FORM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "form" olan, toplam 42 adet kelime bulunmaktadır. form ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu form ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde form olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

FORMİLMETİYONİN, FORMÜLLEŞTİRMEK

14 harfli kelimeler

FORMÜLLEŞTİRME, FORMALİTECİLİK

12 harfli kelimeler

FORMÜLLEŞMEK, FORMATSIZLIK, FORMATLATMAK, FORMALİTESİZ

11 harfli kelimeler

FORMALİTECİ, FORMALİTELİ, FORMÜLASYON, FORMALDEHİT, FORMATLATMA, FORMÜLLEŞME, FORMATLAMAK

10 harfli kelimeler

FORMATLAMA

9 harfli kelimeler

FORMÜLSÜZ, FORMATSIZ, FORMASYON, FORMALİZM, FORMALİST, FORMALİTE

8 harfli kelimeler

FORMATÖR, FORMÜLER, FORMÜLLÜ, FORMİYAT, FORMATLI, FORMALİN, FORMALIK

7 harfli kelimeler

FORMİCA, FORMİKA, FORMÜLE, FORMARE

6 harfli kelimeler

FORMİL, FORMEN, FORMEL, FORMOL, FORMÜL, FORMAT, FORMAL

5 harfli kelimeler

FORMA

4 harfli kelimeler

FORM

Bazı kelimelerin anlamları

FORM

Biçim, şekil. Bir şeyin istenilen ve olması gereken durumu. İstenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge.

FORMÜLASYON

Herhangi bir ürünün oluşturulması sırasında karıştırılacak ham maddelerin oranlarının hesaplanması. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kurallara uydurma. Hayvanların besin maddeleri gereksinimlerini en düşük fiyatla karşılamak için kullanılan, karma yem için gerekli ham maddelerin ve bunların katılma oranlarının hesaplanması.

FORMATLATMA

Formatlatmak işi.

FORMATLATMAK

Formatlama işini yaptırmak.

FORMÜLLEŞTİRME

Formülleştirmek işi.

FORMALİTECİLİK

Formaliteci olma durumu.

FORMATLAMAK

Biçimlendirmek.

FORMÜLLEŞME

Formülleşmek işi.

FORMALİTECİ

Özellikle resmî işlerde yöntemlere, tüzüklere sıkı sıkıya bağlanıp işlerin yürümesini güçleştiren kimse. Biçimci. Bir işi olduğundan fazla abartan, kurallara gereğinden fazla bağlı olan.

FORMALİTELİ

Formalitesi olan.

FORMALİTESİZ

Formalitesi olmayan.

FORMÜLLEŞTİRMEK

Formül durumuna getirmek.

FORMALDEHİT

Doymuş aldehitlerin ilk üyesi olan, renksiz, keskin ve yakıcı kokulu, mukozaları aşırı tahriş eden, kolayca alevlenen bir gaz.

FORMÜLLEŞMEK

Formül durumuna gelmek. Kısa ve özlü duruma gelmek.

FORMATSIZLIK

Formatsız olma durumu.

FORMİLMETİYONİN

Formil grubu bağlanmış metiyonin olup prokaryotlarda protein üretimi sırasındaki başlangıç aminoasidi.

  -   -   -  

Anlamında FORM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FORM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CİLT

Ten. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri. Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergi vb.ne geçirilen deri, bez veya kâğıtla kaplı kapak.

BİÇİMCİLİK

Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.

BİÇİMLENDİRMEK

Bir şeye belirli bir biçim vermek, şekillendirmek. Yazı ve simgeleri bilgisayara elverişli duruma getirmek, formatlamak. Bilgisayarda disket vb.ni kullanılabilir duruma getirmek veya disket vb.ni zararlı ögelerden temizlemek, formatlamak.

BÜTAN

Metal bidonlar içinde az bir basınç altında sıvılaşan, yakıt olarak yararlanılan HC formülündeki hidrokarbür gazı.

BİÇİMSELLİK

Biçime uygun olma durumu, formellik.

BİLİŞİM

İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik.

BİÇİMSEL

Biçime dayanan, biçimle ilgili, şekle ait, şeklî, formel.

BÜROKRAT

Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yönetici. Devletle ilgili işlerin yürütülmesinde, kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştıran, kırtasiyeci, şekilci, formalist.

BİÇİM

Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

BENZEN

Maden kömürü katranından çıkarılan C6H6 formülündeki hidrokarbonun bilimsel adı. Benzin.

BİÇİMLENME

Biçimlenmek işi, şekillenme, şekilleşme, formasyon.

BOYUT

Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.

BİÇİMCİ

Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.

BAŞARIM

Elde edilen bir başarı. Herhangi bir olayı veya durumu başarma isteği ve gücü. Kişinin yapabileceği en iyi derece, performans. Herhangi bir eseri, oyunu, işi vb.ni ortaya koyarken gösterilen başarı, performans.

DANIŞMA

Danışmak işi, müşavere, istişare, müzakere, meşveret. Danışılan yer, müracaat, enformasyon.

ANLAMA

Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.

APOLET

Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.

BÜTEN

Olefin grubundan C4H8 formülünde iki hidrokarbonun adı.

BAKALİT

Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.