Kelimeler arşivi içinde; başında "kovu" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. kovu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kovu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kovu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KOVUŞTURMAZLIK
KOVUŞTURMAK
KOVUŞTURMA, KOVUKÇINAR, KOVUKLAŞMA, KOVUKPELİT
KOVURTMAK, KOVUKYURT
KOVUŞMAK, KOVURMAK, KOVULMAK, KOVURGEÇ, KOVUNMAK
KOVUCAK, KOVURMA, KOVUNTU, KOVULUŞ, KOVULMA, KOVUKLU, KOVUCUK
KOVUCU
KOVUK, KOVUŞ, KOVUH, KOVUZ
KOVU
KOVU
Çekiştirme, yerme, kötüleme, dedikod. Çukur ve bataklık yer. Dedikodu, yergi.
KOVUKYURT
Balıkesir şehri, Sarıbeyler nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KOVUNMAK
Övünmek.
KOVUŞMAK
İnek çiftleşmek istemek, boğaya gelmek. Koşmada yarışmak, yarış etmek, birbirini kovalamak.
KOVUŞTURMAK
Suçlu olduğu ileri sürülen biri için gerekli araştırma ve soruşturmayı yapmak, takip etmek.
KOVUCAK
Bolu kenti, Mudurnu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KOVURTMAK
Bırakmak, salmak.
KOVUŞTURMA
Kovuşturmak işi, takibat, takip.
KOVUŞTURMAZLIK
(Söz sanatı terimi) Cümlede, başlanmış bulunan bir kuruluşu bırakıp sözü başka bir kuruluşla bitirme çalımı. "O sana bu kadar iyilik etsin, sonra da ondan en ufak bir yardımı esirgemek!" gibi ki baştaki cümleye göre son parça sonra da sen ondan en ufak bir yardımı esirge! şeklinde olmalı idi.
KOVURGEÇ
Kahve kavrulan tava.
KOVURMAK
Kavurmak.
KOVUKÇINAR
Adana ilinde, Feke ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KOVULMAK
Kovma işine konu olmak veya kovma işi yapılmak.
KOVUKLAŞMA
Yenim olayı sonucu metal yüzeyin kovuk kovuk olması.
KOVUKPELİT
Sakarya şehri, Kocaali belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KOVURMA
Kavurma.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOVU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AZINTI
İşe yaramıyan ve nerden geldiği belli olmıyan, serseri. Zorba, azgın. Azıtılmış hayvan. Cinsi, soyu bozulmuş şey. Yoldan çıkmış, azmış, uslanmayan kimse. Yolundan sapmış, kovulmuş.
SEPETLENMEK
Sepetleme işi yapılmak. Bir yerden uzaklaştırılmak, kovulmak.
ŞEYTAN
Hz. Âdem'e secde etmediği için cennetten kovulan, insanları Allah'ın emirlerine karşı kışkırtan, kötülüğe yönelten cin, iblis. Kötü düşünceli, kötü niyetli kimse. Çok kurnaz, uyanık (kimse).
BARABAT
Hile, düzen, yalan. Usûl, tarz, âdap, erkân. Hamsi, sargan gibi küçük balıkları tutmakta kullanılan balık ağı: Barabatı alalım, hamsiyi saralım. Tarlakoz. Deniz kıyılarındaki kovuklarda saklanan hamsileri yakalamak için kullanılan ağ. (Zefre Espiye Giresun).
SAVCI
Devlet adına ve yararına davalar açan, kamu haklarını ve hukuku yerine getirmek üzere yargıç katında sanıkları kovuşturan görevli, müddeiumumi.
DOLGU
Bir oyuğun, bir kovuğun içine doldurulan madde. Toprak doldurma işlemi. Bu işlemin sonucu. Cevher alınmasından sonra oluşan boşlukların doldurulma işleminde kullanılan taş, toprak vb. malzeme.
BARDAKCI
Taze incir. Ağaçlarda, taş kovuklarında bardak şeklinde yuva yapan bir kuş.
AFOROZLU
Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.
ADESE
Mercek. Kovucuk.
MAĞARA
Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in. Karst bölgelerinde kireç taşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yer altı kovukları.
TAKİP
Yetişmek, yakalamak ya da bulmak amacıyla birinin arkasından gitme, izleme. Kovuşturma. Ardınca gitme veya gelme. İzinden gitme, uyma, izleme. Geri çekilmekte olan düşmanı yok etmek için yapılmış olan hareket.
KOVULMA
Kovulmak işi.
KOVUNTU
Kovulmuş kimse.
MATRUT
Kovulmuş, çıkarılmış.
İN
Yaban hayvanlarının kendilerine yuva edindikleri kovuk. Mağara. İnsan.
ENDOSKOPİ
İnsan vücudunda, organ veya kovuk içlerinin endoskopla muayenesi, iç görüm.
TAKİBAT
Kovuşturma.
AKKAYACIK
Yuvasını kayaların derin kovuklarında yapan, kanatları siyah tüylü küçük bir kuş.
MORG
Hastanelerde veya mezarlıklarda ölülerin belirli süre için saklandıkları soğuk ortam. Adliyede kovuşturmayı gerektiren olaylar sonucu veya birdenbire ve şüpheli ölümlerde, ölüm sebebinin ve ölünün kim olduğunun belirlenmesi için ölülerin konulduğu ve incelendiği yer.
ARDLAMAK
Palto, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta, omuza almak. Kovuşturmak, takip etmek. Tekrar etmek: Artık bu işi aralama.