Sonu ONLAR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "onlar" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. Sonu onlar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında onlar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde onlar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

MİKROKOTİLEDONLAR

16 harfli kelimeler

KAPİTULASİYONLAR

15 harfli kelimeler

FLOROKİNOLONLAR, NİTROZOKETONLAR, LABİRENTODONLAR

14 harfli kelimeler

HİDROKARBONLAR

13 harfli kelimeler

TRANSPOZONLAR, ŞİLOMİKRONLAR, NÖROHORMONLAR, KİLOMİKRONLAR

12 harfli kelimeler

SENTROKONLAR

11 harfli kelimeler

ELEKTRONLAR

10 harfli kelimeler

KARADONLAR, SİLİKONLAR, KİNOLONLAR

9 harfli kelimeler

İZOTONLAR, HORMONLAR, HİSTONLAR, HADRONLAR, AMAZONLAR

8 harfli kelimeler

ŞALONLAR, FOTONLAR

5 harfli kelimeler

ONLAR

Bazı kelimelerin anlamları

ONLAR

Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak. O şahıs zamirinin çokluk biçimi.

MİKROKOTİLEDONLAR

Kısrakta fetüs gelişiminde koryon kesesinin endometriyumla birlikte yaptığı mikroplasentomlar.

NİTROZOKETONLAR

-COC=NOH- grubunu içeren bileşiklerin genel adı.

ELEKTRONLAR

Negatif elektrik yük birimini taşıyan ve bütün atomların çekirdeklerinin çevresinde bulunan parçacıklar.

NÖROHORMONLAR

Salgılandıkları yerlerden uzaktaki hücreler üzerine etki eden, beyinde, nörosekresyon hücreleri tarafından salgılanan hormonlar. Nörohümor.

SİLİKONLAR

Köpük önleyiciler.

ŞİLOMİKRONLAR

Besinlerdeki triaçilgliserolleri dokulara taşıyan, protein ve fosfolipit tabakasıyla suda çözünür duruma getirilmiş triaçilgliserollerin büyük bir damlacığından oluşmuş bir plazma lipoproteini.

LABİRENTODONLAR

(Labyrinthodonta), takımına giren ve karboniferde yaşayıp bugün soyu tükenmiş olan türleri kapsayan bir bölüm İri, yassı başlı, ağır vücutlu, semendere benzeyen hayvanlardı. İki yaşamlılardan (Amphibia) sınıfının, zırhlı başlılar (Stegocephali) takımından, eski devirlerde yaşamış ve bugün soyu tükenmiş, iri, yassı başlı, semendere benzeyen hayvanlar.

KİLOMİKRONLAR

Plâzmada ve diğer vücut sıvılarında bulunan ve bağırsaktan yağ dokusuna kolesterol, triasil gliseritler ve diğer lipitlerin taşınmasını sağlayan küçük lipoprotein parçacıktarı. Besin kaynaklı trigliseritleri taşıyan, büyük moleküllü lipoproteinler.

KİNOLONLAR

Florokinolonlar.

KAPİTULASİYONLAR

Osmanlı hükümdarlarının, kendi ülkeleri içinde yabancılara tanıdıkları özel haklar ve ayrıcalıklar.

TRANSPOZONLAR

Bakterilerde bulunan hareketli genetik elementler. İnsersiyon dizileri, kompozit transpozonlar ve Tn3 transpozonlar olmak üzere üç tipte görülür.

HİDROKARBONLAR

Metan, alkan veya etilen gibi sadece hidrojen ve karbon içeren maddeler.

FLOROKİNOLONLAR

Bakteriler üzerindeki etkilerini, DNAjiraz enzimini baskılayıp bölünmelerini engelleyerek ölümlerine neden olmak suretiyle gösteren, genel olarak vücut pH'sında ve yağda iyi çözünemeyen, zayıf bazik nitelikte, gram pozitif ve negatif bakteriler üzerine etkili, brusella ve mikobakteriler gibi hücre içerisine giren bakteriler üzerine de etkili, makrofajlarda interlökin I üretimini artırarak bağışıklık sistemi üzerine olumlu yönde etki gösteren, dağılım hacimleri oldukça yüksek ve özellikle insanlarda dirençli suş oluşumuna neden olduğundan dolayı hâlen ülkemizde sütü tüketilen hayvanlarda kullanımı yasaklanmış, ABD'de ise gıda değeri olan tüm hayvanlarda kullanımı yasak olan ve içerisinde enrofloksasin, danofloksasin, siprofloksasin, ofloksasin ve benzerleri birçok etken maddeyi bulunduran antibiyotik grubu, kinolonlar.

SENTROKONLAR

Koksidiyaların hücre bölünmesi boyunca çekirdek zarında oluşan çıkıntılar.

KARADONLAR

Muğla kenti, Ortaca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında ONLAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ONLAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİLÜVİYUM

Bugünkü ırmakların Dördüncü Çağdan kalma en eski alüvyonları.

AMAZON

Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san. Ata binen kadın.

BEYAZLATICI

Dokunan kumaşların renk tonlarını açan veya beyazlatan ve kumaşlar üzerindeki lekeleri gideren (kimse). Daha beyaz duruma getiren kimyasal madde.

ALKAN

Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin.

BİLEZİK

Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.

BETATRON

Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir araç.

BÜTAN

Metal bidonlar içinde az bir basınç altında sıvılaşan, yakıt olarak yararlanılan HC formülündeki hidrokarbür gazı.

BİRADER

Erkek kardeş. "Ey dost, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Masonların birbirlerine verdikleri ad.

BÜVE

Genellikle sığırlara saldıran, onların kanını emen, vızıltılarıyla tedirginlik yaratan sokucu sinek, büğelek, dızdız (Hypoderma bovis).

DİFENBAHYA

Yapraklarının güzelliği nedeniyle sera ve salonlarda yetiştirilen bir süs bitkisi.

ALKARISI

Lohusalara musallat olarak onları boğduğuna inanılan görüntü, çarşamba karısı.

CİNCİ

Cin çağırma, onlarla konuşma vb. iddialarla geçimini sağlayan (kimse).

BARBEKÜ

Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.

ÇAVUŞ

Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.

CAZGIR

Güreşecek olan pehlivanları yüksek sesle izleyicilere tanıtan ve dua okuyarak onları alana süren kimse. Fitneci.

DEKADAN

XIX. yüzyıl sonlarında Fransa'da natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçı. Edebiyatta, sanatta yozlaşma, gerileme.

ÇÜRÜKÇÜL

Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan (bitki ve organizmalar), saprofit.

DİFERANSİYEL

Dönemeçlerde otomobilin iki arka tekerleğinin ayrı hızla dönmesini sağlayan bir dişli aygıt. Özellikle fonksiyonların değişmeleriyle ilgili matematik dalı.

CANKURTARAN

Hasta veya yaralı taşımaya uygun hazırlanmış özel araç, ambulans. Havuz veya plajda yüzme bilmeyenleri uyaran ve tehlike anında onları kurtaran kimse.

BALKON

Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar ya da parmaklıkla çevrili bölümü. Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat.