Sonu AHIN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ahın" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ahın ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ahın olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ahın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

AHIN

Akın.

SAHIN

Gece yarısı. İçinde yemek yenen bakır sahan. Sakın. (Mimarlık) Camilerde ve bazilika biçimli kiliselerde mihraba ya da apsis'e doğru uzanan ve genellikle birbirlerinden kemerli sütun ve ayaklarla ayrılmış bölümlerden her biri. a. bk. yan sahın, orta sahın.

CAHIN

Su birikintisi.

IRAHIN

Zayıf, arık. Hasta.

KARATAHIN

Bir çeşit çıban, şarbon hastalığı.

YAHIN

Yakın.

VAHIN

Babalık.

  -   -   -  

Anlamında AHIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AHIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PADİŞAHLIK

Padişah olma durumu, hükümdarlık, sultanlık. Padişahın görevi. Padişah tarafından yönetilen ülke. Padişahın saltanat dönemi. Padişahın yönetimi.

SALTANAT

Bir ülkede hükümdarın, padişahın, sultanın egemen olması. Bolluk ve zenginlik, gösterişli yaşayış. Birinin bir işte, bir yerde bulunan kimseler üzerindeki egemenliği.

BAŞMAKLIK

Camide ayakkabı konulan yer. Padişahın anne, kız kardeş, kız ve hasekilerine bağlanan ödenek, has.

SEHER

Sabahın güneş doğmadan önceki zamanı, seher vakti.

MEDDAHLIK

Meddah sanatı, meddahın işi. Övücülük.

BALİSTİK

Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.

FERMAN

Buyruk, emir. Osmanlı Devleti'nde padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk, yarlık.

ERKENCİ

Erken davranan (kimse). Sabahın ilk saatlerinde harekete geçen. Erken olgunlaşan veya yetişen (meyve, sebze).

HEKİMBAŞI

Osmanlı Devleti'nde sarayda hekimlik görevini yürüten en kıdemli, yetkili ve padişahın özel doktoru olan kimse.

SOLAK

Genellikle sol elini kullanan kimse. Yeniçeri Ocağının, padişahın gözeticiliğini yapan asker sınıfı.

TUĞCU

Osmanlı döneminde savaşlarda padişahın tuğlarını taşıyan kimse.

ERKEN

Vaktinden önce, alışılan zamandan önce, er, geç karşıtı. Sabahın ilk saatlerinde.

TIRNAKÇI

Para bozdurmak için gelerek kasadaki veya tezgâh üzerindeki parayı çalan kimse. Verilmesi gereken bir paranın el çabukluğu ile eksik ödenmesi. Osmanlı Devleti'nde her perşembe günü padişahın tırnaklarını kesip temizleyen kimse.

DİPÇİK

Tüfek vb. silahların namlu gerisinde bulunan, atış sırasında silahın omza dayanmasını veya tabancanın elle kavranmasını sağlayan taban bölümü.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

DÜŞKÜN

Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, âşıklı, tutkun. Geçim sıkıntısına düşmüş. Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş. Meraklı. Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş. Kötü yola düşmüş, ahlaksız. Değer ve onurunu yitirmiş.

MERKANTİLİZM

Ülkenin refahını sahip olduğu altın, gümüş vb. değerli madenlere bağlayan, ülkedeki değerli maden yataklarının işletilmesine önem veren ve ihracatı artırıp ithalatı azaltmaya çalışan iktisat öğretisi.

SUSTURUCU

Susmasını sağlayan, susmasına sebep olan. Patlamalı veya tepkili motorlarda, yanmış gazların dışarıya atılmasından doğan gürültüyü önlemeye, azaltmaya yarayan araç, egzoz. Ateşli bir silahın patlama gürültüsünü azaltan sistem.

CERRAHLIK

Cerrah olma durumu. Cerrahın mesleği. Cerrahı ilgilendiren, cerrah gerektiren.

CAMBAZ

Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik. Kurnaz, hileci, hilekâr. Usta, becerikli kimse. At alıp satan veya yetiştiren kimse.