Sonu KIRIŞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kırış" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kırış ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kırış olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kırış olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

FIŞKIRIŞ, HAYKIRIŞ, HIÇKIRIŞ

5 harfli kelimeler

KIRIŞ

Bazı kelimelerin anlamları

KIRIŞ

Ahlat kurusu. Tarlalardaki su yolu. Pis, çirkin, pasaklı. Gurur. Güreş : Buğalar kırışıyor bakalım. Keçi ve koyun güreşi. Kene : Kırışlı hayvanların derileri delik deşiktir. Çatı. Savaş, harp.

HIÇKIRIŞ

Hıçkırma işi.

HAYKIRIŞ

Haykırma işi. Haykırma sesi.

FIŞKIRIŞ

Fışkırma işi.

  -   -   -  

Anlamında KIRIŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIRIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANRAŞMAK

Birlikte homurtulu ses çıkarmak, haykırışmak.

KIRIŞTIRMAK

Kırışmasına sebep olmak. Karşı cinsten biriyle yakın ilişkide bulunmak.

GERGİN

Gerilmiş durumda olan. Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt). Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki). Huzursuz, sinirli.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

KIRIŞIKLIK

Kırışık olma durumu. Kırışmış olan yer, kırışık. Kırışık olan yüzeyin durumu.

KIRIŞMA

Kırışmak işi. Genellikle aşırı ölçüde kurutucu kullanılması veya boyanın çok kalın uygulanması sonucunda yüzeyde buruşukluk oluşması.

BERİHAY

Feryat, acı acı bağırış, haykırış, çığlık, ağıt.

FERYAT

Haykırış, çığlık.

BURUŞMAK

Düzgünlüğü bozulmak, üzerinde kırışık ve katlamalar oluşmak. Tiksinmek, hoşlanmamak. Ağızda kekrelik duymak.

KIRIŞMAK

Bir yüzeyin düzgünlüğü bozulmak, kırışık oluşmak. Karşılıklı kırmak. Bahse tutuşmak. Pazarlık etmek. Bir şeyi eşit olarak paylaşmak.

BANGU

Haykırış, bağırış. Gök gürültüsü. Yankı.

PUDRA

Bazı mineral ürünlerin karışımı ile elde edilen, cildi korumak, düzgün ve güzel göstermek veya kırışıklıkları, pürüzleri gizlemek amacıyla yüze ve tene sürülen, kokulu ince toz.

BÜZÜŞMEK

Büzülerek alan hacmini küçültmek, kırışmak. İlişmek. Kasılmak.

HAT

Çizgi. Yazı. Yüzü biçimlendiren çizgi ya da kırışıklık. Savunma veya saldırma amacıyla bir araya getirilmiş asker dizisi. Elektrik akımı taşıyan tel veya kablo sistemi. Biçim. Kanal. Sınır. Ulaşım sağlayan bir taşıtın uğradığı yerlerin bütünü, yol, geçek.

KIRIŞIK

Kırışmış olan. Kırışmış yer, kırışıklık. Deride esnekliğin kaybolmasından oluşan kıvrım.

ÇATLAMAK

Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek. Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak.

BÜZÜŞÜK

Büzülerek yüzey veya hacmi küçülmüş olan, büzüşmüş. Kırışık.

KIRIŞIKLI

Kırışığı olan.

BURUŞUKLUK

Buruşuk olma durumu. Ciltte oluşmuş kırışık.

BERHAY

Feryat, acı acı bağırış, haykırış, çığlık, ağıt. Derebeyi, mütegallibe, zorba. Serseri, avare.