AFA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "afa" olan, toplam 50 adet kelime bulunmaktadır. afa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu afa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde afa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

AFANİPTERİOZİS

13 harfli kelimeler

AFALLAŞTIRMAK

12 harfli kelimeler

AFACANLAŞMAK, AFALLAŞTIRMA, AFARAKLANMAK, AFAKANLANMAK

11 harfli kelimeler

AFACANLAŞMA, AFARIZLAMAK

10 harfli kelimeler

AFATLANMAK, AFALLATMAK, AFALLAŞMAK, AFALLANMAK, AFARALAMAK

9 harfli kelimeler

AFARLAMAK, AFALLAMAK, AFALLAŞMA, AFATLAMAK, AFACANLIK, AFALLATMA

8 harfli kelimeler

AFAKİLİK, AFANSLAN, AFALAMAK, AFALLAMA, AFAROZCU, AFARTMAK

7 harfli kelimeler

AFARACI, AFAZMİD, AFALSIZ, AFAFİYE

6 harfli kelimeler

AFALAK, AFANTA, AFARAK, AFAKAN, AFACAN, AFARNA, AFAHAN, AFAĞAN

5 harfli kelimeler

AFANA, AFALA, AFAZİ, AFARA, AFAYA, AFAKİ, AFAJİ

4 harfli kelimeler

AFAN, AFAT, AFAK, AFAL, AFAR

3 harfli kelimeler

AFA

Bazı kelimelerin anlamları

AFA

Kabile, devlet. Gönül, iç: Tatlı tatlı konuşmasından afam açıldı.

AFALLAŞTIRMA

Afallaştırmak işi.

AFACANLAŞMA

Afacanlaşmak durumu.

AFARALAMAK

Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak. Bir şeyin irisini, ufağını ayırmak, seçmek.

AFANİPTERİOZİS

Pire ısırığıyla meydana gelen hastalık.

AFALLATMAK

Şaşkınlığa düşürerek sersemleştirmek.

AFALLAŞTIRMAK

Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.

AFARAKLANMAK

Kızmak, sinirlenmek, öfkelenmek.

AFALLAŞMAK

Şaşkınlık içinde kalmak, şaşırıp bir şey yapamaz olmak.

AFAKANLANMAK

Kızmak, sinirlenmek, öfkelenmek.

AFARIZLAMAK

Hırsızlık etmek, aşırmak, çalmak. Soğuk almış hayvanları tedavi etmek.

AFARLAMAK

Afallamak. Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak.

AFALLAMAK

Şaşkınlıktan sersemleşmek.

AFATLANMAK

Felakete uğramak; yanıp tutuşmak.

AFALLANMAK

Afallamak.

AFACANLAŞMAK

Yaramazlaşmak, yaramaz, ele avuca sığmaz duruma gelmek.

  -   -   -  

Anlamında AFA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AFA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AHTAPOT

Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.

AVANS

Öndelik. Oyunda zayıf tarafa önceden verilen geçici üstünlük.

ANLAYIŞSIZLIK

Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.

AFALLAŞMA

Afallaşmak durumu.

BETELENMEK

Karşı gelmek, dikleşmek, kafa tutmak.

BEYİN

Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.

BINGILDAK

Kafatasının kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde bulunan kıkırdak bölümü.

ARGONOT

Kafadan bacaklılardan, salyangoz kabuğu biçiminde kabuğu olan ve ahtapota benzeyen bir hayvan (Argonauta argo).

ATKI

Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.

AFALLATMA

Afallatmak işi.

AFACANLIK

Afacan olma durumu, yaramazlık.

AFALLAMA

Afallamak durumu.

BEYİNCİK

Kafatasının art bölümünde ve beynin altında, hareket dengesi merkezi olan organ.

AHFEŞ

"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.

BİLAR

Katranlı kıldan yapılmış olan ve kalafat işlerinde kullanılan bir macun türü.

AYIRMAK

Bölmek. Farklı davranmak, fark gözetmek. Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak. Seçmek. Bir yeri bir engelle bölmek. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek. İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.

ANLAYIŞSIZ

Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.

BAHİS

Üzerinde konuşulan şey, konu. Bir kitabın bölümlerinden her biri. Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma.

ALAKOK

Rafadan yumurta.

BEKLEMEK

Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.