Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kırış" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kırış ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kırış olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kırış olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KIRIŞ
Ahlat kurusu. Tarlalardaki su yolu. Pis, çirkin, pasaklı. Gurur. Güreş : Buğalar kırışıyor bakalım. Keçi ve koyun güreşi. Kene : Kırışlı hayvanların derileri delik deşiktir. Çatı. Savaş, harp.
HIÇKIRIŞ
Hıçkırma işi.
HAYKIRIŞ
Haykırma işi. Haykırma sesi.
FIŞKIRIŞ
Fışkırma işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIRIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANRAŞMAK
Birlikte homurtulu ses çıkarmak, haykırışmak.
KIRIŞTIRMAK
Kırışmasına sebep olmak. Karşı cinsten biriyle yakın ilişkide bulunmak.
GERGİN
Gerilmiş durumda olan. Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt). Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki). Huzursuz, sinirli.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
KIRIŞIKLIK
Kırışık olma durumu. Kırışmış olan yer, kırışık. Kırışık olan yüzeyin durumu.
KIRIŞMA
Kırışmak işi. Genellikle aşırı ölçüde kurutucu kullanılması veya boyanın çok kalın uygulanması sonucunda yüzeyde buruşukluk oluşması.
BERİHAY
Feryat, acı acı bağırış, haykırış, çığlık, ağıt.
FERYAT
Haykırış, çığlık.
BURUŞMAK
Düzgünlüğü bozulmak, üzerinde kırışık ve katlamalar oluşmak. Tiksinmek, hoşlanmamak. Ağızda kekrelik duymak.
KIRIŞMAK
Bir yüzeyin düzgünlüğü bozulmak, kırışık oluşmak. Karşılıklı kırmak. Bahse tutuşmak. Pazarlık etmek. Bir şeyi eşit olarak paylaşmak.
BANGU
Haykırış, bağırış. Gök gürültüsü. Yankı.
PUDRA
Bazı mineral ürünlerin karışımı ile elde edilen, cildi korumak, düzgün ve güzel göstermek veya kırışıklıkları, pürüzleri gizlemek amacıyla yüze ve tene sürülen, kokulu ince toz.
BÜZÜŞMEK
Büzülerek alan hacmini küçültmek, kırışmak. İlişmek. Kasılmak.
HAT
Çizgi. Yazı. Yüzü biçimlendiren çizgi ya da kırışıklık. Savunma veya saldırma amacıyla bir araya getirilmiş asker dizisi. Elektrik akımı taşıyan tel veya kablo sistemi. Biçim. Kanal. Sınır. Ulaşım sağlayan bir taşıtın uğradığı yerlerin bütünü, yol, geçek.
KIRIŞIK
Kırışmış olan. Kırışmış yer, kırışıklık. Deride esnekliğin kaybolmasından oluşan kıvrım.
ÇATLAMAK
Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek. Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak.
BÜZÜŞÜK
Büzülerek yüzey veya hacmi küçülmüş olan, büzüşmüş. Kırışık.
KIRIŞIKLI
Kırışığı olan.
BURUŞUKLUK
Buruşuk olma durumu. Ciltte oluşmuş kırışık.
BERHAY
Feryat, acı acı bağırış, haykırış, çığlık, ağıt. Derebeyi, mütegallibe, zorba. Serseri, avare.