Sonu YAZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yaz" olan, toplam 80 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yaz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yaz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yaz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SANGUİNİKOLİYAZ, KREPİDOSTOMİYAZ

14 harfli kelimeler

TRİPANOZOMİYAZ, DİFİLOBOTRİYAZ

13 harfli kelimeler

IHTİYOBODİYAZ, DİPLOSTOMİYAZ, SAPROLEGNİYAZ

12 harfli kelimeler

KAPİLLARİYAZ, MİKSOBOLİYAZ, BALDIRIBEYAZ, ŞİSTOZOMİYAZ, HEKZAMİTİYAZ, TRİKODİNİYAZ, TRİKOFİRİYAZ

11 harfli kelimeler

HELMİNTİYAZ, KRİPTOBİYAZ

10 harfli kelimeler

ÇINGIRAYAZ, ÇİNGİRAYAZ, ANİSAKİYAZ, ÇILDIRAYAZ

9 harfli kelimeler

ÇATIRAYAZ, KARACAYAZ, OODİNİYAZ, ILDIRAYAZ, ÇİNKEAYAZ, ALDIRAYAZ, SELOBİYAZ

8 harfli kelimeler

ÇİNGAYAZ, GÖRBEYAZ, GÜLBEYAZ, ÇINGAYAZ, KARBEYAZ, KOSTİYAZ, BİMBİYAZ, AMİBİYAZ, TANGAYAZ, TANKAYAZ, BEMBEYAZ

7 harfli kelimeler

KAVİYAZ, KURUYAZ, TANAYAZ, HASAYAZ, ZİLAYAZ, AZGİYAZ, DURUYAZ, İMTİYAZ, DALAYAZ, ÇİNAYAZ, ÇİMAYAZ, ÇATAYAZ, ÇANAYAZ, ÇINAYAZ, CATAYAZ

6 harfli kelimeler

GEZYAZ, PORYAZ, BAKYAZ, İLKYAZ, GİLYAZ, TİNYAZ, BORYAZ, FEYYAZ, KEYYAZ, KAVYAZ, FORYAZ, GÜLYAZ

5 harfli kelimeler

BEYAZ, MİYAZ, KUYAZ, NİYAZ, PİYAZ, BAYAZ, LİYAZ, BİYAZ, BUYAZ, CİYAZ, DAYAZ

4 harfli kelimeler

OYAZ, UYAZ, AYAZ

3 harfli kelimeler

YAZ

Bazı kelimelerin anlamları

YAZ

Kuzey yarım kürede 21 Haziran 23 Eylül, güney yarım kürede 21 Aralık 21 Mart tarihleri arasındaki zaman dilimi, ilkbaharla sonbahar arasındaki sıcak mevsim.

BALDIRIBEYAZ

Pırasa: Bu akşamda baldırıbeyaz pişi-relim.

MİKSOBOLİYAZ

Myxobolus cyprinia türü protozoon sporlarının balıkların, özellikle sazan balıklarının solungaç lamelleri ve derisinde beyaz kistler oluşturduğu bir hastalık.

IHTİYOBODİYAZ

Ichthyobodo necatrix protozoonunun neden olduğu, balıkların derisinde hasara yol açan bir hastalık, Ihtiyobodo hastalığı, Kostiyaz.

TRİKOFİRİYAZ

Trichophyra cinsine ait protozoonların balıklarda, özellikle yayın balıklarının derisinde oluşturduğu bir hastalık.

SAPROLEGNİYAZ

Tatlı ve tuzlu sularda yaşayan veya kültüre edilen balıklarda özellikle alabalıklarda ve kuluçkalama evresindeki yumurtalarda Saprolegnia parasitica ve Saprolegnia invaderis'in neden olduğu, pamuk ipliği gibi üremelerle kendini gösteren epizootik karakterde seyreden bulaşıcı bir mantar hastalığı.

DİPLOSTOMİYAZ

Göz kelebeği hastalığı.

SANGUİNİKOLİYAZ

Balıkların solungaç kılcal damarlarına yerleşen Sanguinicola cinsine ait parazitlerin neden olduğu bir hastalık.

KREPİDOSTOMİYAZ

Crepidostomum cinsi trematotların balıklarda neden olduğu bir hastalık.

DİFİLOBOTRİYAZ

Balık şeridi hastalığı.

HELMİNTİYAZ

Helmint enfeksiyonları.

HEKZAMİTİYAZ

Hexamita intestinalis ve Hexamita salmonis türü protozoonlar tarafından balıklarda oluşturulan bir hastalık.

KAPİLLARİYAZ

Balıkların sindirim kanalı, karaciğer veya idrar keselerinde bulunan Capillaria cinsi nematot larvalarının neden olduğu bir hastalık.

TRİPANOZOMİYAZ

Trypanosoma cinsine ait protozoon türlerinin balıkların kanına yerleşerek oluşturduğu bir hastalık.

ŞİSTOZOMİYAZ

İnsan ve hayvanların kanında yerleşen Schistosoma cinsi parazitlerin neden olduğu bir hastalık.

TRİKODİNİYAZ

Trikodina hastalığı.

  -   -   -  

Anlamında YAZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞARTILMAK

Temizlenmek, beyazlatılmak.

AĞARIK

Beyazlaşmış. Rengi solmuş.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

ACEMCE

Farsça. Bu dille yazılmış olan.

ABADİ

Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

AKASMA

Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).

AĞARMAK

Beyazlaşmak. Rengi solmak. Aydınlanmak.

AKAĞAÇ

Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).

AGRAFİ

Yazma yitimi.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

AKADEMİ

Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

AĞARTMAK

Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.

AJANDA

Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ACINMAK

Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AK

Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.