Kelimeler arşivi içinde; başında "vi" olan, toplam 287 adet kelime bulunmaktadır. vi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu vi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde vi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
VİCDANSIZCASINA, VİTAMİNLEŞTİRME, VİVİSEKSİYONİST, VİVİSEKSİYONİZM
VİBROTERAPOTİK, VİSEROKRANİYUM
VİNTERİZASYON, VİSEROKRANYUM, VİTAMİNSİZLİK, VİTRİFİKASYON, VİYOLONSELİST
VİCDANSIZLIK, VİRGİNAMİSİN, VİRİLİZASYON, VİSKOZİMETRE, VİTELLOGENEZ, VİVİSEKSİYON, VİYOLONSELCİ
VİBRASYONLU, VİCDANSIZCA, VİKVİKVİYAN, VİRANLAŞMAK, VİROLAKTİYA, VİSTAVİSİON, VİŞNEÇÜRÜĞÜ, VİTRİNCİLİK, VİTRİNLEMEK, VİTRODENTİN, VİTRONEKTİN, VİYOLACILIK
VİBRİYOZİS, VİDALANMAK, VİDALIKURT, VİDEOCULUK, VİDEOKASET, VİDİLDEMEK, VİGABATRİN, VİNBLASTİN, VİNORELBİN, VİRANLAŞMA, VİRANŞEHİR, VİRDİZEBAN, VİRİMSEMEK, VİROPEKSİS, VİROPLAZMA, VİROSTATİK, VİRTÜÖZLÜK, VİSSERALİS, VİTAMİNSİZ, VİTELLENİN, VİTELLİNUS, VİTREKTOMİ, VİTRİNLEME, VİVİPARİTE, VİYAKLAMAK, VİYOLONİST, VİYOLONSEL, VİZKOMETRE
VİBRASYON, VİCDANSIZ, VİDALAMAK, VİDALANMA, VİDARABİN, VİDEOBANT, VİDEOTEYP, VİDİLEMEK, VİETNAMLI, VİLLİFORM, VİNTERİZE, VİRANELİK, VİRANGUŞU, VİRDETMEK, VİRECEKLİ, VİROLOJİK, VİSAMİRAL, VİSERALJİ, VİSKONSÜL, VİSKOZİTE, VİSKÖZİTE, VİSTARAMA, VİTAMİNLİ, VİTREİTİS, VİTRİFİYE, VİVİPARÖZ, VİVİPARUS, VİYAKLAMA, VİZİLEMEK
VİBRATÖR, VİBRİSSA, VİBRİYOZ, VİCDANEN, VİCDANLI, VİCİKLER, VİÇİRDEK, VİDALAMA, VİDANJÖR, VİDİREAL, VİDİVİDİ, VİDLEMEK, VİDUŞAKA, VİJDANNİ, VİKONTES, VİMENTİN, VİOMİSİN, VİRAJSIZ, VİRANLIK, VİRESİYE, VİRİLİZM, VİRİMCİL, VİROLOJİ, VİRÜLANS, VİRÜSLER, VİSİANİN, VİŞNELİK, VİTALİTE, VİTALİZM, VİTELLİN, Devamını Oku »»
VİBRATO, VİBRİYO, VİCAHEN, VİCDANİ, VİCİMEK, VİCİRTİ, VİDASIZ, VİDEOCU, VİDİCAM, VİDİKON, VİDİLİK, VİDOSUZ, VİGLACI, VİKUNYA, VİLANEL, VİLAYET, VİLEYET, VİLVİLİ, VİNTAGE, VİRAJLI, VİRECAK, VİRECAM, VİRECEK, VİREMYA, VİRGİLİ, VİRİDAE, VİRİLİS, VİRİNAE, VİRİYON, VİRMİYO, Devamını Oku »»
VİBRİO, VİCAHİ, VİCDAN, VİCİKE, VİDALA, VİDALI, VİDELİ, VİDOLU, VİDVİD, VİHARA, VİJDAN, VİKAYE, VİKONT, VİLADİ, VİLDAN, VİLLİN, VİLLUS, VİLLÜS, VİNTER, VİNYET, VİRANE, VİRDİN, VİREMİ, VİRESİ, VİRGÜL, VİRİSE, VİRKİT, VİRMAN, VİRMEK, VİROİD, Devamını Oku »»
VİCAH, VİCİK, VİDEO, VİDİK, VİDON, VİETE, VİGLA, VİLİH, VİLİY, VİLLA, VİMEK, VİNİL, VİNTİ, VİNZO, VİRAJ, VİRAL, VİRAN, VİRGİ, VİRGÜ, VİRİK, VİRİM, VİRİY, VİRKA, VİRNİ, VİRÜS, VİSAL, VİSAM, VİSKİ, VİSNA, VİSUS, Devamını Oku »»
VİDA, VİDE, VİDİ, VİDO, VİLİ, VİNÇ, VİRA, VİRD, VİRE, VİRİ, VİRT, VİTA, VİVİ, VİYA, VİZE
VİA, VİH, VİŞ, VİY
Vİ
Vİ
Üzüntü, şaşma bildiren ünlem. ünlemler.
VİNTERİZASYON
Kademeli olarak soğutulan ve düşük sıcaklıklarda yavaşça karıştırılıp bekletilerek elde edilen donmuş asitlerin süzülerek yağdan uzaklaştırılması.
VİBROTERAPOTİK
Titreşimle yapılan tedavi.
VİYOLONSELİST
Viyolonselci.
VİTRİFİKASYON
Camlaştırma.
VİSEROKRANİYUM
Çene ve viseral yaydan oluşan yapı.
VİCDANSIZLIK
Vicdansız olma durumu. Vicdansızca davranış.
VİSKOZİMETRE
Sıvı ya da yarı katı maddelerin viskozitelerinin ölçülmesine yarayan bir cihaz. Vizkometre.
VİRGİNAMİSİN
Staphylomyces virginae kültürlerinden elde edilen bazı stafilokoklar ve diğer antibiyotiklere dirençli bakterilere etkiyen ve özellikle domuz yetiştiriciliğinde domuz dizanterisinde kullanılan ilaç.
VİSEROKRANYUM
Çene ve viserel yaydan oluşan yapı. Splânokranyum.
VİCDANSIZCASINA
Vicdansızca.
VİTAMİNSİZLİK
Vitamin eksikliğinden veya yetersizliğinden doğan patolojik olayların hepsi.
VİRİLİZASYON
Erkekleşme.
VİTAMİNLEŞTİRME
Rasyonun veya yem maddesinin vitaminlerle tamamlama veya takviye etme işlemi.
VİVİSEKSİYONİST
Viviseksiyonizmi benimseyen ve savunan kişi.
VİVİSEKSİYONİZM
Bilimsel ilerleyiş için viviseksiyonun gerekli olduğunu savunan görüş.
Bu bölümde tanımı içerisinde Vİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ABLACI
Sevici.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
ABLACILIK
Sevicilik.
ACIMIK
Mavikantaron.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AHBAP
Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
AĞIRCANLI
Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
AHİT
Kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma, ant. Devir, zaman. Antlaşma.
ACE
servis sayısı.
AÇISAL
Açı ile ilgili, zaviyevi.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.