Sonu KIRIN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kırın" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kırın ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kırın olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kırın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KIRIN

Oyun, raks.

  -   -   -  

Anlamında KIRIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIRIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KIRINMA

Kırınmak işi.

ALALANMAK

Dağlarda yer yer kar erimek: Ketir kırının karı alalanmış.

İSKARTO

Yapağı kırıntısı.

PARÇACIK

Küçük parça, kırıntı. Elektron, proton, nötron gibi atomu oluşturan parçaların her biri, partikül.

TOPRAK

Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

PUDİNG

Meyve, bisküvi vb. ile yapılmış olan bir tür sütlü tatlı. Çakıl ve taş kırıntılarının kendi kendine çimentolaşmasından oluşmuş kütle.

MICIR

Yol yapımında kullanılan taş kırıntısı, mucur. Bir şeyin işe yaramayan bölümü. Kömür kırıntısı, mucur.

KIRICI

Kırma işini yapan. Senet, tahvil, bono ve süresi gelmemiş alacaklarla ilgili alışveriş veya işlem yapan kimse veya kuruluş. Bir şeyin gerektiği gibi gelişmesini, oluşmasını önleyen, engelleyen. Kaba, sert, çevresindekileri inciten (davranış, söz vb.). Kırınım oluşturan.

KEPEK

Un elendikten sonra, elek üstünde kalan kabuk kırıntıları. Bazı deri hastalıklarında deriden dökülen parçacıklar. Başın derisinde oluşan küçük, beyaz pulcuklar.

KIRINTILI

Kırıntısı olan, kırıntılardan oluşmuş.

OVMAÇ

Hamuru ovalayarak yapılmış olan kırıntılarla pişirilmiş çorba. Taze tarhana.

BREŞ

Doğal çimento ile lavlı, kavkılı, kabuklu, kemikli kırıntıların kaynaşmasıyla oluşmuş kütle. Bir yapay mermer türü.

KALKOLİTİK

Bakırın kullanılmaya başlamasıyla nitelenen (tarih öncesi dönem).

ALKONGİEN

Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (Kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.).

KIRIK

Kırılmış olan. Fay. Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Tam nota göre düşük olan (not). Kemiğin bir etki ile kırılması. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Kırıntı. Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın. Gücenmiş, üzgün. Bir şeyin kırılan yeri. Melez.

BAKIRLAŞMAK

Bakır rengini almak, rengi bakırın rengine benzemek.

GÜMÜŞÇÜN

Püskül kuyruklulardan, eski kitap sayfalarında, döşeme aralıklarında, şekerli maddeler ve tahta kırıntıları yiyerek yaşayan, vücutları küçük pullarla örtülü, kanatsız böcek (Lepisma saccharina).

SAVRUNTU

Savrulurken dökülen kırıntı.

MOLOZ

Toprak ve kireçle karışık taş kırıntıları, yapı döküntüsü, inşaat atığı. Değersiz, işe yaramaz (şey veya kimse).

DİFRAKSİYON

Kırınım.