilk saatlerinde harekete geçen. Erken olgunlaşan veya yetişen (meyve, sebze).

SEHER

Sabahın güneş doğmadan önceki zamanı, seher vakti.

TIRNAKÇI

Para bozdurmak için gelerek kasadaki veya tezgâh üzerindeki parayı çalan kimse. Verilmesi gereken bir paranın el çabukluğu ile eksik ödenmesi. Osmanlı Devleti'nde her perşembe günü padişahın tırnaklarını kesip temizleyen kimse.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

TUĞCU

Osmanlı döneminde savaşlarda padişahın tuğlarını taşıyan kimse.

FERMAN

Buyruk, emir. Osmanlı Devleti'nde padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk, yarlık.

SOLAK

Genellikle sol elini kullanan kimse. Yeniçeri Ocağının, padişahın gözeticiliğini yapan asker sınıfı.

DİPÇİK

Tüfek vb. silahların namlu gerisinde bulunan, atış sırasında silahın omza dayanmasını veya tabancanın elle kavranmasını sağlayan taban bölümü.

BALİSTİK

Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.

BAŞMAKLIK

Camide ayakkabı konulan yer. Padişahın anne, kız kardeş, kız ve hasekilerine bağlanan ödenek, has.