Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gaya" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gaya ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında gaya olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gaya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GAYA
Kaya. Kaya, büyükçe taş. Gaye, amaç.
GAPLANGAYA
Çocuk bahçesinde kayılan yer, kızak.
SABANGAYA
Sicimden örülmüş, taş atmaya yarayan bir çeşit çocuk oyuncağı.
Bu bölümde tanımı içerisinde GAYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TAKIŞMAK
Birbirine takılmak. Anlaşmazlığa düşmek, kavgaya tutuşmak, ağız kavgası yapmak.
BURNUKIZIL
Bir çeşit erik. Kızılcık. Kara tüylü, kırmızı gagalı, kargaya benzeyen bir kuş.
TALİMAR
Baş bodoslamasından omurgaya kadar uzanan, cıvadra donanımına desteklik etmek amacıyla konulan ekleme.
EĞE
Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga. Maden, tahta vb.nin pürüzlerini düzeltmek için kullanılan, üzeri pürtüklü, sert, ensiz, çelik araç. Şaşma bildirir ünlem. Büyük kardeş, ağabey. Hey, ulan anlamında seslenme ünlemi: Ege, beni dinle. Kadınların yalnız başlarını yıkamaları. Çakı, bıçak ve benzerleri eşyaların ağızlarını keskinletmek için kullanılan bir araç. Kuka ipliğinden boncuk ve pul ile örülen oya. Motor ve kayık içinde bulunan bölme tahtaları. Kısmet, nasip, pay. Sahip, koruyucu. Kayığın kaburgasını teşkil eden ağaçlardan her biri. Kağnıda kanatları bağlayan tahtalar. (Yenikent Aksaray Niğde). Kayığın iç iskeletini oluşturan ağaçlar. (Gençali Senirkent Isparta). (Eş anlamlısı: kaburga), Çift ve kıvrık bir seri kemik ya da kısmen kıkırdaklı çubuklar olup sırt taraftan omurgaya, karın taraftan bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek biçimde eklemli bulunur. Kazanda pişirilmiş kaburga yemeği.
GAGAMSI
Gagayı andıran, gagaya benzeyen, gaga gibi.
CULAK
Karga. Yuvasını sarp kayalıklara yapan ve eti yenen, kargaya benzeyen bir çeşit kuş.
HAVARA
Boş (tahıl için): Bu yıl ekinler çok havara. Yumuşak, beyaz, tebeşirimsi bir çeşit yapı taşı. Üçüncü şahsın kavgaya karışıp kızıştırması (için). Ses seda, haber. Kavga, doğuş.
GUAİFENEZİN
Gliseril gayakolat.
CUGA
Kargaya benzeyen, eti yenen bir kuş, karatavuk. Sığırcık kuşu. Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv.
GİRMEK
Dışarıdan içeriye geçmek. İncelemek, ayrıntılara inmek. İyice anlamak, iyice bilmek. Erişmek, ulaşmak. Yemek yemek. Sulu bir şeyin veya su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak. Sığmak. Tecavüz etmek, geçmek. Ağrı, sancı başlamak, saplanmak. Zaman anlamlı kavramlar için gelmek. Girişmek, başlamak. Kavgaya tutuşmak. Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek. Yüklenmek. Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak. Bulaşmak. Almak, fethetmek. Yazılmak, başlamak. Katılmak.
GAVRAŞMAH
Kavgaya tutuşmak.
KAPIŞMAK
Birlikte bir şeyin üzerine üşüşüp aceleyle almak, kapmak. Kavgaya girmek. Kavgaya tutuşmak. Hırsla güreşe başlamak.
GAYARLAMAK
Küfür etmek, sövmek: Ali Mehmet'i iyice gayarladı.
PRANGALI
Prangaya vurulmuş.
CÜLA
Yuvasını sarp kayalıklara yapan ve eti yenen, kargaya benzeyen bir çeşit kuş.
ALAABAK
Kabak sarısı renginde, alacalı, kargaya benzer bir çeşit kuş. Alakarga (eti yenir).
GAVRALAŞMAK
Kavgaya tutuşmak.
CULA
Karga. Yuvasını sarp kayalıklara yapan ve eti yenen, kargaya benzeyen bir çeşit kuş.
GİRİŞMEK
Bir işi ele almak. Kalkışmak. Başlamak. Birbirine karışmak. Dövmek. Kavgaya tutuşmak.
CAKILI
Kargaya benzeyen, eti yenen bir kuş, karatavuk.