Kelimeler arşivi içinde; sonunda "varı" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu varı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında varı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde varı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÜSTHAVAYUVARI, ALTHAVAYUVARI
TOHUMDAVARI
HAVAYUVARI, RENKYUVARI, IŞIKYUVARI, İYONYUVARI, OZONYUVARI
KATYUVARI, YERYUVARI, ISIYUVARI, GÖKYUVARI, GAZYUVARI
KUVARI, SUVARI, HAVARI
VARI
VARI
Mısır.
YERYUVARI
Güneş dizgesinde, Güneş'e uzaklık sırasıyla üçüncü gezegen. Yer yüzeyindeki eşit potansiyelli yüzey. (Bütün yeri kapladığı düşünülen denizin yüzeyi olup, bu yüzeyde biçim her yerde 90° lik bir açı yapar.).
ÜSTHAVAYUVARI
Althavayuvarının üstünde, yaklaşık 12-40 km arasında kalan havayuvarı bölümü.
SUVARI
Binici, atlı.
TOHUMDAVARI
Düğünden bir hafta önce oğlan evinden kız evine yollanan çeyiz.
RENKYUVARI
Güneş'in ışıkyuvarını saran, yaklaşık 10000 km. kalınlığındaki küre kabuğu.
HAVAYUVARI
Yeryuvarını kuşatan çeşitli gaz ve katmanlardan oluşan örtü.
KUVARI
Tel yumağı. Olmamış incir.
ALTHAVAYUVARI
Havayuvarının, yerden yaklaşık 12 km. yüksekliğe ulaşan, yere yakın kesiminde tüm iklim olaylarının görüldüğü altbölüm.
GAZYUVARI
Yer'i ya da herhangi bir gökcismini saran gaz katmanı. Yer'in gazyuvarına "havayuvarı" da denir.
IŞIKYUVARI
Güneş'te, dışarıya ışık veren katman.
KATYUVARI
Yer gazyuvarının 10 km. ile 60 km. yükseklikleri arasında kalan katmanı.
ISIYUVARI
Sıcaklığın gittikçe yükseldiği, 100 km. ile 300'km yükseklikleri arasındaki havayuvarı katmanı.
İYONYUVARI
Yer gazyuvarındaki atom ve moleküllerin Güneş ışınlarıyle iyonlaştığı 80 km. ile 400 km. yükseklikleri arasındaki katman. Yer gazyuvarının 80-400 km yükseltideki yukarı katmanı. (Güneşten gelen morötesi ışınım ve röntgen ışınlarından dolayı, gazyuvarındaki atom ve moleküller iyonlaştığı için, iyon yuvarında çeşitli elektriksel iletken katmanlar yer alır. Bundan dolayı da iyonyuvarı, radyo yinelenimlerindeki elektromıknatıs ışınımları yansıttığından, kıtalararası radyo yayınlarında yararlıdır).
OZONYUVARI
Yer havayuvarında 30 km. lik yüksekliğin üstünde, sıcaklığın arttığı ve ozon (O3) moleküllerinin doğduğu katyuvarının ara katmanı.
GÖKYUVARI
Sonsuz gök boşluğunu tüm gökcisimleriyle içine alan ve özeğinde yeryuvarının bulunduğu düşünülen varlık.
Bu bölümde tanımı içerisinde VARI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEDEN
Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut. Giysilerde ölçü. Vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü, gövde. Kale duvarı.
ARDIL
Birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, arda, halef, öncel karşıtı. Bir çıkarımda varılan sonuç.
AŞAMA
Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.
ALTINOLUK
İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.
ÇİNTİYAN
İçi astarlı, uzun kadın donu, kadın şalvarı.
DOYGUNLUK
Doygun olma durumu, gönül tokluğu, istiğna, tatmin. Bir isteğin yerine gelmesi, bir şeyin elde edilmesi, varılmak istenen bir hedefe ulaşılmasından doğan duygu, tatmin.
ÇIBANBAŞI
Yaranın ucu. Kurcalandığı, üzerine düşüldüğü takdirde ağır veya kötü bir sonuca varılması muhtemel konu. Genel kurallara aykırı davranış içinde olan kimse.
ENDÜKSİYON
Tümevarım.
AĞDALAŞMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.
ÇAKŞIR
Paça bölümü diz üstünde veya diz altında kalan bir tür erkek şalvarı. Kuşların ayağında bulunan ve süs gibi görünen tüy.
ATMOSFER
Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
ÇAKILMAK
Çakma işine konu olmak. Ortaya çıkmak, farkına varılmak, anlaşılmak. Hızla düşüp saplanmak.
AKKOR
Işık saçacak beyazlığa varıncaya kadar ısıtılmış olan.
EJDERHA
Türlü biçimlerde tasarlanan korkunç bir masal canavarı, ejder, dragon.
BALİSTİK
Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
EKVATOR
Fındık, ceviz vb. meyvelerin ölçümünde kullanılan bir birim. Yer yuvarlağının eksenine dik olarak geçtiği ve yer yuvarını iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük çember, eşlek, istiva hattı.
ELEKTROŞOK
Ruh hastalıklarında, beyinden, kalp atışındaki düzensizliklerde göğüs duvarından çok kısa süreli yüksek elektrik akımı geçirerek hastayı iyileştirme yöntemi.
ENGEBE
Deprem, rüzgâr, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü, yer biçimleri, yüzey şekilleri, engebelik, arıza, avarız.