TELİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "teli" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. teli ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu teli ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde teli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

TELİMSİNMEK

10 harfli kelimeler

TELİMSİNİR

9 harfli kelimeler

TELİBLİSİ

8 harfli kelimeler

TELİKELİ

7 harfli kelimeler

TELİMER, TELİTİS, TELİVON

5 harfli kelimeler

TELİF, TELİJ, TELİK, TELİM, TELİN, TELİS, TELİZ

4 harfli kelimeler

TELİ

Bazı kelimelerin anlamları

TELİ

Diken.

TELİK

1.Bez başlık. 2.Eskiden kadınların çarşaf yerine başörtüsünün üstünden örtündükleri örtü. Terlik, dokuma başlık.

TELİMSİNMEK

Çıkar sağlamak için doğruluktan ayrılmak, tenezzül etmek. Kibirlenmek.

TELİZ

Keten ya da kendirden seyrek dokunmuş çuval. Kendir, çuval biçiminde kaba dokunan bez.

TELİKELİ

Tehlikeli.

TELİMSİNİR

Kibirli : Telimsinir adamlardan hiç hoşlanmam.

TELİN

Lanet okuma, lanetleme, kargıma, kargış.

TELİVON

Telefon.

TELİTİS

Meme başı yangısı.

TELİJ

Keten ya da kendirden seyrek dokunmuş çuval.

TELİM

Kibirli.

TELİBLİSİ

Talibi.

TELİS

Bitkisel tellerden yapılmış, kaba örgülü büyük çuval.

TELİF

Uzlaştırma. Kitap yazma. Telif hakkı. Yazarın kendisinin kaleme aldığı.

TELİMER

Kibirli kimse.

  -   -   -  

Anlamında TELİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TELİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANIT

Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

AKIŞKANLAŞTIRMA

Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.

ANITSAL

Anıt niteliğinde olan, anıta benzeyen, abidevi. Görkemli.

AKADEMİK

Akademi ile ilgili olan. Bilimsel niteliği olan.

APTALCA

Biraz aptal, alık salık. (apta'lca) Aptala yaraşır nitelikte, aptal gibi, aptalcasına.

AĞIRKANLI

Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.

ALAMANA

Balık avlamakta veya yük taşımakta kullanılan, tek veya iki direkli ve açık güverteli, büyük kayık, alamanata.

ANILAŞMAK

Anı niteliği kazanmak.

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

ANNELİK

Anne olma niteliği veya durumu, analık. Anneye yakışan davranış.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

ALTIN

Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

ALMAŞLI

Almaş niteliği olan.

ALAMETİFARİKA

Ayırıcı nitelik, ayırıcı özellik.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

ANLAMAK

Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.