AFİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "afi" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. afi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu afi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde afi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

AFİBRİNOJENEMİ

9 harfli kelimeler

AFİŞÇİLİK

8 harfli kelimeler

AFİYETLE

7 harfli kelimeler

AFİLCAN

6 harfli kelimeler

AFİŞÇİ, AFİYET, AFİYAN, AFİTAP, AFİTAL, AFİSİT, AFİNTİ

5 harfli kelimeler

AFİFE, AFİŞE, AFİLİ

4 harfli kelimeler

AFİŞ, AFİF, AFİT, AFİS, AFİN

3 harfli kelimeler

AFİ

Bazı kelimelerin anlamları

AFİ

Gösteriş, çalım, caka.

AFİBRİNOJENEMİ

Hipofibrinojemi.

AFİLCAN

Ansızın, birdenbire.

AFİTAP

Söyleyiş: a:fitap) Güzel yüz.

AFİFE

İffetli (kadın).

AFİŞÇİLİK

Afişçinin yaptığı iş.

AFİŞÇİ

Afiş yapan veya asan kimse.

AFİYETLE

Ağız tadıyla, keyifle.

AFİYET

Hasta olmama durumu, sağlık, esenlik.

AFİYAN

Afyon (karahisar).

AFİNTİ

Oynak, fıkırdak.

AFİLİ

Gösterişli, çalımlı.

AFİSİT

Yaprak bitlerine karşı kullanılan ilaç.

AFİŞ

Bir şeyi duyurmak veya tanıtmak için hazırlanan, kalabalığın görebileceği yere asılmış, genellikle resimli duvar ilanı, ası. Oyunların tanıtılmasında kullanılan çeşitli biçimde ve kimi kez resimli duvar ilânı.

AFİTAL

Bir su tabanındaki bitkisiz tabaka.

AFİŞE

"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.

  -   -   -  

Anlamında AFİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AFİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AZALMAK

Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.

ASI

Asma işi. Afiş.

ALPAKA

Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.

ALKAN

Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin.

AVUNDURMAK

Oyalanmasını sağlamak. Acısını hafifletmek, acısını unutturmak, teselli etmek.

AKÇAAĞAÇ

Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).

ARITIMEVİ

Şeker, petrol vb. maddelerin arıtıldığı yer, tasfiyehane, rafineri.

AKSAMAK

Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.

ALÜMİNYUM

Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir element (simgesi Al). Bu elementten yapılmış.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AŞAĞISAMAK

Bir kimseyi veya bir şeyi aşağılık ve değersiz göstermek, hafife almak, hafifsemek, tezyif etmek.

ARITIM

Petrol, yağ vb. maddeleri arıtma işi, rafinaj.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

ARAYÜZ

Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa.

ARTER

Atardamar. Trafiği yoğun olan ana yol.

AVUNTU

İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma. Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme, avunma, avunç. Teselli.

AYMAZ

Çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan, sezmeyen (kimse), gözü bağlı, gafil, bilgisiz.

AKSAK

Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.

AĞLANTI

Hafif hafif ağlama.

AYMAZLIK

Çevresinde olup bitenlerin farkına varamama durumu, aymaza yakışacak durum, gafillik, gaflet, dalgı.