Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tebe" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tebe ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tebe olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tebe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TEBE
Fıtık. Ot yığını. (Araştırma bölgemizin bütününde yaygm).
MERTEBE
Aşama, derece, rütbe. Evre, safha.
ETEBE
Kapı, pencere üstüne kemer yerine konulan kalın ağaçlar.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜLÜCÜK
Gülümseme, tebessüm.
BAĞIŞ
Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru.
DERECE
Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.
ASINTI
Bir işi hemen yapmayıp bekleterek geri bırakma, tehir, tavik. Sırnaşan, tebelleş olan kimse. Birini tedirgin edecek kadar üzerine düşme.
İSPANYA
Boyacılıkta kullanılan tebeşir tozu.
KÜFECİ
Küfe yapan veya satan kimse. Küfe ile sırtında öteberi taşıyan hamal.
DAĞINTI
Karışık, gelişigüzel atılmış öteberi.
KİREÇ
Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit, (CaO). Kalsiyum hidroksit, Ca(OH).
KRETASE
Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan İkinci Çağın son dönemi.
BAĞIŞLAMAK
Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek. Hoşgörmek. Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek. Görevden çekmek, almak.
BELİRMEK
Önce belli veya görünür olmayan bir şey ortaya çıkmak, tezahür etmek. İyice görünür ve anlaşılır bir durum almak, tebarüz etmek. Bir düşünce veya durum kesin bir biçim almak, tebellür etmek.
GÜLEÇ
Her zaman gülümseyen, mütebessim.
GÜLÜMSEME
Gülümsemek işi, tebessüm.
RAF
Üstüne öteberi koymak için duvara veya bir dolabın içine birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta veya metal levha.
KÖSTEBEK
Köstebekgillerden, toprak altında oyduğu yuvalarda yaşayan, gözleri hemen hiç görmeyen, derisinden kürk yapılmış olan küçük bir hayvan, sokur, yer sıçanı, kör sıçan (Talpa). Bir iş yerinden, kurumdan özellikle gizli servisten bilgi sızdıran kimse.
KOYACAK
İçine öteberi koymaya yarayan şey.
GEÇERLİ
Yürürlükte olan, uygulanan, meri, muteber. Beğenilen, tutulan.
HEYBE
At, eşek vb. binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim veya halıdan yapılmış iki gözlü torba. Omza geçirilebilen tek gözlü bir çanta türü.
FİLE
Yün, pamuk vb. ipliklerden düğümlerle oluşmuş ağ. Alışverişte öteberi taşımak için kullanılan, ilmeklerden oluşan ağ torba. Saçların dağılmaması için kullanılan ağ biçiminde örgü. Ağ.
AŞAMA
Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.