PARE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "pare" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. pare ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu pare ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pare olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

PARENŞİMULA, PARETEKİYUM

10 harfli kelimeler

PARENTERAL

9 harfli kelimeler

PARENKİMA, PARESTEZİ

8 harfli kelimeler

PARENKİM

7 harfli kelimeler

PAREZİS

4 harfli kelimeler

PARE

Bazı kelimelerin anlamları

PARE

Parça, kısım. Tane, adet.

PARESTEZİ

Herhangi bir vücut bölgesinde otonom sinir sistemi dengesizliğine bağlı olarak gelişen geçici his yokluğunun eşlik ettiği uyuşma ve karıncalanma hâli.

PARETEKİYUM

Alg gövdesinde açılıp kapanabilir boşluk.

PARENŞİMULA

Boşluğu jelatinimsi bir bağ dokusu ile dolu olan, kamçılı bir sünger larvası. Boşluğu jelatinimsi bir bağ dokusuyla dolu olan kamçılı bir sünger larvası.

PARENTERAL

Sindirim kanalı dışında diğer bir yolla. Bir maddenin vücuda sindirim yolu dışında damar içi, kas içi veya deri altı yolla verilmesi.

PAREZİS

Yarı felç.

PARENKİM

Dağınık bir biçimde organize olmuş hücre ve iplikçik kitlesi. Yassı solucanlarda kas tabakasıyla bağırsak arasında bulunan çeşitli hücrelerden oluşmuş sert doku. Bir organın zemin dokusu. Organın esas veya işlevsel elemanları.

PARENKİMA

İnce duvarlı, nispeten farklılaşmamış hücrelerden oluşan, yapı ve görevi değişebilen, yumuşak bitki dokusu. Özek dokusu, parankima. Yassı solucanlarda kas tabakası ile bağırsak arasında bulunan çeşitli hücrelerden oluşmuş sert doku. 3.Bir organın zemin dokusu. İnce duvarlı, nispeten farklılaşmamış hücrelerden oluşan, yapı ve görevi değişebilen, yumuşak bitki dokusu. Yassı solucanlarda kas tabakasıyla bağırsak arasında bulunan çeşitli hücrelerden oluşmuş sert doku. Bir organın zemin dokusu, parankim, parankima, paranşima.

  -   -   -  

Anlamında PARE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PARE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HEMİPLEJİ

Vücudun bir yarımında görülen felç, hemiparalizis, hemiparezi .

HEPARİN

Evcil hayvanların ak ve kara ciğerlerinden elde edilen ve kanın pıhtılaşmasını önleyen madde. Kan pıhtılaşmasını önleyen, tromboz hâllerinin tedavisinde kullanılan ve özellikle karaciğerde bol miktarda bulunan doğal bir madde. Yapıca, asidik mukopolisakkarit nitelikteki glikozaminoglikan zincirlerinin bir karışımı olan, fizyolojik olarak masthücreleriile kandaki bazofiller tarafından salınan ve sığır akciğeri ve domuz ince bağırsağından saflaştırılarak elde edilen, kanda normalde etkisiz bir biçimde bulunan antirombin 3 adlı bileşiği etkinleştirmesi sonucunda tüm pıhtılaşma faktörlerinin baskılanmasına bağlı olarak pıhtılaşmanın önlenmesini sağlayan, sindirim kanalından emilmediği için sadece parenteral yolla kullanılan sülfatlanmış glikozaminoglikan yapısında bir bileşik. Karaciğerde ve diğer bazı dokularda bulunan bir madde olup trombin meydana gelmesini ya da çalışmasını önler.

HEPATOM

Karaciğer tümörü. Karaciğer parenkim hücrelerinden gelişen herhangi bir tümör. Karaciğer parenkim hücrelerinden gelişen kötücül tümör, hepatosellüler karsinom.

DORSOVENTRAL

Dorsalden ventrale doğru yer alan. Palizat parenkimasının yaprağın sadece bir tarafında bulunduğu yaprak tipi.

ÇIRNIK

Küçük boyda kayık. Üç flok yelkeni bulunan, iki yüz tona kadar olabilen, tek ve yekpare direkli yelkenli. Bir çeşit tahterevalli. Serçeye benzer bir çeşit kuş. Taşlı yol, patika. İki başı eğri balıkçı veya tahıl kayığı. Küçük dere. İnce ağaçlı sık orman. Küçük boyda tek ve yekpare direkli, üçgen biçiminde üç yelkeni bulunan ve 200 tona kadar kapasiteli yelkenli gemi. Kayık, sandal. Sinop şehri, Gerze ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

HEPATOZİS

Karaciğer parenkiminin dejeneratif hastalığı. Karaciğerin herhangi bir işlevsel bozukluğu.

NEFROSKLEROZİS

Parenkim kaybı ve nedbe dokusu oluşumu nedeniyle böbreklerin küçülmesi, böbrek büzüşmesi. İyileşme ve rejenerasyonla sonuçlanmayan bütün böbrek lezyonlarını takiben oluşur.

KLORENKİMA

Yaprak sünger dokusunda ve gövde kabuk bölgesinde bulunan, fotosentez yapabilme yeteneğinde olan kloroplâstlı parenkima dokusu.

HEPATOSİT

Karaciğerin temel işlevsel parenkim hücresi.

MALLORYCİSİMCİĞİ

Karaciğer parenkim hücrelerinde oluşan, hiyalin özelliğinde, pembe renkli, oval sitoplazmik inklüzyon cisimciği.

ÇISTİH

Yüzü yekpare, altı kösele, yanları lastikli pabuç.

OFELİMİTE

Vilfredo Pareto tarafından fayda yerine kullanılan kavram.

NEFROLİZ

Böbrek parenkimasının erimesi, hücrelerin yıkılması.

EPİTEM

Bitkilerde stomayı andıran açıklığın hemen altında ince çeperli, bol hücreler arası boşluklu, kloroplâstsız, kütinleşmiş hücrelerle ya da kaspari şeritleri ile de kuşatılabilen parenkimatik doku.

MALLORYHİYALİNİ

İnsanlarda alkolizm ve kimi karaciğer hastalıklarında karaciğer parenkim hücrelerinde pembe renkli yuvarlak-oval birikim.

AMADEYİ

Bir cümlenin içine sözdizimi bakımından kendisine bağlı, olmıyarak katılan, başka bir cümle, söz veya kelime. "Bütün dostları (zâten onun pek dostu da yoktu) kendisini bırakıverdiler" gibi., (ARADEYİLİ, Parenthétique).

MEZOFİL

Yaprakta alt ve üst epidermisler arasında kalan, genellikle fotosentez yapan, yaprağın iç parenkiması. Yaprakta alt ve üst epidermisleri arasında kalan, genellikle fotosentez yapan, yaprağın iç parenkiması. Ilık ortamı seven.

MAZALYA

Pareketalarda bedenin başına bağlanan zeminde kancaların yatmasına imkân ve ağlarda veya paraketalarda av aletinin zeminde kalmasını, hareket etmemesini sağlayan 20 kg kadar ağırlığa sahip olan beton ve taş ağırlık, ayak taşı.

KANOİD

Belli bir düzleme parelel olan ve belli bir eğriyi kesen doğruların kümesi.

FASİOLOİDİOZİS

Sığır ve öteki otçullarda dev karaciğer kelebeği Fascioloides magna'nın neden olduğu ve karaciğer parenkiminde şiddetli tahribat oluşumuyla belirgin hastalık, Halk dilinde kelebek.