Kelimeler arşivi içinde; başında "kave" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. kave ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kave ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kave olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAVERNİTİS, KAVERNOZUS
KAVERNÖZ
KAVELLE, KAVEOLA, KAVERNA
KAVELA, KAVERN, KAVEYA
KAVEA, KAVEL
KAVE
KAVE
Avanak, manyak. Kahvehane (bk: gave). Kahvehane.
KAVERNİTİS
Peniste korporora kavernoza veya korpus spongiyozum'un yangısı.
KAVEOLA
Küçük mağara veya kafes.
KAVEL
Yeşil kabuğu soyulmuş ceviz. Kaval.
KAVEA
(Mimarlık) Roma tiyatrolarında seyircilerin oturdukları set set basamaklı yerler. Mağara, kafes.
KAVEYA
Roma tiyatro yapısında seyircilerin oturduğu bölüm. bk. teyatron.
KAVERNÖZ
Oyuklu, boşluklu, kavernozus.
KAVELA
Halatların dikişlerinde kullanılan demir veya ağaç kama.
KAVERN
Patolojik doku boşluğu.
KAVELLE
Cariye, odalık.
KAVERNOZUS
Kavernöz.
KAVERNA
Oyuk, boşluk, mağara.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAVE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KONUŞUK
Sözleşme, mukavele. Konuşma, sohbet etme. Zühre yıldızı. Fazla soğuk yapan cemreler. Konuşma, söz, lakırtı.
SÖZLEŞMELİ
Sözleşmeye dayanan, sözleşme yapılan, mukaveleli, kontratlı. Sözleşme yapılarak.
DİRENÇ
Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet. Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans. Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen, mukavemet, rezistans.
MÜGEVEMET
Arapça kökenli mukavemet: mukavemet.
HAYDUTLUK
Haydut olma durumu, şakilik, şekavet.
MUKAVEMETSİZLİK
Mukavemetsiz olma durumu.
KARAGÖĞNÜK
Soğuğa ve sıcağa dayanıklı insan : Karagöğnükler mukavemetli olur.
ELASTOMER
Çekilince uzayan, çekme mukavemeti yüksek, çabucak eski boyutuna dönebilen, kauçuk benzeri polimer maddelerin genel adı. ("Elastik polimer" teriminin kısaltılmış şekli).
AKİD
sözleşme (Eski Roma töresindeki "contractus" ile "pactum" ayırımından değişik olarak, bugün "akid" ile "mukavele" terimleri aynı kavramı anlatmak için kullanıldığından, her ikisine de karşılık diye, töre dilimize iyice yerleşmiş ve yayılmış bulunan '"sözleşme" terimi benimsenmiş, ayrıca "akid" karşılığı diye "bağıt" terimine yer verilmemiştir). -yapma va'di: sözleşme kurma sözvermesi (bk. ön akid). sözleşen.
MÖGEVELE
Arapça kökenli mukavele: mukavele.
DAYANIRLIK
Direnç, mukavemet.
ARDİYYE
ambar. -mukavelesi: ambar sözleşmesi.
SÖZLEŞMESİZ
Sözleşmeye dayanmayan, sözleşme yapılmamış olan, mukavelesiz, kontratsız. Sözleşme yapılmayarak, sözleşme olmaksızın.
BOŞLUKLU
İçi boş aralıklar içeren, kavernöz.
DAVUŞTU
Ses, hafif gürültü, hışırtı, tıkırtı. Ayak sesi. Mukavele, sözleşme. Arkadan konuşma, söz etme.
DAYANMAK
Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.
SÖZLEŞME
Sözleşmek işi. Bu işlemi gösteren belge, mukavelename. Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat.
MUKAVEMETÇİLİK
Mukavemetçi olma durumu.
DÜBEL
Vidanın daha sağlam yerleşmesi için duvarlarda açılan deliğe önceden çakılan plastik yuva. Çapları 4-20 milimetre olan, uçları yarık ve tırtıllı, baş tarafı uca doğru daralan delikli, orta sert veya sert plastikten yapılmış özel kavela.
BAĞLANDI
Damın mukavemetini arttırmak için kullanılan ağaç.