Kelimeler arşivi içinde; başında "tama" olan, toplam 61 adet kelime bulunmaktadır. tama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TAMAMLAYIVERMEK, TAMAMLANABİLMEK, TAMAMLATABİLMEK, TAMAMLAYABİLMEK
TAMAMLATABİLME, TAMAMLANABİLME, TAMAMLATTIRMAK, TAMAMLAYABİLME, TAMAMLAYIVERME
TAMAMLATTIRMA
TAMAHKARLIK, TAMAMLAYICI, TAMAMLATMAK, TAMAMLANMAK
TAMAMLAYAN, TAMAMLATMA, TAMAĞIRMAK, TAMAMINCAZ, TAMAMLANMA, TAMAMLANIŞ, TAMAMLAMAK, TAMAMLAYIŞ
TAMASALAK, TAMAMLAMA, TAMAMİYET, TAMAMIYLA
TAMANDUA, TAMANGAZ, TAMARMAK, TAMAKÇAK, TAMAHKAR, TAMAYDIN
TAMANİT, TAMARZI, TAMARZİ, TAMAŞKA, TAMATES, TAMATEZ, TAMATOS, TAMAÇKA, TAMAMEN, TAMALGI, TAMAFİL, TAMAKSI
TAMADA, TAMASA, TAMANA, TAMAŞA, TAMAHT, TAMATA
TAMAK, TAMAZ, TAMAY, TAMAH, TAMAT, TAMAS, TAMAL, TAMAR, TAMAM, TAMAN
TAMA
TAMA
Cehennem.
TAMAMLATABİLMEK
Tamamlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TAMAMLANMAK
Eksiksiz duruma getirilmek, tamam olmak, bütünlenmek. Bitirilmek.
TAMAMLAYICI
DNA çift ipliğinin ayrılarak her birinden yeniden çift iplikli DNA oluşması için tamamlayıcı nükleotitlerin bu ipliklere bağlanması. Bir reaksiyonun olabilmesi için enzimle substratın anahtar kilit ilişkisi gibi iki molekülün birbirini bütünlemesi. Komplementer.
TAMAMLAYABİLMEK
Tamamlama imkânı veya olasılığı bulunmak. Tamamlamayı becerebilmek.
TAMAMLATABİLME
Tamamlatabilmek işi.
TAMAMLAYIVERMEK
Çabucak bitirmek, tamamlamak.
TAMAMLATMAK
Eksiğini yerine koydurmak, bütünletmek. Bitirmesini sağlamak.
TAMAMLAYABİLME
Tamamlayabilmek işi.
TAMAMLANABİLMEK
Tamamlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TAMAMLANABİLME
Tamamlanabilmek işi.
TAMAMLATTIRMA
Tamamlattırmak işi.
TAMAMLAYAN
Eksik kısmı tamamlayan.
TAMAMLATTIRMAK
Tamamlatma işini yaptırmak.
TAMAHKARLIK
Açgözlülük.
TAMAMLAYIVERME
Tamamlayıvermek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARMONİZE
Tamamlayıcı sesler eklenmiş (müzik parçası).
BOMBOŞ
Büsbütün, tamamen boş.
BÜTÜNLEME
Tamamlama, tam duruma getirme, ikmal. Bütünleme sınavı.
BİJUTERİ
Kuyumcunun yaptığı değerli takıların tamamı. Değerli olmayan maden veya taşlardan yapılmış takı, süs eşyası.
AÇGÖZLÜLÜK
Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.
BOĞMAK
Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.
BÜTÜNLETMEK
Bütün durumuna getirmek, tamamlatmak.
BEYYİNE
Bir olayın doğruluğunu ortaya koyabilen yöntem. Duruşma sırasında bir düşünceyi gerçekleştirmek için başvurulan belge, kanıt, tutamak, delil.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
ATAMA
Atamak işi, tayin, nasıp.
BÜTÜNLEMEK
Eksiksiz duruma getirmek, tamamlamak. Ufak, bozuk paraları büyük para durumuna getirmek.
BAĞLAMAK
Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.
ATIK
Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.
BAĞIMLAŞMAK
Bir şeye veya bir kimseye tamamen bağımlı olmak.
BÜSBÜTÜN
İyiden iyiye, iyice, tamamen, tamamıyla, temelli.
BÜTÜNLENMEK
Bütünleme işine konu olmak, ikmal edilmek, tamamlanmak.
AYRIM
Ayırma işi, tefrik. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark. Alt bölüm. Ayrılma noktası.
BİLEŞİM
Bileşme işi. İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturma, terkip. Bileşme sonucu oluşan cisim. Bir maddenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı.
AMPÜTASYON
Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.
BİTİRMEK
Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak. Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek. Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak.