KIRIŞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kırış" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. kırış ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kırış ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kırış olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KIRIŞIKSIZLIK

12 harfli kelimeler

KIRIŞIVERMEK, KIRIŞIKLILIK

11 harfli kelimeler

KIRIŞTIRMAK

10 harfli kelimeler

KIRIŞIKLIK, KIRIŞTIRMA, KIRIŞIKSIZ

9 harfli kelimeler

KIRIŞIKLI, KIRIŞOĞLU

8 harfli kelimeler

KIRIŞGON, KIRIŞGAN, KIRIŞTAK, KIRIŞKAL, KIRIŞKIN, KIRIŞLAR, KIRIŞMAK

7 harfli kelimeler

KIRIŞIK, KIRIŞMA, KIRIŞKA, KIRIŞAK, KIRIŞGI

5 harfli kelimeler

KIRIŞ

Bazı kelimelerin anlamları

KIRIŞ

Ahlat kurusu. Tarlalardaki su yolu. Pis, çirkin, pasaklı. Gurur. Güreş : Buğalar kırışıyor bakalım. Keçi ve koyun güreşi. Kene : Kırışlı hayvanların derileri delik deşiktir. Çatı. Savaş, harp.

KIRIŞIKSIZ

Kırışığı olmayan.

KIRIŞTAK

Teneke parçası : Şuraya bir kırıştak asıver. Topaç.

KIRIŞIVERMEK

Uyuyuvermek.

KIRIŞIKLI

Kırışığı olan.

KIRIŞGON

Orta yürüyüşlü : Ahmet'in atı kırışgondur.

KIRIŞLAR

Çankırı şehri, Belören nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KIRIŞIKSIZLIK

Kırışıksız olma durumu.

KIRIŞIKLILIK

Kırışıklı olma durumu.

KIRIŞIKLIK

Kırışık olma durumu. Kırışmış olan yer, kırışık. Kırışık olan yüzeyin durumu.

KIRIŞTIRMAK

Kırışmasına sebep olmak. Karşı cinsten biriyle yakın ilişkide bulunmak.

KIRIŞTIRMA

Kırıştırmak işi.

KIRIŞOĞLU

Kastamonu şehri, Kuzyaka nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KIRIŞKAL

Gaziantep kenti, Sakçagöz nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KIRIŞKIN

Asık yüzlü. Kendini beğenmiş, mağrur.

KIRIŞGAN

İyi dövüşen öküz.

  -   -   -  

Anlamında KIRIŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIRIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FERYAT

Haykırış, çığlık.

KIRIŞMAK

Bir yüzeyin düzgünlüğü bozulmak, kırışık oluşmak. Karşılıklı kırmak. Bahse tutuşmak. Pazarlık etmek. Bir şeyi eşit olarak paylaşmak.

BURUŞMAK

Düzgünlüğü bozulmak, üzerinde kırışık ve katlamalar oluşmak. Tiksinmek, hoşlanmamak. Ağızda kekrelik duymak.

HAT

Çizgi. Yazı. Yüzü biçimlendiren çizgi ya da kırışıklık. Savunma veya saldırma amacıyla bir araya getirilmiş asker dizisi. Elektrik akımı taşıyan tel veya kablo sistemi. Biçim. Kanal. Sınır. Ulaşım sağlayan bir taşıtın uğradığı yerlerin bütünü, yol, geçek.

KIRIŞMA

Kırışmak işi. Genellikle aşırı ölçüde kurutucu kullanılması veya boyanın çok kalın uygulanması sonucunda yüzeyde buruşukluk oluşması.

BERHAY

Feryat, acı acı bağırış, haykırış, çığlık, ağıt. Derebeyi, mütegallibe, zorba. Serseri, avare.

GERGİN

Gerilmiş durumda olan. Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt). Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki). Huzursuz, sinirli.

BERİHAY

Feryat, acı acı bağırış, haykırış, çığlık, ağıt.

CUMURLAMAK

Buruşturmak, kırıştırmak. Yoğurmak. Çimdiklemek. Saklambaç oyununda kaleye el vurmak.

BÜZNÜK

Kuyruk sokumu, anüs. Sıkılgan. Örselenmiş, kırışmış.

BANGU

Haykırış, bağırış. Gök gürültüsü. Yankı.

BURUŞUKLUK

Buruşuk olma durumu. Ciltte oluşmuş kırışık.

ANRAŞMAK

Birlikte homurtulu ses çıkarmak, haykırışmak.

BÜZÜŞMEK

Büzülerek alan hacmini küçültmek, kırışmak. İlişmek. Kasılmak.

ÇATLAMAK

Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek. Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

CIMCIKLAMAK

Tırmalamak. Ezmek. Kırıştırmak. Çimdiklemek.

KIRIŞIK

Kırışmış olan. Kırışmış yer, kırışıklık. Deride esnekliğin kaybolmasından oluşan kıvrım.

PUDRA

Bazı mineral ürünlerin karışımı ile elde edilen, cildi korumak, düzgün ve güzel göstermek veya kırışıklıkları, pürüzleri gizlemek amacıyla yüze ve tene sürülen, kokulu ince toz.

BÜZÜŞÜK

Büzülerek yüzey veya hacmi küçülmüş olan, büzüşmüş. Kırışık.