KOTA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kota" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. kota ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kota ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kota olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KOTARABİLMEK

11 harfli kelimeler

KOTARABİLME

10 harfli kelimeler

KOTARILMAK

9 harfli kelimeler

KOTARILMA, KOTALAMAK, KOTANDÜZÜ

8 harfli kelimeler

KOTAKLIK, KOTASYON, KOTARMAK

7 harfli kelimeler

KOTANCI, KOTARAN, KOTARMA, KOTANLI, KOTAMAK

6 harfli kelimeler

KOTARA, KOTALI, KOTALA, KOTARI

5 harfli kelimeler

KOTAR, KOTAŞ, KOTAZ, KOTAN, KOTAL, KOTAK, KOTAH

4 harfli kelimeler

KOTA

Bazı kelimelerin anlamları

KOTA

Bir ülkede ithal edilecek malların çeşitlerini, oranlarını veya miktarlarını gösteren liste. Bir ülkede ithal edilecek mallar için getirilen sınırlama. Kuruluşlarda veya derneklerde bir gruba tanınan kontenjan sayısı. Bazı ülkelerde, sinemalarda belirli bir süre oynatılması zorunlu olan yerli film sayısının yabancı filmlere oranı.

KOTANDÜZÜ

Erzurum kenti, Pasinler belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KOTAMAK

Kovalamak.

KOTARMAK

Pişen yemeği başka kaba boşaltmak. Bir işi tamamlamak, bitirmek. Üstesinden gelmek. Hazırlamak.

KOTARMA

Kotarmak işi.

KOTANCI

Ağrı ili, Diyadin belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KOTASYON

Geçer değer. Bir şirkete ait taşınır değerlerin borsada işlem görmesine izin verilmesi. Belirli bir tarihte döviz veya taşınır değerler borsalarında aracıların belirleyerek ilan ettikleri döviz ya da taşınır değerin alış ve satış fiyatı.

KOTANLI

Ardahan şehrinde, Çıldır ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Muş ili, Bulanık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

KOTARILMAK

Kotarma işi yapılmak.

KOTALAMAK

Manda doğurmak, yavrulamak. Kovalamak.

KOTARAN

İçki dağıtan erkek ya da kadın.

KOTARA

Koyunları sağmak için kullanılan üstü kapalı koyun ağılı. Hayvan kümesi, bölük. Küçük arı kovanı.

KOTARABİLMEK

Kotarma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KOTARILMA

Kotarılmak işi.

KOTARABİLME

Kotarabilmek işi.

KOTAKLIK

Küçük mandaları koymak için ahırda ayrılan yer.

  -   -   -  

Anlamında KOTA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KARŞILIKLILIK

Karşılıklı olma durumu. Uluslararası ticarette iki ülke veya ülke grubu arasında karşılıklı olarak, dışalımda düşük gümrük tarifesi, kota sınırlarının geniş tutulması gibi ödünler tanınması. Krş. tam karşılıklı ödün ilkesi, eksik karşılıklı ödün ilkesi. Toplumsal ilişki içinde bulunan bireyler ya da toplumsal kümeler arasında etki ve tepkilerin karşılıklı olarak birbirine yol açagitmesi. Toplumsal çevrece onaylanan bir değerler ölçeğine göre bir yandan belli ödevleri, yükümlülükleri ve görevleri, öte yandan da belli hakları, karşılıkları ve ödülleri içeren toplumsal ilişki. Oluşum, durum ya da nesnelerin karşılıklı olarak birbirine uygun düşmesi.

BOYKOTÇU

Boykot yapan veya boykota katılan kimse.

HORAVEL

'Hodah' ların 'kotan' sürerken koro hâlinde söyledikleri türkülere verilen ad.

MAJ

Kotanın baston şeklindeki elceği; kotanı bastırmaya yarar.

TUTAM

Avuç içi veya parmak uçlarıyla tutulabilen miktarda olan. Bankacılıkta kullanılan, borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi veya pay, hisse, parti, lot.

EŞEYH

'Kotan'ın oku.

MAJGAL

Sapanı tutan adam. Arazi sürülürken kotanın 'maj' ını tutan kimse.

GILIŞ

Kılıç. Eski türkçe kılıç: kılıç; kotanın gövdesini oka bağlayan demir veya ağaç kol.

TRİKOTAJCILIK

Trikotajcının işi.

OTARŞİ

Bir ülkenin çok yüksek gümrük tarifeleri, kotalar ve kambiyo denetimi gibi araçlarla kendini dünya ekonomisinden soyutlamak için uyguladığı iktisaden kendi kendine yeterlilik politikası.

HODAH

Sığır çobanı. Bir ailenin sığırını güden kimse. İkiden fazla hayvan koşulan sabanı ve arabayı süren, özellikle çocuk ya da ufak tefek kimse. Hayvan otlatan küçük çocuk, kotan sürerken öküzlere binen küçük çocuk. Sığırtmaç çocuk; kotan sürerken öküzlerin boynuna binen çocuk; köylerde zenginlerin yanında çalışan, onların hayvanlarını otlatan çeşitli işlerini gören erkek çocuk.

KOTAŞ

Kısa ve kalın (burun için): Şu adamın burnu ne kotaş.