Kelimeler arşivi içinde; başında "ort" olan, toplam 197 adet kelime bulunmaktadır. ort ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ort ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ort olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ORTALIKTEKERLEĞİ, ORTHOMYSOVİRİDAE, ORTOPOKSVİRÜSLER
ORTAÇOKDEĞİRMEN, ORTAHACIAHMETLİ, ORTOPANKROMATİK
ORTAKLAŞACILIK, ORTAKLAŞTIRMAK, ORTALAYABİLMEK
ORTAKENTYAHŞİ, ORTAKLAŞTIRMA, ORTAKYAŞARLIK, ORTALAYABİLME, ORTONORMALLİK
ORTABAYINDIR, ORTAFATMACIK, ORTAGEDİKLER, ORTAKALDIRIM, ORTAKARAÖREN, ORTAKDARACIK, ORTAKDEĞİŞİM, ORTAKLAŞALIK, ORTALAMASINA, ORTOGONALLİK, ORTOKROMATİK, ORTOZOONOZİS
ORTABEREKET, ORTAÇİMAĞIL, ORTAHEMEDAN, ORTAKARABAĞ, ORTAKLAŞACI, ORTAKLAŞMAK, ORTAKYAŞAMA, ORTAMANDIRA, ORTAÖĞRENİM, ORTAÖĞRETİM, ORTASANDIĞI, ORTASARIBEY, ORTASÖĞÜTLÜ, ORTODOKSLUK
ORTAÇAKMAK, ORTAHARMAN, ORTAKBÖLEN, ORTAKÇILIK, ORTAKKALAN, ORTAKLAŞIM, ORTAKLAŞMA, ORTAKYAPIM, ORTAKYAŞAR, ORTALATMAK, ORTOFOSFAT, ORTOPEDİST, ORTOTERAPİ
ORTABAĞIŞ, ORTABAHÇE, ORTABOĞAZ, ORTABÖLME, ORTABUCAK, ORTABURUN, ORTAÇANAK, ORTAÇAVUŞ, ORTAÇEŞME, ORTADAMLA, ORTADİREK, ORTADURAK, ORTAGEÇİT, ORTAHİSAR, ORTAIRMAK, ORTAKAVAK, ORTAKAYIK, ORTAKIŞLA, ORTAKLAMA, ORTAKLAŞA, ORTAKONAK, ORTAKONUŞ, ORTAKORAN, ORTAKSAMA, ORTALAMAK, ORTALATMA, ORTALIKÇI, ORTALIKTA, ORTANCALI, ORTANCILI, Devamını Oku »»
ORTAAĞAÇ, ORTAALAN, ORTAAYAK, ORTACALA, ORTACAMİ, ORTAÇALI, ORTAÇLIK, ORTADÜZÜ, ORTAGÖZE, ORTAKALE, ORTAKAPI, ORTAKENT, ORTAKKAT, ORTAKLAR, ORTAKLIK, ORTALAMA, ORTALAYI, ORTALICA, ORTAMALI, ORTANCIL, ORTANKÖY, ORTAOKUL, ORTAÖREN, ORTASEKİ, ORTASÖKÜ, ORTATEPE, ORTAYAZI, ORTODOKS, ORTOGNAT, ORTOKLAZ, Devamını Oku »»
ORTABAĞ, ORTABAZ, ORTABÜK, ORTACIK, ORTACIL, ORTAÇAT, ORTAÇAY, ORTAGLİ, ORTAGÜZ, ORTAĞUL, ORTAHCİ, ORTAHÇI, ORTAKCI, ORTAKÇA, ORTAKÇI, ORTAKLI, ORTAKLU, ORTAKOL, ORTAKÖY, ORTAKÜM, ORTALAM, ORTALAR, ORTALIH, ORTALIK, ORTALOH, ORTALUH, ORTANCA, ORTANCI, ORTANUL, ORTAOBA, Devamını Oku »»
ORTACA, ORTACI, ORTADA, ORTAĞI, ORTALA, ORTALI, ORTAÖZ, ORTARA, ORTASU, ORTMAK, ORTUNÇ, ORTUYA
ORTAÇ, ORTAĞ, ORTAH, ORTAK, ORTAM, ORTAN, ORTAY, ORTEZ, ORTMA, ORTOK, ORTOZ, ORTUN, ORTUT
ORTA, ORTO, ORTU
ORT
ORT
Ateş, od.
ORTAÇOKDEĞİRMEN
Ordu ili, Kumru ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ORTONORMALLİK
Ortonormal olma özelliği.
ORTOPOKSVİRÜSLER
Poxviridae ailesinin Chordopoxvirinae alt ailesinde yer alan, bünyesinde insan ve sığır çiçeğine neden olan virüsleri de bulunduran bir virüs cinsi.
ORTAKLAŞTIRMA
Ortaklaştırmak işi, kolektifleştirme.
ORTAHACIAHMETLİ
Kırşehir şehri, Çiçekdağı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ORTABAYINDIR
Çankırı ili, Orta ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ORTAKYAŞARLIK
Ortakyaşar olma durumu.
ORTALIKTEKERLEĞİ
Çam ağacından tek parça olarak yapılmış, çevresi demir çemberli tekerlek.
ORTOPANKROMATİK
Duyarkatı ortopankromatik olan film.
ORTHOMYSOVİRİDAE
Grip virüslerinin dahil olduğu, 80-200 nm büyüklüğünde, çok iplikli sarmal RNA içeren (iplik), kılıf üzerindeki çıkıntıları kırmızı kan hücrelerinin aglütinasyonuna sebep olan bir familya.
ORTAKENTYAHŞİ
Muğla şehri, Ortakent bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ORTALAYABİLME
Ortalayabilmek işi.
ORTALAYABİLMEK
Ortalama imkânı veya olasılığı bulunmak.
ORTAKLAŞACILIK
Üretim araçlarından kişisel sahipliği kaldırıp ortak kullanmayı ve toplum içinde her türlü harekette ortak davranışı savunan öğreti, kolektivizm.
ORTAKLAŞTIRMAK
Ortak duruma getirmek, kolektifleştirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ORT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
AÇINSAMAK
Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
AKORTLATMA
Akortlatmak işi.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AJAN
Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
AKORTLAMAK
Akort etmek.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
AKORTLANMA
Akortlanmak işi.
AKORTLAMA
Akortlamak işi.
AÇIKLANAN
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AKORTLANMAK
Akortlama işi yapılmak.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.