Kelimeler arşivinde; içinde "gayı" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gayı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gayı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gayı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GAYIŞTIRMA, GAYIRDAMAK, GAYINDİREF
GARAGAYIŞ, GADAGAYIP, KADAGAYIP, GAYIRTMAK, GAYILAMAK, GAYINBOBA, GAYINBABA
YANGAYIŞ, GAYITMAK, GAYITMAH, GAYIŞMAH, GAYIRMAK, GAYINMAH, GAYIHMAH, GAYIHTAS, GAYILMAK
GAYINÇI, GAYIRUH, GAYITMA, GAYIHCI, GAYIRAN, GAYIZAK, GAYINTI, GAYINTA, GAYINNA
GAYILI
GAYIH, GAYIT, GAYIG, GAYIK, GAYIŞ, GAYIN, GAYIL, GAYIR, GAYIP, GAYIM
GAYI
GAYI
Kaygu, tasa. Artık, bundan böyle. Gayrı.
GAYIRDAMAK
Kaynaşmak, kıpırdamak.
GAYINDİREF
Sabanı boyunduruğa bağlayan ağaç ya da kayış halka.
GAYINBOBA
Kayınbaba.
GADAGAYIP
Ansızın.
GAYIŞTIRMA
Çalı çırpıyla yakılan büyük ateş.
GAYITMAH
Geri dönüp gelmek.
KADAGAYIP
Ne olur ne olmaz, her olasılığa karşı.
GAYIRMAK
Korumak, esirgemek. Yapmak, hazırlamak. Kuşkulanmak, üzülmek. Korumak. Yapmak. Kayırmak, savunmak, korumak. Kayırmak, kollamak, mec. çalmak. Merak etmek, endişelenmek.
GAYINBABA
Kayınbaba.
GAYIRTMAK
Döğüşen iki kişiden birinin tarafını tutmak.
GARAGAYIŞ
Pullukta, öküzlerin koşum sırasından biri.
GAYILAMAK
Sekerek yürümek.
YANGAYIŞ
Döveni, pulluğu hamuda bağlayan kayış.
GAYIŞMAH
Bir yamaçtan aşağı kaymak.
GAYITMAK
Geri dönüp gelmek. Dönmek. Geri dönmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde GAYI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GAYIHMAH
Şaşırmak: Ahmet meni gayıhdırdı.
BAYRAKÇEKEN
Bir topluluğun işini bozan, kavgayı kızıştırmak için araya fesat sokan.
GAYILI
Çok, yığılı: Geçen sene gayılı zahramız (zahiremiz) varıdı.
AZNAŞDIRMAK
Kavgayı alevlendirmek, kızıştırmak.
KAMARTMAK
Kavgayı kızıştırmak.
TEPSİRMEK
Kurumaya yüz tutmak. Bir kavgayı, atışmayı uzlaştırmak, yatıştırmak, tarafları barıştırmak. Dudak şişmek.
HANHARAF
Berbat, harap, pis: Bir iş ki gayırammersan neye hanharaf elliyersen.
ILGARTMAK
Kavgayı kışkırtmak.
GAGABURUN
Baş bodoslaması gagayı andırır biçimde yapılmış ticaret yelkenlisi, gagalı.
TEBSETMEK
Kurutmak. Bir kavgayı, atışmayı uzlaştırmak, yatıştırmak, tarafları barıştırmak. Küfretmek. İşemek (aşağılama için).
GIZGIRTMAK
Kavgayı kışkırtmak.
ALAFRANGACI
Alafrangayı benimseyen kimse.
TEPSETMEK
Bir kavgayı, atışmayı uzlaştırmak, yatıştırmak, tarafları barıştırmak. Kavgayı durdurmak, yatıştırmak.
GAGAMSI
Gagayı andıran, gagaya benzeyen, gaga gibi.
KOŞAŞTIRMAK
Kavga edenleri kışkırtmak, kavgayı kızıştırmak : Sen de bu döğüşenleri ayıracağına boyuna koşaştırıyorsun.
OMUR
Omurgayı oluşturan kemiklerden her biri, fıkra.
IŞINIM
Işın veya tanecik yayımı, ışıma, radyasyon. Isının, bir kaynaktan ışın ve dalga hareketi yoluyla yayılması, ışıma, radyasyon. Uzayda yayılan bir dalgayı oluşturan ögelerin bütünü, ışıma, radyasyon. Bir enerjinin ışık demeti durumunda yayılması, ışıma, radyasyon.
TİRAMOLA
Geminin rüzgârüstüne veya rüzgâraltına dönmesi için yelkenlerin bazısını gevşetme, bazısını germe işlemi. Makaraları birbirine kavuşan bir palangayı açıp uzatma işi.
ALAFLAMAK
Hayvana yem, kuru ot, saman vermek, yemlemek: Ben koyunları alaflamaya gidiyorum. Kışkırtmak: Ayıracağın yerde, kavgayı alaflıyorsun. Alevlemek, yakmak, tutuşturmak, ateşe vermek. Hayvanı otla beslemek.
CİMBILDAMAK
Kavgayı kızıştırmak. Bağırsaklar, karın guruldamak: Karnım cimbıldayo.