Sonu AHİR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ahir" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ahir ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ahir olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ahir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

CEMAZİYELAHİR

12 harfli kelimeler

KİLİDÜLBAHİR

11 harfli kelimeler

REBİYÜLAHİR, TAHTELBAHİR, SEDDÜLBAHİR

10 harfli kelimeler

ŞEHİTTAHİR

7 harfli kelimeler

CEVAHİR, MEFAHİR, MÜZAHİR, ZEVAHİR, MEŞAHİR

5 harfli kelimeler

TAHİR, BAHİR, SAHİR, NAHİR, KAHİR, FAHİR, ZAHİR, MAHİR

4 harfli kelimeler

AHİR

Bazı kelimelerin anlamları

AHİR

Son, sonraki. Sonra, en sonra, sonunda. Âhir, son.

SAHİR

Geceleri uyumayan, uykusuz. Büyücü.

CEVAHİR

Elmas, yakut vb. değerli taşlar, mücevher.

MEŞAHİR

Ünlü kimseler.

CEMAZİYELAHİR

Ay takviminin altıncı ayı, küçük tövbe ayı.

ŞEHİTTAHİR

Muş şehri, Bulanık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

REBİYÜLAHİR

Ay takviminin dördüncü ayı, küçük mevlit ayı.

MEFAHİR

Övünülecek şeyler, övünceler.

NAHİR

Değişik tür hayvanlardan oluşan sürü.

SEDDÜLBAHİR

Çanakkale ili, Eceabat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

TAHTELBAHİR

Denizaltı.

TAHİR

Temiz, pak. Ağrı şehrindene bağlı bir yerleşim birimi. Ankara şehrinde, Beypazarı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

MÜZAHİR

Arkalayan, destekleyici, arka çıkan, yardımcı.

ZEVAHİR

Görünüm.

BAHİR

Deniz. Aruzdaki vezin takımlarından her biri. Mevlidin bölümlerinden her biri.

KİLİDÜLBAHİR

Çanakkale kenti, Eceabat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında AHİR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AHİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BESMELE

"Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adı ile" anlamına gelen ve bir işe başlarken söylenilen bismillahirrahmanirrahim sözü, bismillah.

BELLİ

Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

ZINDIK

Tanrı'ya ve ahirete inanmayan (kimse).

YIRTICI

Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan). Tiz, yüksek (ses). İş bitiren, mahir. Kan dökmekten, insan öldürmekten zevk alan (kimse).

KUYUMCU

Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe vb. süs eşyası yapan veya satan kimse, sarraf, mücevherci, cevahirci.

GÖRÜNÜM

Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara, zevahir, vizyon.

YAPMACIK

İçten olmayan (tavır, davranış, duygu), yapma, yapay, sahte, suni, zahirî, sofistike.

GÖRÜNÜŞTE

Dıştan göründüğüne göre, görünene inanmak gerekirse, görünene bakılırsa, zahiren.

USTA

Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse. Osmanlı Devleti'nde saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi. Akıl veren ya da öğreten kimse. Eli uz, işinin eri, becerikli, mahir. Zanaat öğreticisi. Zanaatçılar için unvan.

ÖLÜM

Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, ebedî uyku, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat. İdam cezası. Ölme biçimi. Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz. Sona erme, yok olma, ortadan kalkma.

AZAP

Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.

KOÇU

Süslü bir tür gezme arabası. Direkler üzerine, yüksekte kurulmuş zahire ambarı.

GÖRÜNÜŞ

Görünme işi. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir.

KUYUMCULUK

Kuyumcunun işi ve zanaatı, mücevhercilik, cevahircilik.

UHREVİ

Öbür dünya ile ilgili, ahiret ile ilgili, dünyevi karşıtı.

UZ

İyi, güzel. İşe yatkın, becerikli, mahir. Masallarda az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik tekerlemesinde "uzak" anlamında kullanılan bir söz.

KELAM

Söz. Söyleyiş biçimi, söyleme. Başta Tanrı'nın varlığı, birliği, peygamberlik ve ahiret olmak üzere İslamiyetin ana ilkelerini konu edinen bilim.

BECERİKLİ

Becerisi olan, elinden iş gelen, usta, maharetli, mahir, mahirane.

SARPIN

Tahıl kuyusu, zahire ambarı, silo. Ekmeği koymaya yarayan dört gözlü sandık.

AMENTÜ

Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.