UĞUM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "uğum" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. uğum ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu uğum ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uğum olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

UĞUM

Uslu, iyi düşünen, iyi gören (çocuk için). Kanıklık. İçe kapalılık, durgunluk, suskunluk.

UĞUMSUZ

Düzensizlik, azla yetinmeme, açgözlülük gibi kötü huyları olan. Döl döş vermeyen, çocuğu, özellikle oğlu olmayan. Geçimsiz, aç gözlü.

UĞUMLU

Uslu, ağırbaşlı, onurlu, azla yetinen. Uğurlu, uğur getiren. Sabırlı, tahammüllü.

UĞUMAK

Ovmak.

UĞUMLANMAK

Karımak.

  -   -   -  

Anlamında UĞUM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UĞUM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PLASTİKLEŞTİRİCİ

Sert plastiklere ilave edilip onları yumuşak, işlenebilir, kalıplanabilir hale getiren katkı maddesi. Örn; Trikresil fosfat PVC'ye ilave edildiğinde ürünü yumuşak ve kauçuğumsu yapar.

CURCUR

Devamlı ve kuvvetli akma (fak.). Çiş anlamında kullanılır: Gel çocuğum curcur yapalım.

DUTAK

Tencere tutacağı. Sapanı elle tutarak idare etmeye yarayan çatallı ağaç. Keser, destere, burgu gibi aygıtlar. Ona buna sataşan kişi. Yazıyı düzgün ve güzel yazmak için kâğıdın altına konulan kitap, mukavva gibi sert şeyler. Suçlu bir kimsenin affedilmesine sebep olacak şey: Babam bana kırgındı, yeni doğan çocuğumu yüz dutağı ettim de kendimi affettirdim. Bulaşık yıkama bezi. Sıcak kazan, tencere gibi yemek kaplarının kulplarından tutmaya yarayan tutacak, bez. Tutunacak dal, mec. güvence dutan üstüne gondum. Sıcak yemek kaplarını tutmaya yarayan bez parçası. Saban okunun elle tutulacak yeri, saban kulağı.

ŞİMDİ

Şu anda, içinde bulunduğumuz zamanda. Az sonra, yakında. Artık, bundan böyle, bu duruma göre. Az önce, biraz önce, demin.

BUNDALIĞIMIZ

Burada bulunduğumuz.

BUGÜNLERDE

İçinde bulunduğumuz zamanda, bu birkaç gün içinde.

ÇOCUM

Çocuğum.

GÖYNÜTTÜRME

Kendinden geçirme: Hafızın okuduğu gazeller beni oturduğum yerde göynüttürdü.

GICI

Küçük kardeş. Dağlarda yetişen ve yenilebilen otlar. Ekin tarlalarında yetişen san çiçekli bir çeşit ot. Tütün ya da küçük boylu sebzelerin tohumu. Çam kozalağı. Ufak, yuvarlak kar tanesi, dolu. Büyümemiş, ufak hayvan. Ağustos böceği. Kendinden küçüklere aslanım, çocuğum anlamında seslenme ünlemi: Gel gıcı gel. Deve, keçi, koyun ve benzerleri Hayvanların pisliği. Küçük taneli dolu. Duvar yapımında iri taşların oynamamalarını sağlamak amacıyla bu taşlar arasına sokuşturulan el büyüklüğündeki taşlar.

İYİKMEK

İyileşmek: Hasta her çareye baş vurduğumuz halde iyikmedi.

BARĞIGÜN

Çocuğum, yavrum.

ŞİMDİDEN

İçinde bulunduğumuz zamandan başlayarak.

PU

Başörtüsü. Hasırotunun tepesindeki pamuğumsu öğe. Plütonyum elementinin simgesi.

ÇUCUM

Çocuğum.

NEŞEM

"Sevincim, mutluluğum" anlamında kullanılan bir isim".

BENDEZADE

Alçak gönüllülük göstererek "benim çocuğum" anlamında kullanılan bir söz.

BALUM

Yavrum, çocuğum.

DEKGE

Tekke: Çocuğum olursa dekgede bir koç kesip etini herkese dağıtacağım.

ÇELT

Üzerinde meyve kurutulan çalıdan örülmüş büyük sele: Yeni dokuttuğum çelti gördün mü?.

KABUKSU

Kabuğu andıran, kabuğa benzeyen, kabuk gibi, kabuğumsu.