TAR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tar" olan, toplam 309 adet kelime bulunmaktadır. tar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

TARAFSIZLAŞTIRMAK

16 harfli kelimeler

TARAFSIZLAŞTIRMA

15 harfli kelimeler

TARLAKUŞUGİLLER, TARSOMETATARSUS, TARTIŞILABİLMEK

14 harfli kelimeler

TARİFLENDİRMEK, TARİHLENDİRMEK, TARTIŞILABİLME

13 harfli kelimeler

TARHANKOZLUSU, TARİFLENDİRME, TARİHLENDİRME, TARİHSELCİLİK, TARTILABİLMEK, TARTIŞABİLMEK, TARTIŞMACILIK

12 harfli kelimeler

TARAKLIMAKAS, TARANABİLMEK, TARATABİLMEK, TARAYABİLMEK, TARÇIKLANMAK, TARDİGRADLAR, TARDİGRATLAR, TARİKATÇILIK, TARLABAKKALI, TARSUSBEYAZI, TARTAKLANMAK, TARTILABİLME, TARTIŞABİLME, TARTIŞLANMAK, TARTIŞTIRMAK

11 harfli kelimeler

TARAFGİRLİK, TARAFSIZLIK, TARAFTARLIK, TARAKDİKENİ, TARANABİLME, TARAŞTIRMAK, TARATABİLME, TARATTIRMAK, TARAYABİLME, TARAYICILIK, TARAZLANMAK, TARDEDİLMEK, TARİHÖNCESİ, TARKATILMAK, TARTABİLMEK, TARTAKLAMAK, TARTAKLANIŞ, TARTAKLANMA, TARTAKLAYIŞ, TARTIŞILMAK, TARTIŞMASIZ, TARTIŞTIRMA

10 harfli kelimeler

TARAFINDAN, TARAFLILIK, TARAFSIZCA, TARAKÇILAR, TARAKÇILIK, TARAKLAMAK, TARAKLILAR, TARAKSAKUM, TARAKTONOZ, TARANAAĞIZ, TARASLAMAK, TARAŞLAMAK, TARATTIRMA, TARAZLAMAK, TARAZLANMA, TARDEDİLME, TARHANAKÖY, TARHANALIK, TARIMCILIK, TARİHÇİLİK, TARİHÖLÇER, TARKITALAŞ, TARKURTİKE, TARMATAĞAN, TARMATAKIR, TARMATAKIŞ, TARPADANAK, TARTABİLME, TARTAKLAMA, TARTALAMAK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

TARABULUŞ, TARAKDİŞİ, TARAKLAMA, TARANAĞIZ, TARANIMAK, TARANKEDİ, TARANTULA, TARAŞAĞIZ, TARAŞLAMA, TARAVETLİ, TARAZIMAK, TARAZLAMA, TARDETMEK, TARHANOTU, TARIMBİKE, TARİFESİZ, TARİFNAME, TARİKATÇI, TARKILLIK, TARLAAĞZI, TARLABAŞI, TARLANMAK, TARLAÖREN, TARLATEPE, TARSIKMAK, TARSORAFİ, TARTAGLİA, TARTILMAK, TARTIMSIZ, TARTINCAK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

TARAFDAR, TARAFEYN, TARAFGİR, TARAFSIZ, TARAFTAR, TARAKÇIL, TARAKÇIN, TARAKÇIR, TARAKDİŞ, TARAKLIK, TARAKOTU, TARAKSIZ, TARAKTAN, TARAKTÖR, TARALMAK, TARANMAK, TARASSUT, TARAŞMAK, TARAŞMAN, TARATMAK, TARAYICI, TARAZSIZ, TARBASAN, TARDETME, TARGAMAK, TARIMSAL, TARIŞMAN, TARITKAN, TARİFELİ, TARİFSİZ, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

TARABUL, TARAFLI, TARAFLİ, TARAFLU, TARAKCI, TARAKÇI, TARAKLI, TARAKSI, TARAMAK, TARANCI, TARANGA, TARANIŞ, TARANMA, TARANTI, TARAŞÇI, TARATIŞ, TARATMA, TARATOR, TARAVET, TARAYIŞ, TARAZLI, TARBANA, TARBUKA, TARÇINİ, TARDİYE, TARHANA, TARIMAN, TARIMCI, TARIMER, TARİFLİ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

TARABA, TARABI, TARAÇA, TARAKA, TARALI, TARAMA, TARANA, TARATO, TARBAZ, TARÇAH, TARÇIĞ, TARÇIK, TARÇIN, TARGIL, TARHAN, TARHIN, TARHUN, TARİFE, TARİHİ, TARKAN, TARKIN, TARLAK, TARMAK, TARMUK, TARPAK, TARPAN, TARPOŞ, TARPUÇ, TARSAL, TARSİN, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

TARAF, TARAK, TARAL, TARAN, TARAS, TARAŞ, TARAV, TARAZ, TARBA, TARDU, TARET, TARGA, TARHA, TARIF, TARIK, TARIM, TARIN, TARİÇ, TARİF, TARİH, TARİK, TARİZ, TARKA, TARLA, TARMA, TARNA, TARSI, TARTI, TARTU, TARUZ

4 harfli kelimeler

TARA, TARE, TARH, TARI, TARİ, TARO, TARP, TART, TARU, TARZ

3 harfli kelimeler

TAR

Bazı kelimelerin anlamları

TAR

Doğu Anadolu ile Azerbaycan'da çalınan bir çalgı türü.

TARTIŞABİLMEK

Tartışma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TARİFLENDİRMEK

Tarifini yapmak.

TARAFSIZLAŞTIRMA

Tarafsızlaştırmak işi, nötralizasyon.

TARHANKOZLUSU

Çorum kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

TARTIŞILABİLMEK

Tartışılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TARİHLENDİRME

Tarihlendirmek işi.

TARİHSELCİLİK

Olayları ve nesneleri belli tarihsel gelişimin ürünleri olarak gören, bunların nasıl ortaya çıkıp, nasıl geliştiğini, nasıl bugünkü durumlarına geldiğini araştıran ve bugünü geçmişe bağlayarak açıklayan yaklaşım.

TARİHLENDİRMEK

Tarihini belirtmek, belirlemek.

TARAFSIZLAŞTIRMAK

Tarafsız duruma getirmek.

TARSOMETATARSUS

Kuşlarda bacağın tarsalının distal sırasının, metatarsusun 2, 3, 4 ve. parçaları ile birleşmesinden oluşan kısa düz kemik.

TARLAKUŞUGİLLER

(Alaudidae),iyi bilinen türleridir.

TARTIŞMACILIK

Tartışmacı olma durumu.

TARTIŞILABİLME

Tartışılabilmek işi veya durumu.

TARİFLENDİRME

Tariflendirmek işi.

TARTILABİLMEK

Tartılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında TAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

AĞBENEK

Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AÇKI

Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.

ADAY

Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.

AĞCI

Ağ ile balık tutarak geçinen kimse.

ACIMIK

Mavikantaron.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AÇACAK

Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

AÇKICI

Açkı yapan kimse, perdahçı. Anahtarcı.

AHLAKSIZCA

Ahlaksız bir biçimde veya tarzda, ahlaksızcasına.

AĞBENEKLİLİK

Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).

ABARTILI

Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.

AÇMA

Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.