MESEL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "mesel" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. mesel ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu mesel ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mesel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

MESELESİZLİK

9 harfli kelimeler

MESELESİZ

8 harfli kelimeler

MESELELİ, MESELEME

6 harfli kelimeler

MESELA, MESELE

5 harfli kelimeler

MESEL

Bazı kelimelerin anlamları

MESEL

Örnek alınacak söz. Eğitici hikâye ya da masal. Atasözü.

MESELESİZLİK

Sorunsuzluk.

MESELESİZ

Sorunsuz.

MESELA

Söz gelişi.

MESELEME

Sorun. Olay.

MESELELİ

Sorunlu.

MESELE

Sorun. Problem. Güç iş.

  -   -   -  

Anlamında MESEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MESEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HİMBİRLİK

Gizli sözleşme: Ali ile Hasan bu meselede himbirlikli görülüyorlar.

GÖLEMEK

Asma dalını kütüğünden koparmadan, köklenmek üzere yere gömmek, daldırmak: ,Şu asmanın dalını kışın göleyelim. Hayvanlar çiftleşmek istemek. Çapa ile çukur açarak sebze ekmek. Su toplanmak. Bir şeyin önüne geçmek, engel olmak: Ahmed'in önünü gölemeseler Ali'yi döğecekti.

SORUNSUZ

Sorunu olmayan, meselesiz, problemsiz.

BİŞMEK

Olgunlaşmak (meyve). Yanmak. Çözülmek, yoluna konmak: Aramızdaki o mesele artık bişti. Pişmek. Eski türkçe biçmek: biçmek. Eski türkçe bışmek: pişmek. Biçmek. Pişmek pişirilmek.

GAYLE

Arapça kökenli gâile: İş, sıkıntı, mesele. Gaile, üzüntü.

SORUNLU

Sorunu olan, meseleli, problemli.

PROBLEM

Teoremler veya kurallar yardımıyla çözülmesi istenen soru, mesele. Sorun. Davranışları normal olmayan ve özel olarak eğitilmesi gereken (kimse).

MASLAHAT

İş, önemli iş, mesele. Erkeklik organı.

ATASÖZÜ

Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel.

BELET

Kılavuz, yol gösteren kimse. Bilen, tanıyan, vâkıf: İstanbul'a belet değilim. Bilinen, belli, öğrenilen, bellenmiş: Mesele balet oldu. Yüksek, yüce. Kılavuz. Bilet. Fransızca kökenli bilet: bilet; Milli Piyango bileti.

SIKINTI

İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.

IŞIYANKENT

Ünlü Fransız kentbilimcisi Le Corbusier'nin önerdiği, birçok oturma birimlerinin kümesel bir biçimde oluşturduğu, 25 hektar büyüklüğündeki alana yayılan, kentte yaşayanları uygarlığın gürültüsünden ve taşıt dolaşımının, alışverişin yarattığı kalabalıktan korumayı amaçlayan yerleşme türü.

HELEMME

Ya anlamında bağlaç: Sen öyle dedin helemme, mesele böyle değil.

DAVE

Dava. Mesele.

SORUN

Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem. Sıkıntı veren durum, dert.

İÇDÖNME

Aynı özdecik içindeki kimi parçaların birbirlerine göre yaptıkları dönmesel devinim.

KÜMECİLOYUN

Kümesel gidiş ya da sorunları gerçek yaşam ve eylem koşulları içinde gözlemek ya da çözümlemek üzere oyun yordamına başvuran ve ilgili küme üyelerine günlük olay ve ilişkileri oynamak üzere üstlenceler yükleyen gözlem ve çözümleme yordamı. bk. bireycil oyun.

SORUNSUZLUK

Sorunsuz olma durumu, meselesizlik, problemsizlik.

GOGULDAŞMAK

Bir mesele üzerinde konuşmak.

GÜNLEM

Bir gazete veya derginin günlük meselelerden kısaca bahseden köşesi (GÜNLEMCİ, Chroniqueur).