KISI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kısı" olan, toplam 55 adet kelime bulunmaktadır. kısı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kısı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kısı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KISITLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

KISITLAYABİLME, KISIRLAŞTIRMAK

13 harfli kelimeler

KISIRGALANMAK, KISIRLAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

KISITSIZLIK, KISIRGANMAK, KISIRKANMAK, KISIRLANMAK, KISIRLAŞMAK, KISITLANMAK, KISITLAYICI

10 harfli kelimeler

KISITLAMAK, KISITLANIŞ, KISITLANMA, KISIRLAŞMA, KISITLAYIŞ, KISITLILIK, KISIRGANMA, KISIRGAMAK, KISIVERMEK, KISINTISIZ, KISINTILIK, KISIMLAMAK

9 harfli kelimeler

KISITLAMA, KISIVERME, KISIMLAMA, KISIRKAYA, KISINTILI

8 harfli kelimeler

KISIKLIK, KISINMAK, KISIKTAŞ, KISIRLAR, KISIMLIK, KISIRGAN, KISIRLIK, KISILMAK

7 harfli kelimeler

KISIKLI, KISIKÇA, KISILIŞ, KISILMA, KISITLI, KISICAK, KISIMIK, KISIMUK, KISINMA, KISIRIK, KISINTI

6 harfli kelimeler

KISIRU

5 harfli kelimeler

KISIK, KISIR, KISIM, KISIT, KISIŞ

4 harfli kelimeler

KISI

Bazı kelimelerin anlamları

KISI

Acı, sıkıntı: Yaratan, kısıda olanlara yardım eder.

KISIRLAŞTIRMAK

Üreme organlarını ameliyatla döl veremez duruma getirmek, hadım etmek.

KISIRLAŞTIRMA

Kısırlaştırmak işi, vasektomi. Hayvanlarda, özellikle erkeklerde eşey organlarının çıkarılması ya da faaliyetini bir süre durdurmak için gereken işlemin yapılması. Kastrasyon. Erkekte hayvanlarda testislerin, dişi hayvanlarda ise yumurtalıkların ameliyatla çıkarılması veya diğer bir yöntemlerle görev yapamaz hâle getirilmesi, eneme, hadım etme, iğdiş etme, kastrasyon. (karşılık: kastrasyon),Ameliyatla eşeylik organlarını çıkartıp eşeylik bezlerinin gelişmesine engel olma.

KISITSIZLIK

Başkalarına, görüşlerini belirtme ve seçim yapmalarında olanak sağlayan tutum.

KISITLAYICI

Bir veri kümesinde dış koşullar nedeniyle konulan sınırlama, Eş anlamlısı: kısıt. Verilen bir sorunda aranan çözümün sağlaması gereken ek koşul.

KISIRGANMAK

Esirgeyip bir şeyi vermekten çekinmek.

KISIRGALANMAK

Esirgemek, bir şeyi vermekten çekinmek.

KISIRLANMAK

Oyalanmak.

KISIRKANMAK

Kıskanmak.

KISIRLAŞMAK

Kısır duruma gelmek.

KISITLAYABİLMEK

Kısıtlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

KISITLANMA

Kısıtlanmak işi.

KISITLANMAK

Kısıtlama işi yapılmak.

KISITLAYABİLME

Kısıtlayabilmek işi.

KISITLANIŞ

Kısıtlanma işi.

KISITLAMAK

Önceden verilmiş olan hak ve hürriyetlerin sınırlarını daraltmak, tahdit etmek. Sınırlamak, daraltmak. Birini yasal yoldan mallarını kullanmaktan yoksun bırakmak, kısıt altına almak, hacir altına almak.

  -   -   -  

Anlamında KISI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KISI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASKICI

İşlenecek kumaşlar üzerine kalıplara resim basan kimse. Kısıtlayan. Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AKSAM

Kısımlar.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

BASIK

Basılmış, yassılaşmış. Çok yüksek olmayan, alçak. Kısık.

ARMATÜR

Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım. Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası.

ASLIK

Kısır olan (kadın veya dişi hayvan).

ATKILI

Atkısı olan.

BAŞLIK

Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.

AKROMEGALİ

Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.

AKTÖR

Erkek oyuncu. Herhangi bir olayda etkisi veya katkısı olan kimse.

BASKISIZ

Hak ve özgürlükleri kısıtlanmamış. Terbiyesiz, ahlaksız. Disiplinsiz.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

BAŞIBOŞ

Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan. (başı'boş) Kendi isteğine göre, hiçbir etki altında kalmadan. (başı'boş) Yönetimsiz, baskısız, denetimsiz bir biçimde. Bağlanmamış, serbest bırakılmış.

AYET

Kur'an surelerini oluşturan kısımlardan her biri.

ALVEOL

Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

AKAMET

Kısırlık, verimsizlik. Başarısızlık, sonuçsuzluk.

BASKILI

Baskısı olan.

ASKILI

Askısı olan.