Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gezen" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gezen ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında gezen olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gezen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YERDEGEZEN, DAĞDAGEZEN, KALLEGEZEN, KOMŞUGEZEN
DEREGEZEN, KALAGEZEN
KEŞGEZEN
GEZEN
GEZEN
Bir yaşında keçi, oğlak. İki yaşında ki dişi keçi. Sonbaharda ağaç yaprakları üzerinde meydana gelen tatlı madde. Su bölümü çizgisinin iki tarafındaki deve boynu iniş çıkışlar.
YERDEGEZEN
Yılan.
KALLEGEZEN
Havuç.
KOMŞUGEZEN
Evde küçük alanlarda yetişen ve her tarafa kol atarak uzayan bir süs bitkisi.
DEREGEZEN
Malatya ili, Taşdelen bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
DAĞDAGEZEN
Kurt. Domuz.
KALAGEZEN
Havuç.
KEŞGEZEN
İçinde yoğurt ezilen toprak kazan.
Bu bölümde tanımı içerisinde GEZEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞARDA
İşsiz, boş gezen.
GARAGABARCUK
Yalınayak gezen çocukların ayağında ya da el içinde çıkan bir çeşit çıban.
ESPİR
Çok gezen.
GANERE
Huysuz köpek. Sahipsiz köpek. Yüznumara. Çok zayıf. Çok gezen kişi. Doymayan, çok yiyen (insan ve hayvan için).
ANDIL
Boş gezen, işsiz, serseri: Bizim kız andıl andıl geziyor. Adana şehri, Kozan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KOLCU
Bir şeyi korumak için bekleyen veya kol gezen görevli, muhafız. Hizmetçilere çalışacak ev bulan kimse.
ALAKABAK
Boşboğaz, sözünde durmaz. Serseri, işsiz güçsüz, boş gezen. Palamut yiyen, sesleri yansıtan karga büyüklüğünde bir çeşit kuş.
EĞEÇ
Tarlanın bayırımsı ve meyilli yeri. Bir eğri için, eğrilik özeklerinin gezeneği. Bir yüzey için, onun başçıl eğrilik özeklerinin gezeneği olan iki yüzey.
ALGURA
Boş gezen.
ABROZAVANLI
Temiz ve süslü gezen adam.
BOĞASSAK
Boğaya gelmiş, boğa isteyen inek, dana. Obur, pisboğaz. Boğa isteyen inek. Çiftleşmek isteyen ineğin arkasında gezen dana sürüsü. Obur, pisboğaz (genellikle çocuk).
AMARAT
Çalışkan, işbilir, hamarat: Amarat kadın evinden belli olur. Dülger, marangoz, demirci ve çiftçilerin kullandıkları testere, keser, balta, saban demiri, çizek gibi aygıtlar. Kilim, çul, çuval gibi yaygı, ev eşyası. Altın, gümüş gibi ziynet eşyası. Orta malı, elden ele gezen: Benim malım amarat değil. İmaret. Marangoz ve çiftçi araçlarının tamamı. Kayseri ilinde, Güneşli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
DALBAZ
Davlumbaz, ocak etekliği. Ocak üstündeki raf. Meyve toplamak için dalları gezen: Ayşe çok dalbazdır.
BAŞAÇIK
Açık saçık: Ayşe hanım başaçık geziyor. Eşsiz, benzersiz, iyi: Bu atın başaçık bir yürüyüşü yok. Açık saçık gezen.
CAZU
Örtü. Gölge oyunu'nda daha çok büyü gücüyle olağandışı işler yapan, oyuna gerçeküstü bir hava getiren tasvir. Çoğu kez yaşlı, arada sırada da genç bir kadındır. Ancak bunlar arasında insan görünümünden çok değişik olanlar da vardır. Bunlar hep kötülük yaparlar, onları kızdıranı çarparlar. Çoğu kez yaşlı, kimi kez de genç bir kadındır. Daha çoK geceleri gezen bir hortlaktır. Kızdığı zaman çarpar ve kötülük yapar bk. cadı.
SALMA
Salmak işi. Kuşların üretilmesine ayrılan oda. Pirinçle pişirilen bir yemek türü. Başıboş gezen (hayvan). Bazı yerel giysilerde kolun yeninden sarkan kumaş parçası. Sürekli akan (su). Osmanlı Devleti'nde kol gezen kolluk eri. Genellikle köylerde işlerin görülmesi için ihtiyar heyetinin kararıyla her evden toplanması gereken para.
AYLAK
İşsiz, boş gezen, avare (kimse).
YILAN
Sürüngenlerden, ayaksız, ince ve uzun olanların genel adı, yerdegezen, uzun hayvan. Sinsi ve hain.
AĞARA
Avare, işsiz, boş gezen.
ÇAMT
Çok gezen.