Kelimeler arşivi içinde; başında "rod" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. rod ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu rod ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde rod olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
RODANOMETRİ
RODENTİSİT, RODEOCULUK, RODOKROZİT
RODENSİYA
RODOPSİN
RODEOCU, RODİZİT
RODYUM
RODAJ, RODEO, RODİT, RODOL
RODA, RODO
ROD
ROD
Yunanca kırmızı anlamına gelen bir ön ek.
RODEOCULUK
Rodeocu olma durumu.
RODEO
Bir binicinin yabani at, sığır veya boğa üzerinde durabilmesine dayanan Amerikan oyunu.
RODOL
Fotoğraçılıkta görüntünün meydana çıkartılmasında geliştirici olarak kullanılan metil-p-aminofenol.
RODOPSİN
Omurgasızlarda ve omurgalı retinasında çubuk hücrelerinde bulunan, ışığa duyarlı, en fazla 500 nm absorbsiyonlu, kırmızı mor pigment. Işığa maruz kalınca ayrışan, opsin proteini ve A vitaminin aldehitinden (retinal) oluşur. Görme purpuru, eritropsin. Gözdeki ağ tabakanın çubuk hücrelerinde bulunan ve görme mekanizmasında rol oynayan pigment.
RODANOMETRİ
Yağların absorpsiyon değerlerini tayin etmek için serbest siyanojenin kullanımı. Tiyosiyanometri; Gümüş, civa ve benzerleri tayininde tiyosiyanat çözeltileri ile yapılan titrasyon.
RODO
Yunanca kırmızı anlamına gelen bir ön ek.
RODOKROZİT
Mineral. (MnCO; metalimsi olmayan parıltı, pembe; çizgi ak; sertlik 3.5-4.5, özgül ağırlık 3.3-3.6; hekzagonal.).
RODAJ
Alıştırma.
RODYUM
Atom numarası 45, atom ağırlığı 102, 91, yoğunluğu 12,33 olan, 1970° C'de eriyen, gümüş renginde, sert, kırılgan bir element (simgesi Rh).
RODİZİT
Beyaz veya yeşil, doğal kalsiyum borat.
RODİT
Rodyum altını, %57-66 Au, %34-43 Rh içeren bir doğal alaşım.
RODEOCU
Rodeo yapan kimse.
RODENTİSİT
Fare, sıçan ve diğer kemiricileri kontrol etmek için kullanılan biyosidal ürünlerin genel adı. Hemen tümü insan ve hayvanlar için de zehirli etki gösterir.
RODENSİYA
Kemiriciler.
RODA
Yöntemine uygun düzgün sarılmış halat yumağı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ROD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PRODÜKTÖRLÜK
Prodüktörün işi.
KANAT
Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Balıklarda yüzgeç. Angıç. Yan, taraf. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
ÜRETİCİ
Üretimle uğraşan kimse, yetiştirici, müstahsil, prodüktör, tüketici karşıtı. Üretim sağlayan.
ŞAKŞAKÇI
Bir kimseyi veya onun yaptığı her şeyi doğru bularak öven ve başkalarına da kabul ettirmeye çalışan kimse, alkışçı, zilli bebek. Para karşılığında alkış tutan kimse, goygoycu. Özellikle tiyatroda oyunu alkışlamak için parayla tutulan kimse.
MELODRAM
Yunan trajedilerinde koro başı ile bir oyuncu arasında geçen şarkılı diyalog. Çağdaş tiyatroda, duygusal ve acıklı olaylara dayalı bir oyun türü. Oyuncuların müzik eşliğinde sahneye girip çıktıkları bir oyun türü. Acıklı, dokunaklı.
TRÜK
Sinema veya tiyatroda teknik ustalıkla yapılmış olan gösteri.
YAPIMCI
Bir şeyin yapılmasında, ortaya konulmasında, gerçekleştirilmesinde emeği geçen kimse veya kuruluş. Bir filmin çevrilişiyle ilgili bütün yönetim işlerini üzerine alan, sermayesini veren kimse, prodüktör. Radyo, sinema programları düzenlemekle görevli kimse, programcı.
PARADİ
Bir tiyatroda en üst balkon.
KARADUL
Sokması büyük acı veren, iri, esmer, zehirli örümcek (Latrodectus mactans).
ÇOĞALTMA
Çoğaltmak işi, teksir, fazlalaştırma, ziyadeleştirme. Bir sanat eserinin aslına uygun olarak yapılmış olan taklidi, reprodüksiyon.
KOSTÜM
Ceket, pantolon ve bazen de yelekten oluşan erkek takım giysisi. Sinema ve tiyatroda rol gereği giyilen kıyafetlerin genel adı. Çoğunlukla sokakta giyilmek için dikilmiş kadın giysisi.
YAPIM
Yapma işi, inşa, imal, konstrüksiyon. Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü, prodüksiyon. Özümleme. Ham maddeyi el veya makine ile işleyerek mal üretme, imal.
KUYRUKLULAR
Omurgalı hayvanlardan, amfibyumlar sınıfının, vücut ve kuyrukları uzun, bacakları zayıf, birçok semender türünü içine alan bir alt takımı, urodel.
GÖSTERİ
İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
FON
Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.
TRUP
Aynı tiyatroda çalışan oyuncular topluluğu.
ÜRETKENLİK
Üretken olma durumu. Verilen emeğe ve yapılmış olan masrafa oranla üretilen miktar, ürün verme gücü, prodüktivite.
ALLEGRETTO
Allegrodan biraz daha ağır bir biçimde (çalınarak).
DENİZİNEĞİ
Amerika ve Afrika'nın tropikal kıyı sularında yaşayan, 2-3 metre boyunda deniz memelisi (Hydrodamalis gigas).