Kelimeler arşivi içinde; başında "hoş" olan, toplam 104 adet kelime bulunmaktadır. hoş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hoş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hoş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HOŞGÖRÜSÜZLÜK, HOŞLANABİLMEK, HOŞLANMACILIK
HOŞGÖRÜLÜLÜK, HOŞLANABİLME, HOŞLANDIRMAK, HOŞLAŞTIRMAK, HOŞNUTSUZLUK
HOŞGÖRÜRLÜK, HOŞLANDIRMA, HOŞLAŞTIRMA, HOŞNUTSUZCA
HOŞBİLEZİK, HOŞDUĞUNAN, HOŞDÜLBENT, HOŞGÖRÜSÜZ, HOŞURDAMAK
HOŞAFOĞLU, HOŞAMATÇI, HOŞARTMAK, HOŞGÖRÜCÜ, HOŞGÖRÜLÜ, HOŞKOKOLA, HOŞLANMAK, HOŞLAŞMAK, HOŞNUTLUK, HOŞNUTSUZ, HOŞSOHBET
HOŞAFLIK, HOŞALMAK, HOŞAMADI, HOŞÇALAR, HOŞDAMAK, HOŞFİDAN, HOŞGELDİ, HOŞGIRAN, HOŞGÖRDÜ, HOŞHABER, HOŞİRİYH, HOŞKADEM, HOŞKURAN, HOŞLANIŞ, HOŞLANMA, HOŞLAŞMA, HOŞMERİM, HOŞNİGAR, HOŞRAMAK, HOŞULLUK, HOŞVAKİT, HOŞVARAN, HOŞVEREN
HOŞAFÇI, HOŞALAK, HOŞARLI, HOŞDERE, HOŞGÖRÜ, HOŞIRAK, HOŞIRIK, HOŞİMDİ, HOŞİMEK, HOŞİRİK, HOŞMACI, HOŞULGA, HOŞUNTU, HOŞURAN, HOŞURAT, HOŞURUK
HOŞBEŞ, HOŞEDA, HOŞEKİ, HOŞGİN, HOŞGÖR, HOŞHOŞ, HOŞKÖY, HOŞLUK, HOŞMAK, HOŞMAT, HOŞMER, HOŞNİK, HOŞNUR, HOŞNUT, HOŞOTU, HOŞRİK, HOŞSEL, HOŞSEN, HOŞSES, HOŞSUN, HOŞŞİK, HOŞTEN, HOŞURA
HOŞAF, HOŞAV, HOŞÇA, HOŞEF, HOŞGÜ, HOŞIL, HOŞKA, HOŞOR, HOŞOT, HOŞUK, HOŞUR
HOŞT, HOŞU
HOŞ
HOŞ
Beğenilen, duyguları okşayan, zevk veren. Bununla birlikte. Beğenilen, duyguları okşayan bir biçimde.
HOŞGÖRÜLÜLÜK
Hoşgörülü olma, hoşgörü ile davranma durumu, hoşgörürlük, müsamahakârlık, toleranslılık.
HOŞLAŞTIRMAK
Hoşlaşmasını sağlamak.
HOŞDUĞUNAN
Güzellikle, iyilikle.
HOŞGÖRÜRLÜK
Hoşgörülülük.
HOŞNUTSUZLUK
Hoşnut olmama durumu.
HOŞLAŞTIRMA
Hoşlaştırmak işi.
HOŞDÜLBENT
Ardahan kenti, Göle ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
HOŞBİLEZİK
Bir çeşit bar oyunu.
HOŞLANMACILIK
Her davranışın haz sağlama ya da acıdan kaçınma isteği ile güdülendiğini savunan görüş.
HOŞLANDIRMAK
Hoşlanmasına yol açmak.
HOŞGÖRÜSÜZLÜK
Hoşgörüsüz olma durumu, müsamahasızlık, toleranssızlık.
HOŞLANDIRMA
Hoşlandırmak işi.
HOŞLANABİLME
Hoşlanabilmek işi.
HOŞNUTSUZCA
Hoşnutsuz bir biçimde.
HOŞLANABİLMEK
Hoşlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde HOŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALENGİRLİ
Acayip, tuhaf. Hoş. Karmaşık.
ANLAYIŞSIZLIK
Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.
AFFETMEK
Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.
AYIK
Sarhoşluğu ya da baygınlığı geçmiş olan. Sarhoşluğu geçmiş bir biçimde.
AMANSIZ
Aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman.
ARABESKÇİ
Arabesk müzik sanatçısı. Arabesk müzikten hoşlanan kimse.
AYVA
Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.
AYILMAK
Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek. Aklı başına gelip gerçeği görmek.
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
ANLAYIŞSIZ
Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.
AROMA
Hoş koku.
ALKOLLÜ
Alkolden yapılmış. Sarhoş, içki içmiş (kimse).
AMANSIZCA
Öldürücü bir durumda, acımasız olarak, amansızcasına. Hoşgörüsüz olarak, amansızcasına.
AROMALI
Hoş kokulu, aromatik.
ANLAYIŞLI
Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki. Hoşgörülü bir biçimde. Hoşgörülü.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
AYNASIZ
Aynası olmayan. Polis. Hoşa gitmeyen, kötü, yakışıksız, çirkin, ters, biçimsiz.
ARMONİ
İki veya daha çok sesin aynı anda kulağa hoş gelecek bir biçimdeki uyumu, harmoni.