KIRIN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kırın" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. kırın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kırın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kırın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KIRINTILAŞTIRMA

9 harfli kelimeler

KIRINTILI

8 harfli kelimeler

KIRINMAK

7 harfli kelimeler

KIRINGI, KIRINIM, KIRINMA, KIRINTI

5 harfli kelimeler

KIRIN

Bazı kelimelerin anlamları

KIRIN

Oyun, raks.

KIRINGI

Bulutlu hava.

KIRINTILI

Kırıntısı olan, kırıntılardan oluşmuş.

KIRINIM

Işık, ses ve radyoelektrik dalgalarının karşılaştığı bazı engelleri dolanarak geçmesi olayı, difraksiyon.

KIRINMAK

Yürürken salınmak. Oynamak, raks etmek.

KIRINTILAŞTIRMA

Granül durumuna getirme.

KIRINMA

Kırınmak işi.

KIRINTI

Bir şeyden ayrılan küçük parça. Eser, iz, belirti. Kurumak için kesilip yerde bırakılan odun. Küçük kalıntı.

  -   -   -  

Anlamında KIRIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIRIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAKIRLAŞMAK

Bakır rengini almak, rengi bakırın rengine benzemek.

KALKOLİTİK

Bakırın kullanılmaya başlamasıyla nitelenen (tarih öncesi dönem).

BREŞ

Doğal çimento ile lavlı, kavkılı, kabuklu, kemikli kırıntıların kaynaşmasıyla oluşmuş kütle. Bir yapay mermer türü.

MOLOZ

Toprak ve kireçle karışık taş kırıntıları, yapı döküntüsü, inşaat atığı. Değersiz, işe yaramaz (şey veya kimse).

KEPEK

Un elendikten sonra, elek üstünde kalan kabuk kırıntıları. Bazı deri hastalıklarında deriden dökülen parçacıklar. Başın derisinde oluşan küçük, beyaz pulcuklar.

SAVRUNTU

Savrulurken dökülen kırıntı.

PUDİNG

Meyve, bisküvi vb. ile yapılmış olan bir tür sütlü tatlı. Çakıl ve taş kırıntılarının kendi kendine çimentolaşmasından oluşmuş kütle.

ALKONGİEN

Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (Kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.).

ALALANMAK

Dağlarda yer yer kar erimek: Ketir kırının karı alalanmış.

PARÇACIK

Küçük parça, kırıntı. Elektron, proton, nötron gibi atomu oluşturan parçaların her biri, partikül.

GÜMÜŞÇÜN

Püskül kuyruklulardan, eski kitap sayfalarında, döşeme aralıklarında, şekerli maddeler ve tahta kırıntıları yiyerek yaşayan, vücutları küçük pullarla örtülü, kanatsız böcek (Lepisma saccharina).

ANKIR

Muhit, çevre, taraf: Aradığın hayvan ankırında.

TOPRAK

Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

DİFRAKSİYON

Kırınım.

İSKARTO

Yapağı kırıntısı.

CENGER

Kalaysız bakır eşya. Güreş. Yemeği yapılan yaban enginarı, kenger otu. Kalaysız bakır. Kalayı gitmiş bakır kap. Oksitlenmiş bakırın yeşil pası (Çayağzı).

KIRICI

Kırma işini yapan. Senet, tahvil, bono ve süresi gelmemiş alacaklarla ilgili alışveriş veya işlem yapan kimse veya kuruluş. Bir şeyin gerektiği gibi gelişmesini, oluşmasını önleyen, engelleyen. Kaba, sert, çevresindekileri inciten (davranış, söz vb.). Kırınım oluşturan.

MICIR

Yol yapımında kullanılan taş kırıntısı, mucur. Bir şeyin işe yaramayan bölümü. Kömür kırıntısı, mucur.

KIRIK

Kırılmış olan. Fay. Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Tam nota göre düşük olan (not). Kemiğin bir etki ile kırılması. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Kırıntı. Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın. Gücenmiş, üzgün. Bir şeyin kırılan yeri. Melez.

OVMAÇ

Hamuru ovalayarak yapılmış olan kırıntılarla pişirilmiş çorba. Taze tarhana.