Kelimeler arşivi içinde; başında "kev" olan, toplam 92 adet kelime bulunmaktadır. kev ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kev ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kev olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KEVİKLENMEK, KEVRANGIRAN, KEVİKSİNMEK
KEVSELEMEK
KEVKİRMEK, KEVSENMEK, KEVŞİRLER, KEVENAĞIL, KEVŞETMEK, KEVŞEŞMEK, KEVİRTMEK
KEVŞİRİK, KEVÜKLÜK, KEVİKLİK, KEVİRDEK, KEVİRMEK, KEVENLİK, KEVŞÜRÜK, KEVRANCI
KEVİKLİ, KEVSERE, KEVİKCİ, KEVİDON, KEVSENK, KEVERZE, KEVERGE, KEVENLİ, KEVELCİ
KEVSEK, KEVSİK, KEVSER, KEVLEK, KEVNAR, KEVŞİR, KEVŞİL, KEVRAN, KEVSEN, KEVREN, KEVŞEN, KEVRUM, KEVRUK, KEVRİM, KEVRİK, KEVRET, KEVREK, KEVKİR, KEVZER, KEVCİK, KEVZEN, KEVEKE, KEVZEK, KEVEME, KEVENİ, KEVENK, KEVZAN, KEVEŞE, KEVGİR, KEVGÜR, Devamını Oku »»
KEVÜK, KEVÜR, KEVÜÇ, KEVUK, KEVZE, KEVZİ, KEVSE, KEVAN, KEVEK, KEVEL, KEVEN, KEVER, KEVES, KEVGİ, KEVİK, KEVİŞ, KEVİZ, KEVKE, KEVKİ, KEVNİ, KEVRE
KEVİ, KEVL, KEVR, KEVS, KEVŞ
KEV
KEV
Keyif. Sakız.
KEVSENMEK
Çekinmek.
KEVŞEŞMEK
Halk dilinde Geviş getirme.
KEVÜKLÜK
Samanlık. Yapı.
KEVŞİRLER
Antalya ili, Döşemealtı nahiyesine bağlı bir bölge.
KEVİKSİNMEK
Ufak ve değersiz şeylere önem vermek.
KEVSELEMEK
Çiğner gibi yapmak, gevelemek.
KEVİKLİK
Samanlık. Ot, saman ve benzerleri yemlerin konulduğu yer, samanlık.
KEVİRDEK
Ham ve küçük kavun.
KEVKİRMEK
Köpek havlamak.
KEVŞİRİK
Meyve posası. Çiğnenmiş lokma, geviş.
KEVRANGIRAN
Akşam ilk doğan yıldız.
KEVİRTMEK
Ham ve küçük kavun. Bırakmak.
KEVİKLENMEK
Birinden yararlanmak için onu tutar görünmek. Güvenmek. Sevinmek.
KEVŞETMEK
Oranlamak, kestirmek.
KEVENAĞIL
Kayseri şehrinde, Tomarza belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GINDIK
Küçük toprak testi. Küçük, az, azıcık. Kurutulup yakacak olarak kullanılan bir çeşit dikenli keven bitkisi.
GÜNÇ
Üzerinde keven dövülen tahta, kütük.
OLUŞMAK
Belli bir varlık kazanmak, ortaya çıkmak, meydana gelmek, teşekkül etmek, tekevvün etmek.
TEVKİFHANE
Tutukevi.
LOKAL
Müzikli eğlencelerin yapıldığı yer. Dernekevi. Yöresel. Yerel.
ÇILBIR
Kaynamış suyun içine kırılan yumurta piştikten sonra kevgirden geçirilip üzerine sarımsaklı yoğurt ve sos dökülerek hazırlanan bir yemek türü. Yulara takılan ip ya da zincir.
KOĞUŞ
Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.
CABLA
Yere yapışık keven gibi bir ot.
SİDİKLİK
Canlılarda sidiğin atıldığı organ. Tutukevlerinde ağır suç işleyen kimselerin cezalandırılmak üzere kapatıldıkları hücre. Pisuvar.
AYIRT
Fark. Süzgeç, kevgir. Yol ya da su yollarının birleştiği yer, ayrım. Kıyı, çizgi, sınır: Yolun ayırdında beni bekle. Hastayı iyileştireceği ya da öldüreceği inancıyla yedirilen yiyecekler.
MİSAFİRHANE
Konukevi. Yolcuların konakladıkları han, kervansaray vb.
DELİKLİ
Deliği ya da delikleri olan. Deliklerle kaplı esnek doku şeridi. Kevgir. Bir tür olta iğnesi.
TOMRUK
Ağacın kesilerek silindir biçimine getirilmiş gövdesi. Tutukevi. Ayak ve ellere geçirilip bağlanan iki parça kütükten meydana gelen işkence aleti. İşlenmek veya biçilmek için hazırlanmış taş kütlesi.
DAM
Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılmış olan çoğu kiremit kaplı bölüm. Dansta kavalyenin eşi. Tutukevi. Ahır. İskambil kâğıtlarında kız. Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi.
OLUŞ
Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
YILDIZLIK
Yıldız olma durumu. Gökevi.
GEVEN
Baklagillerden, çok yıllık, bazı türlerinden kitre denilen zamk çıkarılan, dikenli bir çalı, keven (Astragalus).
KREMA
Bir tür yumurtalı süt tatlısı. Kaymak. Kevgirden geçirilmiş sütle koyulaştırılmış çorba.
ÇABLA
Yere yapışık keven gibi bir ot. Elde yapılmış ayakkabı.
OĞLANEVİ
Evlenme sürecinde erkek tarafı, erkekevi.