TAMİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tami" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. tami ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tami ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tami olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

TAMİNDİRGEME

10 harfli kelimeler

TAMİRCİLİK

9 harfli kelimeler

TAMİRHANE

8 harfli kelimeler

TAMİZLOH

7 harfli kelimeler

TAMİLCE, TAMİRAT, TAMİRCİ

5 harfli kelimeler

TAMİK, TAMİL, TAMİM, TAMİR

4 harfli kelimeler

TAMİ

Bazı kelimelerin anlamları

TAMİ

Fındık kümesi : Tamiler çok. Bir ocaklık çay bitkisi, çay kümesi.

TAMİK

Derinleştirme.

TAMİRAT

Onarım.

TAMİRCİLİK

Tamircinin işi.

TAMİRHANE

Genellikle teknik araçların onarıldığı yer.

TAMİNDİRGEME

Bir önermeyi eşdeğeri olan tamindirgenmiş bir önermeye dönüştürme işlemi.

TAMİZLOH

Damızlık.

TAMİRCİ

Bir şeyi onaran kimse. Onarım yapılmış olan yer.

TAMİLCE

Tahminen.

TAMİL

Tahammül.

TAMİM

Genelge, sirküler. Genelleştirme. Genelleme.

TAMİR

Onarma, onarım. Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma.

  -   -   -  

Anlamında TAMİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GÖNCÜ

Ham veya işlenmiş deri satan kimse. Ayakkabı tamircisi.

ONARIMCI

Onarma işini yapan kimse, tamirci.

DOMATES

Patlıcangillerden, yaprakları tüylü, çiçekleri salkım durumunda, vitamince zengin bir bitki (Lycopersion esculentum). Bu bitkinin yenilen kırmızı veya yeşil ürünü.

ONARIM

Onarma işi, tamirat, tamir. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapma, ilk durumuna getirme, restore etme. Tarihî eser niteliği taşımayan yapıların onarılması, renovasyon.

ONARTMAK

Onarma işini birine yaptırmak, tamir ettirmek.

ONARMAK

Bozulmuş, eskimiş olan bir şeyi düzeltip işler veya kullanılır duruma sokmak, işe yarar duruma getirmek, tamir etmek. İşlenen bir kusuru, yapılmış olan bir yanlışlığı giderecek veya önleyecek davranışlarda bulunmak. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapmak, ilk duruma getirmek, restore etmek.

LENFATİZM

Vitamin azlığından veya lenf boğumlarının hacminin artmasından doğan, derinin aşırı beyazlığı, tenin çok yumuşak olması, ayaklarda şişme ve boyundaki bezlerde büyüme vb. belirtilerle kendini gösteren bir hastalık.

GENELLEMEK

Varlıklar veya olaylar arasındaki benzerlik bağıntılarını bir düşüncede toplamak, tamim etmek, belirlemek karşıtı.

GENELLEME

Genellemek işi. Bir işlemin sonucu olan genel kavram, yargı, bilim yasası veya kuram. Zihnin genel düşünceler yapması işlemi veya özelden genele geçiş, tamim.

KİVİ

Kivigillerden, Yeni Zelanda'da yaşayan, kanatları küt olduğu için uçamayan, bacakları güçlü bir kuş, apteriks (Apteryx australis). Kahverengi tüylü kabuğu soyularak yenen yeşil renkli, sulu, C vitamini bakımından zengin meyve.

PANCAR

Ispanakgillerden, vitamince zengin bir bitki (Beta vulgaris). Bu bitkinin şeker elde edilen kalın ve etli kökü.

KALAFAT

Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi. Aşağısı dar, yukarısı geniş bir tür yeniçeri başlığı. Onarma, tamir etme. Osmanlı Devleti'nde vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık.

KÖŞKER

Yemenici, ayakkabı tamircisi.

GENELGE

Yasa ve yönetmeliklerin uygulanmasında yol göstermek, herhangi bir konuda aydınlatmak, dikkat çekmek üzere ilgililere gönderilen yazı, tamim, sirküler.

ONARIMCILIK

Bozulmuş olan nesneleri onarıp yararlı bir duruma getirme, tamircilik.

İSKORBÜT

C vitamini eksikliğinden ileri gelen ve dermansızlık, zayıflık, diş etlerinin iltihabı vb. belirtilerle kendini gösteren hastalık.

BERİBERİ

Genellikle Afrika ve Uzak Doğu ülkelerinde B vitamini eksikliğinden ileri gelen bir hastalık.

KOMPLEKS

Karmaşık. Karmaşa. Vitamin ya da proteinlerin oluşturduğu bileşik. Karmaşıklık, karmaşa. Karmaşık. Aynı ekonomik etkinliği gerçekleştiren sanayinin tesisler bütünü, kuruluşlar bütünü.

GENELLEŞTİRME

Genel duruma getirme. Tek tek veya özel durumlardan genel bir yasanın, önermenin çıkarılması, tamim.

BAĞDAT

"Karnını doyurmak" anlamındaki Bağdat'ı tamir etmek deyiminde geçen bir söz.