SAHİP ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sahip" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. sahip ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sahip ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sahip olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SAHİPLENEBİLMEK

14 harfli kelimeler

SAHİPLENDİRMEK, SAHİPLENEBİLME

13 harfli kelimeler

SAHİPLENDİRME

11 harfli kelimeler

SAHİPLENMEK, SAHİPSİZLİK

10 harfli kelimeler

SAHİPKIRAN, SAHİPLENME

8 harfli kelimeler

SAHİPLİK, SAHİPSİZ

7 harfli kelimeler

SAHİPLİ

5 harfli kelimeler

SAHİP

Bazı kelimelerin anlamları

SAHİP

Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

SAHİPKIRAN

Güçlü ve üstün hükümdar.

SAHİPLENME

Sahiplenmek işi.

SAHİPLİK

Sahip olma durumu. Kendisinin olan bir şeyi yasa çerçevesi içinde dilediği gibi kullanabilme hakkını taşıma durumu, iyelik, mülkiyet.

SAHİPLENEBİLMEK

Sahiplenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SAHİPLENDİRME

Sahiplendirmek işi.

SAHİPSİZLİK

Sahipsiz olma durumu.

SAHİPLENDİRMEK

Sahiplenme işini yaptırmak.

SAHİPSİZ

Kimsenin malı olmayan, iyesiz. Koruyucusu, gözeteni bulunmayan.

SAHİPLENEBİLME

Sahiplenebilmek işi.

SAHİPLENMEK

Bir şeye sahip çıkmak. Korumak, arka çıkmak, gözetmek.

SAHİPLİ

Bir kimsenin malı olan. Koruyucusu, gözeteni bulunan.

  -   -   -  

Anlamında SAHİP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAHİP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AEROBİK

Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için tempolu müzik eşliğinde yapılmış olan bir jimnastik türü.

ANANESİZ

Geleneğe sahip bulunmayan.

BAĞDAŞIK

Birbirlerine benzer karakterlere veya yapıya sahip parça veya birimlerden oluşan (bütün veya topluluk), mütecanis, homojen.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

BÜCÜR

Ufak tefek ve kısa boylu (kimse). Yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan.

CEBELİ

Osmanlı Devleti'nde, savaş sırasında tımar, zeamet sahiplerinin dirlikleri oranına göre yanlarında götürmekle yükümlü bulundukları atlı asker. Aynı dönemde illerdeki atlı inzibat kuvveti.

BAĞDAŞTIRMACILIK

Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.

ASHAP

Sahipler. Sahabe.

DEĞER

Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

BALATA

Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.

EHİL

Bir işte yetkili olan, bir işi yapan, erbap. Sahip. Karı kocadan her biri, eş. Topluluk, cemaat.

EL

Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Ülke, yurt, il. Kez, defa. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Oba, aşiret. Sahiplik, mülkiyet. İskambil oyunlarında oynama sırası.

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

CEBEL

Sahipsiz, boş toprak. Ekilmemiş tarla, ekime elverişli olmayan yer. Dağ.

BENİMSEME

Benimsemek işi, sahip çıkma, tesahup.

BENİMSEMEK

Bir şeyi kendine mal etmek, sahip çıkmak, kabullenmek, tesahup etmek. Bir şeye, birine bağlanmak, ısınmak.

EDİNMEK

Kendini bir şeye sahip kılmak, kendine sağlamak, elde etmek, iktisap etmek.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

CİN

Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık. Akıllı, zeki, uyanık kimse. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü, ardıç rakısı. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.

BİRİKİM

Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.