Kelimeler arşivinde; içinde "abar" olan, toplam 124 tane kelime bulunuyor. İçerisinde abar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu abar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında abar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ABARTILABİLMEK
ABARTILABİLME, BARABARLAŞMAK, KABARTABİLMEK, KABARTIVERMEK, KAVALABARDAĞI
ABARTISIZLIK, ABARTMACILIK, KARAKABARCIK, ABARTABİLMEK, ABARTMASIZCA, GARAGABARCUK, KABARABİLMEK, KABARIVERMEK, KABARTABİLME, KABARTIVERME, KARGABARDAĞI
ABARTICILIK, KABARECİLİK, ABARTABİLME, ABARTISIZCA, HABARBÖCÜCÜ, KABARABİLME, KABARCIKOTU, KABARIVERME, KARAKABARIK, SIRÇABARMAK
ABARTILMAK, ABARTMASIZ, KABARCIKLI, KABARIKLIK, AKÇABARDAK, GABARTLAMA, KABARLAMAK, KABARTLAMA, KABARTMALI, KABARÜZGAR, KAKKABARAK, OTKABARTAN
ABARTILMA, ABARTISIZ, ABARTMACI, ABARTMALI, KABARTICI, KABARTILI, KABARTMAK, ABARTILIŞ, GABARTLAK, GARAĞABAR, KABARENDE, KABARLAMA, KABARTLAK, KARAKABAR
ABARTICI, ABARTILI, ABARTMAK, GABARDİN, KABARALI, KABARCIK, KABARECİ, KABARMAK, KABARTMA, ALABARAK, BADRABAR, BARABARI, GABARAMA, GABARCIK, GABARCUK, GABARMAK, GÜLBABAR, KABARACI, KABARAMA, KABARGIÇ, KILKABAR, YABARMAK
ABARTIŞ, ABARTMA, KABARIK, KABARIŞ, KABARMA, KABARTI, ABABARA, ABARMAK, ABARTIK, BARABAR, BERABAR, BİLABAR, BİRABAR, GABARAK, GABARUH, HABARAN, KABARAK, KABARAM, KABARAN, KABARUK, SİNABAR, ZABARTA
ABARTI, GABARİ, KABARA, KABARE, ABARIH, ABARIK, ABARİĞ, ABARİŞ, ABARUH, ABARUK, ABARUV, GABARA, KABART
ABARA, ABARE, ABARİ, ABARO, ABARU, CABAR, DABAR, GABAR, HABAR, KABAR, SABAR, TABAR, YABAR
ABAR
ABAR
Şaşma ve korku ünlemi.
ABARTILABİLMEK
Abartılma olasılığı veya olanağı bulunmak.
BARABARLAŞMAK
Beraberleşmek.
KAVALABARDAĞI
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
KABARABİLMEK
Kabarma olasılığı bulunmak.
KABARTABİLMEK
Kabartma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ABARTMACILIK
Abartıcılık.
KABARIVERMEK
Ansızın kabarmak.
ABARTMASIZCA
Abartmasız bir biçimde.
GARAGABARCUK
Yalınayak gezen çocukların ayağında ya da el içinde çıkan bir çeşit çıban.
KARAKABARCIK
Şarbon.
KABARTIVERMEK
Çabucak kabartmak.
KABARTABİLME
Kabartabilmek işi.
ABARTILABİLME
Abartılabilmek durumu.
ABARTABİLMEK
Bir şeyi olduğundan daha abartılı bir biçimde anlatma eğiliminde olmak.
ABARTISIZLIK
Abartısız olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ABAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAROK
MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.
ABARTICI
Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.
BİNDALLI
Çoğunlukla mor kadife üzerine sırma ile kabartma dal, yaprak ve çiçek işlenmiş giysi veya örtü.
ABARTILMAK
Abartma işine konu olmak.
BOMBE
Şişkinlik, kabarıklık.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
ABARTMACI
Abartıcı.
ABARTMASIZ
Abartısız.
ABARTIŞ
Abartma durumu.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
AZMAK
Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.
ABARTMA
Abartmak işi.
ABARTICILIK
Abartıcı olma durumu, abartmacılık, mübalağacılık.
BOMBELİ
Şişkinliği, kabarıklığı olan.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
ABARTILMA
Abartılmak işi.
BERJER
Arkası kabarık ve yüksek, oturacak yeri geniş koltuk.
ABARTMALI
Abartılı.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ARTİST
Güzel sanatlardan birini meslek edinen kimse, sanatçı, sanatkâr. Eğlence yerlerinde gösteri yapan kimse. Olduğundan başka türlü görünen, yapmacık ve abartılı davranan kimse.