Kelimeler arşivi içinde; başında "naka" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. naka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu naka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde naka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NAKARATSIZ
NAKARATLI
NAKARAT
NAKAVT
NAKAM, NAKAT
NAKA
NAKA
Tavuk yavrusu, civciv.
NAKARAT
Bir şarkıda her kıtadan sonra tekrarlanan ve bestesi değişmeyen parça, kavuştak. Bir şiirin içinde iki veya daha çok kez tekrarlanan bölüm. Çok sık tekrarlanan, bundan dolayı bıkkınlık vererek önemini yitiren söz.
NAKAT
Tarlaları sulamak için büyük su arkından suyun bölündüğü yerler. Odun parçası.
NAKAVT
Boks maçında yumruk etkisiyle yere düşen ve on saniye içinde kalkıp devam edemeyen oyuncunun yenilmesi durumu.
NAKARATLI
Nakaratı olan.
NAKARATSIZ
Nakaratı olmayan.
NAKAM
Yer altı yolu.
Bu bölümde tanımı içerisinde NAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MÜNAZAA
Ağız kavgası, çekişme, münakaşa. İki taraf arasındaki kavga, düşmanlık.
CENKLEŞMEK
Savaşmak. Atışmak, çekişmek, münakaşa etmek.
CEDEL
Tartışma, çekişme, münakaşa etme.
TAŞLAŞMAK
Taş durumuna gelmek. Çok şaşırarak bir şey yapamaz, konuşamaz duruma gelmek, donakalmak.
MÜNAKAŞALI
Münakaşası olan, içinde veya üzerinde münakaşa edilen.
DONAKALMA
Donakalmak durumu.
CEDELLEŞMEK
Tartışmak, münakaşa etmek, becelleşmek, cebelleşmek. Uğraşmak, çabalamak, becelleşmek, cebelleşmek.
TARTIŞMA
Birbirine karşıt düşünceleri karşılıklı savunma. Karşılıklı ağır sözler söyleyerek yapılmış olan çekişme, atışma, ağız dalaşı, dil dalaşı, dil kavgası, ağız kavgası, münakaşa. Bir sorun üzerine sözle veya yazılı olarak karşılıklı, bazen de sertçe savunma.
CINGIŞMAK
Münakaşa etmek.
ULAŞIM
Ulaşma işi. Köyler, şehirler, ülkeler arasında bir yerden bir yere gidiş geliş, münakale, muvasala, temas. Bir şeyi bir yerden başka bir yere aktarma.
CEDDALE
Münakaşa, ağız kavgası.
TARTIŞMAK
Bir konu üzerinde, birbirine ters olan görüş ve inançları karşılıklı savunmak. Güreşte karşı karşıya durum alıp elle birbirini yoklayarak rakibin zayıf yanlarını aramak. Karşılıklı ağır sözler söyleyerek çekişmek, münakaşa etmek.
ŞARKI
Tonlama değişiklikleriyle çeşitli duygular uyandıran uyumlu, ezgili insan sesleri dizisi. Divan edebiyatında, bestelenmek için dörtlükler biçiminde ve uyaklı olarak yazılmış olan şiir biçimi. Klasik Türk müziğinde aşk üzerine söylenen, nakaratı ve ara nağmesi olan parça. Ezgi, müzik parçası, melodi, liet.
KAVUŞTAK
Nakarat.
AYTIŞMAK
Atışmak, tartışmak, münakaşa etmek. Halk şairleri belli bir ayak çerçevesinde karşılıklı atışmak.
BAŞKEMER
(Mimarlık) Bir anakapının silmeli ve süslü kemeri.
ULAŞTIRMA
Ulaştırmak işi. İnsanların, malların, haberlerin ulaşmasını sağlayan işlerin ve araçların tümü, münakalat. Orduda malzeme ve personel taşıma işlerini sağlayan sınıf.
ÇENDELEŞMEK
Çekişmek, münakaşa etmek. Tartışmak.
ADALAMAK
Münakaşa etmek, tartışmak. Bir yerin etrafı yağmur sulariyle dolarak ada haline gelmek.
MEYAN
Meyan kökü. Şarkıların makam geçişlerinin yapıldığı ve melodik hareketin nakarata bağlandığı bölüm. Ara, orta.