Kelimeler arşivi içinde; başında "koş" olan, toplam 132 adet kelime bulunmaktadır. koş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu koş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde koş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KOŞULLANDIRILMAK
KOŞULLANDIRILMA
KOŞULLANDIRMAK, KOŞUTLAŞTIRMAK
KOŞTURABİLMEK, KOŞULLANDIRMA, KOŞUTLAŞTIRMA
KOŞTURABİLME
KOŞARGİLLER, KOŞAŞTIRMAK, KOŞTURULMAK, KOŞULLANMAK, KOŞULSUZLUK, KOŞUŞTURMAK, KOŞUTKIYILI, KOŞUTTARTIM
KOŞABİLMEK, KOŞAĞIRMAK, KOŞAMLAMAK, KOŞATLAMAK, KOŞMAPINAR, KOŞMARKELE, KOŞTURMACA, KOŞTURTMAK, KOŞTURULMA, KOŞUBOĞAZI, KOŞUKLAŞIM, KOŞUKSAMAK, KOŞUKTEKİN, KOŞULLAMAK, KOŞULLANIŞ, KOŞULLANMA, KOŞULLULUK, KOŞUMCULUK, KOŞUŞTURMA, KOŞUTÇULUK, KOŞUTYÜZLÜ, KOŞUVERMEK
KOŞABİLME, KOŞALAMAK, KOŞAMLAMA, KOŞAPINAR, KOŞATLAMA, KOŞİNİLİN, KOŞTIRMAK, KOŞTURMAK, KOŞTURTMA, KOŞUCULUK, KOŞUKLAMA, KOŞULLAMA, KOŞUTDERE, KOŞUVERME
KOŞAÇLIK, KOŞANMAK, KOŞARLAR, KOŞARMAK, KOŞINMAK, KOŞLAMAK, KOŞTURMA, KOŞUKHAN, KOŞULLAR, KOŞULLUK, KOŞULMAK, KOŞULSUZ, KOŞUNDAŞ, KOŞUŞMAK, KOŞUTLUK, KOŞUYOLU
KOŞALIK, KOŞALTI, KOŞAMAK, KOŞAMEY, KOŞİNEL, KOŞLAMA, KOŞMACA, KOŞUKÇU, KOŞUKLU, KOŞULLU, KOŞULMA, KOŞULUK, KOŞUMCU, KOŞUMLU, KOŞUNTU, KOŞUŞMA, KOŞUTAÇ, KOŞUTÇU
KOŞACA, KOŞAMA, KOŞANA, KOŞANE, KOŞENÇ, KOŞERA, KOŞGAK, KOŞKER, KOŞKOŞ, KOŞKOZ, KOŞKUŞ, KOŞMAK, KOŞMAR, KOŞNAK, KOŞNİL, KOŞŞEK, KOŞTAŞ, KOŞUCU, KOŞULU
KOŞAÇ, KOŞAF, KOŞAK, KOŞAL, KOŞAM, KOŞAN, KOŞAR, KOŞAT, KOŞER, KOŞĞA, KOŞİN, KOŞKU, KOŞMA, KOŞNİ, KOŞNU, KOŞUK, KOŞUL, KOŞUM, KOŞUN, KOŞUT
KOŞA, KOŞE, KOŞG, KOŞK, KOŞT, KOŞU
KOŞ
KOŞ
Eğerde kuyruğun altından geçirilen kayış parçası. Av tüfeği, çifte. Semerlerin ucundaki urgan bağlamağa yarayan çapraz ağaç. (Güdül Ankara).
KOŞULLANDIRILMA
Şartlandırılma.
KOŞUTLAŞTIRMA
Koşutlaştırmak işi.
KOŞUTKIYILI
Karşıt kıyıları koşut olan dörtgen.
KOŞULLANDIRILMAK
Şartlandırılmak.
KOŞAŞTIRMAK
Kavga edenleri kışkırtmak, kavgayı kızıştırmak : Sen de bu döğüşenleri ayıracağına boyuna koşaştırıyorsun.
KOŞARGİLLER
Kuşlar (Aves) sınıfının, yağmur kuşları (Charadriiformes) takımının, çamur koşarları (Limicolae) alt takımından, gagaları yay biçiminde, Kuzey Afrika ve Batı Asya çöllerinde yaşayan türlere sahip bir familya. (Cursoriidae),iyi bilinen türüdür.
KOŞULLANDIRMA
Şartlandırma.
KOŞUŞTURMAK
Bir işi izlemek veya birçok işi yapmak amacıyla sürekli olarak gidip gelmek, koşuşmak.
KOŞTURABİLMEK
Koşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KOŞUTLAŞTIRMAK
Birine koşut duruma getirmek, paralelleştirmek.
KOŞULSUZLUK
Şartsızlık.
KOŞULLANDIRMAK
Şartlandırmak.
KOŞULLANMAK
Şartlanmak.
KOŞTURULMAK
Koşma işi yaptırılmak.
KOŞTURABİLME
Koşturabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARAMAK
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
ANTİLOP
Antiloplardan, sıcak ülkelerde yaşayan, çok hızlı koşan, boynuzlu bir hayvan (Anthilopus). Bu hayvanın derisinden yapılmış.
BÖLÜNME
Bölünmek işi. Hücrelerin, belli bir büyüklüğe ulaştığında eşit bölümlere ayrılıp çoğalması. Yarışta toplu olarak koşarken birbirinden ayrılma.
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
ÇIVGAR
Çift sürmekte veya araba çekmekte olan hayvanlara yardımcı olarak koşulan hayvan.
ÇAPKIN
Geçici aşklar ve ilişkiler peşinde koşan (kimse), hovarda. Cinsellik hatırlatan. Haylaz. Okşayıcı bir seslenme sözü.
ATLETİZM
Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.
CEYLAN
Çift parmaklılardan, boynuzlugiller familyasından, çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliği ile tanınan, ince bacaklı, zarif, memeli hayvan, ahu, gazal (Gazella dorcas).
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.
ÇAPMAK
Koşturmak. Akın etmek, koşmak.
ÇEMBER
Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.
AVUÇ
Elin parmak uçlarıyla bilek arasındaki iç bölümü, apaz, hapaz, koşam. Elin yarı yumulmuş durumu.
BOŞANMAK
Karı ve koca mahkeme kararı ile birbirinden ayrılmak. Dertlerini, yakınmalarını anlatmak. Sıyrılmak, kurtulmak. Kapalı bir yerde bulunan insanlar birden dışarı çıkmak. Hayvan, başlığından, koşum takımından veya bağından kurtulmak. Baskı altında gergin duran bir şey, birden ve hızla kurtulmak. Bol bol akmak.
ALTLIK
Tabak, bardak vb. nesnelerin altına konulan şey. Hayvanların altına yayılan ot veya saman. Arabaya koşulan atların yolları kirletmemesi için kuyruğunun altına yerleştirilen torba.
CİRİT
At koşturup birbirine değnek atarak takım hâlinde oynanan oyun, cirit oyunu. Bu oyunda atılan değnek.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
BOYUNDURUK
Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.
ARANMAK
Arama işine konu olmak. Kendi kendine bir şeyler aramak. İsteklisi bulunmak. Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek. Eksikliği duyulmak. Şart koşulmak. Kendisine eş ya da sevgili aramak.