Kelimeler arşivi içinde; başında "afi" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. afi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu afi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde afi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AFİBRİNOJENEMİ
AFİŞÇİLİK
AFİYETLE
AFİLCAN
AFİŞÇİ, AFİYET, AFİYAN, AFİTAP, AFİTAL, AFİSİT, AFİNTİ
AFİFE, AFİŞE, AFİLİ
AFİŞ, AFİF, AFİT, AFİS, AFİN
AFİ
AFİ
Gösteriş, çalım, caka.
AFİNTİ
Oynak, fıkırdak.
AFİYETLE
Ağız tadıyla, keyifle.
AFİLİ
Gösterişli, çalımlı.
AFİŞ
Bir şeyi duyurmak veya tanıtmak için hazırlanan, kalabalığın görebileceği yere asılmış, genellikle resimli duvar ilanı, ası. Oyunların tanıtılmasında kullanılan çeşitli biçimde ve kimi kez resimli duvar ilânı.
AFİYAN
Afyon (karahisar).
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
AFİŞÇİLİK
Afişçinin yaptığı iş.
AFİSİT
Yaprak bitlerine karşı kullanılan ilaç.
AFİTAP
Söyleyiş: a:fitap) Güzel yüz.
AFİŞÇİ
Afiş yapan veya asan kimse.
AFİLCAN
Ansızın, birdenbire.
AFİYET
Hasta olmama durumu, sağlık, esenlik.
AFİBRİNOJENEMİ
Hipofibrinojemi.
AFİTAL
Bir su tabanındaki bitkisiz tabaka.
AFİFE
İffetli (kadın).
Bu bölümde tanımı içerisinde AFİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARITIMEVİ
Şeker, petrol vb. maddelerin arıtıldığı yer, tasfiyehane, rafineri.
ARITIM
Petrol, yağ vb. maddeleri arıtma işi, rafinaj.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
ALÜMİNYUM
Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir element (simgesi Al). Bu elementten yapılmış.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
AKÇAAĞAÇ
Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).
AYMAZ
Çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan, sezmeyen (kimse), gözü bağlı, gafil, bilgisiz.
AVUNTU
İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma. Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme, avunma, avunç. Teselli.
AŞAĞISAMAK
Bir kimseyi veya bir şeyi aşağılık ve değersiz göstermek, hafife almak, hafifsemek, tezyif etmek.
AKSAMAK
Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.
AVUNDURMAK
Oyalanmasını sağlamak. Acısını hafifletmek, acısını unutturmak, teselli etmek.
AYMAZLIK
Çevresinde olup bitenlerin farkına varamama durumu, aymaza yakışacak durum, gafillik, gaflet, dalgı.
ARAYÜZ
Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa.
ALKAN
Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin.
AĞLANTI
Hafif hafif ağlama.
ASI
Asma işi. Afiş.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AZALMAK
Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.
ARTER
Atardamar. Trafiği yoğun olan ana yol.