Kelimeler arşivi içinde; başında "kırın" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. kırın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kırın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kırın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KIRINTILAŞTIRMA
KIRINTILI
KIRINMAK
KIRINGI, KIRINIM, KIRINMA, KIRINTI
KIRIN
KIRIN
Oyun, raks.
KIRINGI
Bulutlu hava.
KIRINTILI
Kırıntısı olan, kırıntılardan oluşmuş.
KIRINIM
Işık, ses ve radyoelektrik dalgalarının karşılaştığı bazı engelleri dolanarak geçmesi olayı, difraksiyon.
KIRINMAK
Yürürken salınmak. Oynamak, raks etmek.
KIRINTILAŞTIRMA
Granül durumuna getirme.
KIRINMA
Kırınmak işi.
KIRINTI
Bir şeyden ayrılan küçük parça. Eser, iz, belirti. Kurumak için kesilip yerde bırakılan odun. Küçük kalıntı.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIRIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAKIRLAŞMAK
Bakır rengini almak, rengi bakırın rengine benzemek.
KALKOLİTİK
Bakırın kullanılmaya başlamasıyla nitelenen (tarih öncesi dönem).
BREŞ
Doğal çimento ile lavlı, kavkılı, kabuklu, kemikli kırıntıların kaynaşmasıyla oluşmuş kütle. Bir yapay mermer türü.
MOLOZ
Toprak ve kireçle karışık taş kırıntıları, yapı döküntüsü, inşaat atığı. Değersiz, işe yaramaz (şey veya kimse).
KEPEK
Un elendikten sonra, elek üstünde kalan kabuk kırıntıları. Bazı deri hastalıklarında deriden dökülen parçacıklar. Başın derisinde oluşan küçük, beyaz pulcuklar.
SAVRUNTU
Savrulurken dökülen kırıntı.
PUDİNG
Meyve, bisküvi vb. ile yapılmış olan bir tür sütlü tatlı. Çakıl ve taş kırıntılarının kendi kendine çimentolaşmasından oluşmuş kütle.
ALKONGİEN
Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (Kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.).
ALALANMAK
Dağlarda yer yer kar erimek: Ketir kırının karı alalanmış.
PARÇACIK
Küçük parça, kırıntı. Elektron, proton, nötron gibi atomu oluşturan parçaların her biri, partikül.
GÜMÜŞÇÜN
Püskül kuyruklulardan, eski kitap sayfalarında, döşeme aralıklarında, şekerli maddeler ve tahta kırıntıları yiyerek yaşayan, vücutları küçük pullarla örtülü, kanatsız böcek (Lepisma saccharina).
ANKIR
Muhit, çevre, taraf: Aradığın hayvan ankırında.
TOPRAK
Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.
DİFRAKSİYON
Kırınım.
İSKARTO
Yapağı kırıntısı.
CENGER
Kalaysız bakır eşya. Güreş. Yemeği yapılan yaban enginarı, kenger otu. Kalaysız bakır. Kalayı gitmiş bakır kap. Oksitlenmiş bakırın yeşil pası (Çayağzı).
KIRICI
Kırma işini yapan. Senet, tahvil, bono ve süresi gelmemiş alacaklarla ilgili alışveriş veya işlem yapan kimse veya kuruluş. Bir şeyin gerektiği gibi gelişmesini, oluşmasını önleyen, engelleyen. Kaba, sert, çevresindekileri inciten (davranış, söz vb.). Kırınım oluşturan.
MICIR
Yol yapımında kullanılan taş kırıntısı, mucur. Bir şeyin işe yaramayan bölümü. Kömür kırıntısı, mucur.
KIRIK
Kırılmış olan. Fay. Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Tam nota göre düşük olan (not). Kemiğin bir etki ile kırılması. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Kırıntı. Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın. Gücenmiş, üzgün. Bir şeyin kırılan yeri. Melez.
OVMAÇ
Hamuru ovalayarak yapılmış olan kırıntılarla pişirilmiş çorba. Taze tarhana.