Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ahir" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ahir ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ahir olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ahir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
CEMAZİYELAHİR
KİLİDÜLBAHİR
REBİYÜLAHİR, TAHTELBAHİR, SEDDÜLBAHİR
ŞEHİTTAHİR
CEVAHİR, MEFAHİR, MÜZAHİR, ZEVAHİR, MEŞAHİR
TAHİR, BAHİR, SAHİR, NAHİR, KAHİR, FAHİR, ZAHİR, MAHİR
AHİR
AHİR
Son, sonraki. Sonra, en sonra, sonunda. Âhir, son.
MÜZAHİR
Arkalayan, destekleyici, arka çıkan, yardımcı.
TAHTELBAHİR
Denizaltı.
KİLİDÜLBAHİR
Çanakkale kenti, Eceabat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
SEDDÜLBAHİR
Çanakkale ili, Eceabat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
CEVAHİR
Elmas, yakut vb. değerli taşlar, mücevher.
BAHİR
Deniz. Aruzdaki vezin takımlarından her biri. Mevlidin bölümlerinden her biri.
MEFAHİR
Övünülecek şeyler, övünceler.
REBİYÜLAHİR
Ay takviminin dördüncü ayı, küçük mevlit ayı.
NAHİR
Değişik tür hayvanlardan oluşan sürü.
SAHİR
Geceleri uyumayan, uykusuz. Büyücü.
ŞEHİTTAHİR
Muş şehri, Bulanık ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
CEMAZİYELAHİR
Ay takviminin altıncı ayı, küçük tövbe ayı.
ZEVAHİR
Görünüm.
MEŞAHİR
Ünlü kimseler.
TAHİR
Temiz, pak. Ağrı şehrindene bağlı bir yerleşim birimi. Ankara şehrinde, Beypazarı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde AHİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SARPIN
Tahıl kuyusu, zahire ambarı, silo. Ekmeği koymaya yarayan dört gözlü sandık.
KOÇU
Süslü bir tür gezme arabası. Direkler üzerine, yüksekte kurulmuş zahire ambarı.
BECERİKLİ
Becerisi olan, elinden iş gelen, usta, maharetli, mahir, mahirane.
UHREVİ
Öbür dünya ile ilgili, ahiret ile ilgili, dünyevi karşıtı.
BELLİ
Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.
UZ
İyi, güzel. İşe yatkın, becerikli, mahir. Masallarda az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik tekerlemesinde "uzak" anlamında kullanılan bir söz.
KELAM
Söz. Söyleyiş biçimi, söyleme. Başta Tanrı'nın varlığı, birliği, peygamberlik ve ahiret olmak üzere İslamiyetin ana ilkelerini konu edinen bilim.
GÖRÜNÜM
Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara, zevahir, vizyon.
GÖRÜNÜŞ
Görünme işi. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir.
USTA
Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse. Osmanlı Devleti'nde saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi. Akıl veren ya da öğreten kimse. Eli uz, işinin eri, becerikli, mahir. Zanaat öğreticisi. Zanaatçılar için unvan.
YAPMACIK
İçten olmayan (tavır, davranış, duygu), yapma, yapay, sahte, suni, zahirî, sofistike.
AZAP
Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.
YIRTICI
Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan). Tiz, yüksek (ses). İş bitiren, mahir. Kan dökmekten, insan öldürmekten zevk alan (kimse).
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
BESMELE
"Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adı ile" anlamına gelen ve bir işe başlarken söylenilen bismillahirrahmanirrahim sözü, bismillah.
KUYUMCU
Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe vb. süs eşyası yapan veya satan kimse, sarraf, mücevherci, cevahirci.
GÖRÜNÜŞTE
Dıştan göründüğüne göre, görünene inanmak gerekirse, görünene bakılırsa, zahiren.
ZINDIK
Tanrı'ya ve ahirete inanmayan (kimse).
KUYUMCULUK
Kuyumcunun işi ve zanaatı, mücevhercilik, cevahircilik.
ÖLÜM
Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, ebedî uyku, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat. İdam cezası. Ölme biçimi. Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz. Sona erme, yok olma, ortadan kalkma.