ABAL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "abal" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. abal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu abal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde abal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ABALIMEMELİLER

9 harfli kelimeler

ABALLAMAK, ABALANMAK

8 harfli kelimeler

ABALABUT, ABALAMUT, ABALAMAK, ABALAMAH, ABALAKLI

7 harfli kelimeler

ABALONE

6 harfli kelimeler

ABALAK, ABALAH, ABALAR, ABALIK, ABALAÇ, ABALON

5 harfli kelimeler

ABALE, ABALI, ABALİ

4 harfli kelimeler

ABAL

Bazı kelimelerin anlamları

ABAL

Peynir topağı: Kaç abal peynir aldın?. İri parça.

ABALON

Denizkulağı.

ABALAMUT

Perişan, pejmürde.

ABALIMEMELİLER

(Dermoptera), familyası vardır.

ABALONE

Bir tür deniz yumuşakçasının içi sedefli yassı kabuğundan elde edilen ve önemli notaların yerlerini belirlemek veya süslemek amacıyla gitarın perde aralarına işlenen parça.

ABALLAMAK

Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.

ABALANMAK

Abanmak, birinin üzerine çullanmak.

ABALIK

Üvey anne, analık.

ABALAKLI

Hatay kenti, Kırıkhan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ABALABUT

Perişan, pejmürde.

ABALAH

Etli, tombul, şişman: Bi abalah çocuh.

ABALAMAH

Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.

ABALAÇ

Sevici kadın.

ABALAMAK

Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak. Yerde sürünmek, sürünerek yürümek, yere eğilip emekler gibi yürümek: Avcı abalıyarak ayının inine girdi. Çabalamak: Şapkam kayboldu abaladım abaladım bulamadım. Sendelemek. Korkmak. Yeni elbise ile giydirip kuşatmak: Bizim oğlanı abaladım. Baskı yaparak canından bezdirmek: Âbalamayın beni, ben size ne yaptım!.

ABALAR

Edirne ilinde, Havsa belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ABALAK

Meme çocuğu.

  -   -   -  

Anlamında ABAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ABAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BABACILIK

Devletin türlü sınıflar üzerinde babalık ederek bu sınıflar arasında denge kurmaya çalışması işlemi, paternalizm.

BEYBABA

Çocukların babaları için kullandığı saygı sözü. (be'ybaba) Yaşlı erkekler için kullanılan bir seslenme sözü.

BALDIRIKARA

Nemli yerlerde yetişen birçok eğrelti otu türünün ortak adı, karabaldır.

ALABALIK

Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı, ala (Trutta faris).

BABALANMAK

Babaları tutmak, öfkelenmek. Diklenmek, kabadayıca davranmak.

ARABALI

Arabası olan. Arabalı vapur.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

ALA

Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

ATA

Baba. Kişinin geçmişte yaşamış olan büyükleri. Dedelerden ve büyükbabalardan her biri.

AZI

Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş. Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları dingile bağlayan ağaç çivi.

ANGIÇ

Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat.

AYILIK

Kabalık, kaba davranış.

BABACIK

Babalara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

BABALANMA

Babalanmak işi.

AHALİ

Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.

BOĞUŞMAK

Birbirinin boğazına sarılmak, dövüşmek. Çabalamak, altından kalkmaya çalışmak, uğraşmak. Mücadele etmek.

ATALIK

Ataya yakışır davranış, babalık.