Kelimeler arşivi içinde; sonunda "spon" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu spon ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında spon olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde spon olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SPON
Değirmen çarkına suyun kuvvetli vurmasını sağlayan içi delik 25-30 cm. uzunluğunda ağaç parçası.
Bu bölümde tanımı içerisinde SPON geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KENDİLİĞİNDEN
İnsan eliyle ekilmeden yetişen, hudayinabit. Dış etkilerin zorlaması olmadan iç sebeplerle oluşan. İradesiz olarak gerçekleşen (hareket), spontane. (ke'ndiliğinden) Başka şeylerin etkisi olmaksızın, kendi kendine, bizatihi.
SPONGİYOSÖL
Süngerlerin boşluk sistemi. Sponjiyosöl.
SPONDİLALJİ
Omurga ağrısı, spondilodinya.
ABİYOGENEZ
Hayatın kökeni olarak canlıların cansızlardan meydana gelmesi; mikroorganizmaların ve yüksek organizmaların birdenbire cansızlardan meydana geldiğini ileri süren teori. Spontane generasyon. Hayatın kökeni olarak canlıların cansızlardan meydana geldiğini savunan teori, spontan jenerasyon, spontan nesil. Canlıların kendiliğinden cansızlardan oluştuğunu ileri süren teori, spontane jenerasyon teorisi.
SPONGİYOBLAST
Keratinli süngerlerde spongin meydana getiren hücre. Nörogliya hücrelerinin ve omuriliğin çevresine ışınsal uzanan telleri veren embriyonik epitel hücreleri. Sponjiyoblast. Embriyoda nöral tüpün gelişiminde ependim ve astrositler olarak bilinen nörogliya hücrelerinin öncü hücresi. Süngerlerde spongin meydana getiren göze.
KLAMİDYOZ
Genellikle Salmonidae familyasına ait balık türlerinde, Klamidyaların neden olduğu, vücut yüzeyinde ve solungaçlarda şeffaf veya beyazımsı küçük kistlerin oluşması, aşırı mukus salgılanmasıyla ortaya çıkan, kronik ve spontan bir enfeksiyon, Epiteliyokist, Epiteliyokist enfeksiyonu.
SPONJİYOBLAST
Keratinli süngerlerde spongin meydana getiren hücre, spongiyoblast.
SPONİGİOZİTİS
Penis korpus spongiyozumunun yangısı.
SPONDİLODİNYA
Spondilalji.
CAMGÖZGİLLER
Balıklar (Pisces) sınıfının, köpek balıkları (Selachii) takımının, halkalı omurlular (Cyclospondyli) alt takımından, anüs yüzgeçleri bulunmayan, doğurarak çoğalan, sırtları kül rengi olan türleri içine alan bir familya. Köpek balıklarından anüs yüzgeçleri bulunmayan, doğurarak çoğalan, sırtları kül rengi olan türleri içine alan bir familya. (Squalidae),gibi türleri vardır.
ALTIYARIKLIGİLLER
(Hexanchidae), Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının köpekbalıkları (Selachii) takımının çift-omurlular (Diplospondyli) alt-takımına giren bir familyası. Solungaçları 6-7 çifttir. Çoğu taşıldır.
ANLIK
Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.
KAVERNİTİS
Peniste korporora kavernoza veya korpus spongiyozum'un yangısı.
SPONJİYOSÖL
Süngerlerde vücut içi boşluğu, spongiyosöl.
HARHARİYASGİLLER
Balıklar (Pisces) sınıfının, köpek balıklan (Selachii) takımının, yıldız omurlular (Asterospondyli) alt takımından, solungaç yarıkları ve dişleri küçük, derileri saydam olan, doğuran, bütün denizlerde yaşayan bir familya. Harhariyas (Carcharhinus lamia), pamuk balığı (Carcharias glauca) türleri iyi bilinir. (Carchariidae, anlamdaş. Galeidae, pamuk balığı (Carcharias glauca) türleri iyi bilinir.
KENDİLİĞİNDENLİK
Dıştan bir belirleme ile değil, kendi kendine gerçekleşen etkinlik, spontaneizm.
DESTEKLEYİCİ
Bilim, sanat, kültür veya spor alanlarında yapılacak herhangi bir etkinliğin maddi yönünü üstlenen kimse veya kurum, sponsor. Destekleyen.
ATRİYUM
Tunikatlarda ve sefalokordatlarda bulunan iki ana boşluktan yutağı çeviren boşluk. Basit süngerlerde vücut iç boşluğunun (spongosöl) diğer adı. S. Böceklerde sağmalardan meydana gelen ve trakeaya uzanan genişlemiş timpanal boşluk. Yüreğin ön iki odası. Kulakçık. (Mimarlık) Eski Roma evlerinde etrafı odalarla çevrili, üstü açık, ortasında havuz bulunan avlu, içavlu, a. bk. avlu, içavlu. Trematod ve sestodlarda genital organların kanallarının açıldığı çukur bölüm. Ön oda, ön boşluk. Kulakçık.