Kelimeler arşivi içinde; başında "gere" olan, toplam 89 adet kelime bulunmaktadır. gere ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gere ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GEREKÇELENDİRMEK
GEREKÇELENDİRME
GEREKMEZCİLİK, GEREKÇESİZLİK
GEREVİŞLEMEK, GEREKTİĞİNDE, GEREKİRCİLİK, GEREĞİERTESİ, GEREĞİNLEYİN
GEREZLENMEK, GERENLENMEG, GEREKTİRMEK, GEREKSİZLİK, GEREKSİNMEK, GEREKLENMEK, GEREYLENMEK
GERESLEMEK, GEREVİŞTEN, GERENGİLİK, GEREKTİRME, GEREKTİRİM, GEREBİLMEK, GEREKSİNME, GEREKSİNİM, GEREKSEMEK, GERENLEMEK, GEREKLİLİK, GERENNEMEK, GEREKLEYİŞ, GEREKİRLİK, GERENSEMEK, GEREKDÜĞÜN, GEREKÇESİZ
GEREDELLİ, GEREKÇELİ, GEREKSEME, GEREBİLME, GEREKİRCİ, GERENKOVA, GERENİMEK, GEREĞİNCE
GERENCİK, GERERMEK, GERENÖZÜ, GERENKÖY, GERENLİK, GERENMEK, GERELMEK, GEREKLİK, GEREKSİZ, GEREDELİ, GEREKMEK
GEREKÇE, GERELTİ, GEREVET, GERENTİ, GERENSİ, GEREKİM, GERENSE, GEREVÜT, GEREKLİ, GEREKME, GERENLİ, GEREVİT, GERENGİ, GERENEK, GEREVİÇ, GEREMİT, GEREMET, GEREMEK, GEREBİÇ
GEREBİ, GEREZA, GEREVİ, GEREVÜ, GERERE, GERENG, GEREME, GERELİ, GEREĞİ, GEREDE
GERER, GEREN, GEREL, GEREK, GEREY, GEREZ, GEREÇ
GERE
GERE
Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.
GEREKÇELENDİRMEK
Gerekçeli duruma getirmek.
GEREĞİNLEYİN
Lüzumu kadar, gereği gibi, iyice.
GEREVİŞLEMEK
Alelacele yapmak.
GEREKSİNMEK
İhtiyaç duymak, ihtiyacı olmak.
GEREKSİZLİK
Gereksiz olma durumu, lüzumsuzluk.
GERENLENMEG
Hava bulutlanmak, serinlemek.
GEREZLENMEK
Su, buz tutmak.
GEREKTİĞİNDE
Ödek üzerinde bulunan ve gerektiği zaman kimin tarafından ödeme yapılacağını ya da borçlanımı bildiren deyim.
GEREKTİRMEK
Gerekli kılmak, icap ettirmek, istilzam etmek.
GEREKİRCİLİK
Belirlenimcilik.
GEREKLENMEK
Kullanmak: Sabunu iyi gereklen.
GEREKÇESİZLİK
Gerekçesiz olma durumu.
GEREKÇELENDİRME
Gerekçelendirmek işi.
GEREKMEZCİLİK
İnsanın istenç özgürlüğünü saltıklaştırarak, gerçekte bilimin temeli olan gerekirciliği ve nedenselliğin genel geçerlilik niteliğini yadsıyan öğretilerin genel adı.
GEREĞİERTESİ
Pazartesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde GERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
ACİL
Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AHMAK
Aklını gereği gibi kullanamayan, bön, budala, aptal.
AJANDA
Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AFAKİ
Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
ABES
Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
AÇIKÇASI
Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AKAİT
Bir dinin öğrenilmesi gereken inançlarının ve tapınma kurallarının tümü. Bu kuralları toplayan kitap.
ACIKMAK
Yemek yeme gereksinimi duymak.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ADAMAKILLI
Gereğinden çok, iyice, bir güzel, bir temiz.