Sonu NAKA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "naka" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu naka ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında naka olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde naka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

DAHANAKA

7 harfli kelimeler

AHANAKA, HORNAKA, İHİNAKA

6 harfli kelimeler

SANAKA, SINAKA, TANAKA, TONAKA, ZANAKA

4 harfli kelimeler

NAKA

Bazı kelimelerin anlamları

NAKA

Tavuk yavrusu, civciv.

ZANAKA

Paylama, cezalandırma.

SINAKA

Atasözü.

İHİNAKA

İşte.

DAHANAKA

İşte, orada, şurada.

TANAKA

1.Dolgun, iri yapılı. 2.Büyük kafalı, anlayışsız (çocuk): Ah tanaka ah, bişiyden çakmazsın.

TONAKA

1.Büyük, iri: Hey, tonaka kafalı oğlan! 2.Büyük aşık kemiği, sığırların aşık kemiği.

SANAKA

Atasözü. Masal, öykü.

HORNAKA

Bahçe duvarlarının altından geçen su yolu.

AHANAKA

İşte, orada, hemen şurada, bu.

  -   -   -  

Anlamında NAKA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CEDELLEŞMEK

Tartışmak, münakaşa etmek, becelleşmek, cebelleşmek. Uğraşmak, çabalamak, becelleşmek, cebelleşmek.

ŞARKI

Tonlama değişiklikleriyle çeşitli duygular uyandıran uyumlu, ezgili insan sesleri dizisi. Divan edebiyatında, bestelenmek için dörtlükler biçiminde ve uyaklı olarak yazılmış olan şiir biçimi. Klasik Türk müziğinde aşk üzerine söylenen, nakaratı ve ara nağmesi olan parça. Ezgi, müzik parçası, melodi, liet.

MEYAN

Meyan kökü. Şarkıların makam geçişlerinin yapıldığı ve melodik hareketin nakarata bağlandığı bölüm. Ara, orta.

ADALAMAK

Münakaşa etmek, tartışmak. Bir yerin etrafı yağmur sulariyle dolarak ada haline gelmek.

TARTIŞMAK

Bir konu üzerinde, birbirine ters olan görüş ve inançları karşılıklı savunmak. Güreşte karşı karşıya durum alıp elle birbirini yoklayarak rakibin zayıf yanlarını aramak. Karşılıklı ağır sözler söyleyerek çekişmek, münakaşa etmek.

DONAKALMA

Donakalmak durumu.

MÜNAZAA

Ağız kavgası, çekişme, münakaşa. İki taraf arasındaki kavga, düşmanlık.

ULAŞTIRMA

Ulaştırmak işi. İnsanların, malların, haberlerin ulaşmasını sağlayan işlerin ve araçların tümü, münakalat. Orduda malzeme ve personel taşıma işlerini sağlayan sınıf.

BAŞKEMER

(Mimarlık) Bir anakapının silmeli ve süslü kemeri.

AYTIŞMAK

Atışmak, tartışmak, münakaşa etmek. Halk şairleri belli bir ayak çerçevesinde karşılıklı atışmak.

CEDEL

Tartışma, çekişme, münakaşa etme.

ULAŞIM

Ulaşma işi. Köyler, şehirler, ülkeler arasında bir yerden bir yere gidiş geliş, münakale, muvasala, temas. Bir şeyi bir yerden başka bir yere aktarma.

TARTIŞMA

Birbirine karşıt düşünceleri karşılıklı savunma. Karşılıklı ağır sözler söyleyerek yapılmış olan çekişme, atışma, ağız dalaşı, dil dalaşı, dil kavgası, ağız kavgası, münakaşa. Bir sorun üzerine sözle veya yazılı olarak karşılıklı, bazen de sertçe savunma.

KAVUŞTAK

Nakarat.

TAŞLAŞMAK

Taş durumuna gelmek. Çok şaşırarak bir şey yapamaz, konuşamaz duruma gelmek, donakalmak.

NAKARATSIZ

Nakaratı olmayan.

NAKARATLI

Nakaratı olan.

CEDDALE

Münakaşa, ağız kavgası.

CENKLEŞMEK

Savaşmak. Atışmak, çekişmek, münakaşa etmek.

MÜNAKAŞALI

Münakaşası olan, içinde veya üzerinde münakaşa edilen.